|
 |
|
|
'Düşmanlık lafta kalmamalı'
Turkcell Süper Lig ve Türk Telekom Lig A'daki takımların taraftarları, İstanbul'da düzenlenen panelde biraraya geldiler geçen ay...
Vay, vay vay...
Çok vahim bir noktaya vurgu yaptılar...
Giderek büyüyen "kinlenme"nin demokratik bir ortamda yazılan manifesto töreniydi adeta.
Düşmanlığın ekonomik temelleri atıldı orada.
Kimin ilgisini çekti? Kimin tüylerini diken diken etti? Kim "bir şeyler yapalım" dedi?
Bir kulağımızdan bile girmedi ki, diğerinden çıksın.
Manifesto falan fasafiso bize... Hele sonuçları bir ortaya çıksın; o zaman ağlarız halimize.
***
Fenerbahçe taraftar grubu olan 1907 Gençlik Grubu tarafından Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü'nde düzenlenen "Taraftar Ortak Paneli"ne konuşmacı olarak katılan Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor, Bursaspor, Sakaryaspor ve Göztepe takımlarının taraftar temsilcileri, futboldan para kazanan hiçbir vatandaşa iyi gözle bakmıyorlar.
Neden mi?
İşte temsilcilerin dile getirdikleri:
Ultraaslan Grubu Başkanı Alpaslan Dikmen, endüstriyel futbolla birlikte taraftarların sömürüldüğüne dikkat çekerek, "Galatasaray taraftarları olarak maalesef, kulüp başkanımızın bize 'müşteri' dediği bir topluluğuz. Endüstriyel futbolun bizi getirdiği nokta böyle" dedi.
Genç Fenerbahçeliler Grubu'ndan Yücel Aslan da futbolun içindeki herkesin bu işi para için yaptığını belirterek, "Futbolcu para için yapıyor. Yönetici, kulübe para veriyor gibi gözükse de bunun karşılığında kendi özel işlerinde avantaj sağlıyor. Medya, futbol sayesinde para kazanıyor. Taraftarlar üzerinden çok büyük bir kesim ciddi kazançlar sağlıyor. Buna fırsat vermemeliyiz" diye konuştu.
Trabzonspor Gurbetçi Gençler Grubu Başkanı Ali Kemal Sesli de, "Yıllar önce stat çevresinde 3-5 şapka, bayrak satan insanlar varken, şimdi onların yerine büyük mağazalar, storelar aldı. Taraftarlar sömürülüyor. Futbol bir gemi ve bu geminin kaptanı tribünlerdir" dedi.
Göztepe Yalı Grubu Başkanı Deniz Durmaz, statlardaki yasaklardan bahsederek, " Futboldan herkes bir şekilde maddi kazanç elde ediyor. Karşılık beklemeyen sadece taraftardır. Bu yüzden en fazla konuşma hakkına sahip olan biziz ama en az konuşan durumundayız" ifadelerini kullandı.
Sakaryaspor Tatangalar Grubu Başkanı Yılmaz Şen de sorunların çözümü için önce kendi tribünlerinde örgütlenmelerini, ardından bütün tribünler birlikte hareket etmeleri gerektiğini söyledi.
***
Yani...
Futboldaki düşmanlıklara bir de "ekonomik" payanda eklendi. Siyasi, sosyal, psikolojik unsurlar zaten tamamdı.
Beton gibi oluyor düşmanlık.
Bunun karşısında sadece abuk sabuk önlemlerle, saçma sapan beyanatlar var.
İşimiz zor arkadaşlar.
Talkın ve salkım
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe Dergisi Ekim sayısında çıkan "başyazı"sı o kadar anlamlı ve güzeldi ki...
Özellikle sabırdan bahsetmişti sayın başkan...
Ve devam etmişti:
"Çünkü tepkileri düşüncesizce gösterince, Fenerbahçe üzerinden haksız kazanç sağlayanların ekmeğine yağ sürülmüş oluyor".
Haksız mı?
Tepkilerini düşünüp taşınmadan göstermek, kime fayda sağlamıştı.
Çok geçmedi, sabrı taştı.
İki yöneticisini çocuk gibi azarladı ve istifalarına sebep oldu.
Ne derler; aleme verir talkını kendi yutar salkımı
Yalancısın yalancı!..
Adını söylemeyeceğim; ulusal kanallarımızdan birinde "ana haber"de Manisa şehri ve insanları doldurdu ekranı...
Vestel, ligin tepesine yerleşti, bu hafta Fenerbahçe ile oynayacak ya; Manisa'yı keşfetti televizyoncularımız.
Adım gibi biliyorum... Bir stajyer kameramana "Hadi koçum, git Manisa futbolunu yut, işi bitir" demişlerdir.
"Abi ben ne yapacağım orada"?
"Sokaklarda falan dolaş. 'Şehir acayip bir şekilde takımın arkasında di mi' diye sor. O kadar"!
Aynen yapmış arkadaş.
İstanbul'da araya bir iki eski antrenman görüntüsü falan atılmış.
Acayip de bir metin... İşte sana Ana Haber'de 90 saniyelik Manisa ve futbol analizi.
"Şehir çoşmuş"!..
Yalandan kime ne olmuş ki bu ülkede.
***
Bakın o futbolla yatıp kalkan kentte, tanesi 99 liradan sezonluk kombinelerin sadece 2000'i satılmış. Düşünün... Ve hesaplayın. Dört büyüklerin Manisaspor ile dört maçı, artı diğerleri... Talep kontenjanın dörtte biri.
Kapalıdaki 250 liralık kombinelerin ise sadece 200 tanesi alınmış.
Bu ligin liderinin oynadığı Manisa sahasının gelirleri, sahanın bakımına belki yetiyor. Vestel'in parayı bastırıp aldığı bakım makinaları olmasa ve çimleri, boyaları kendileri yapmasa içeri girerler.
Hadi, Manisa halkı sezon başında tahmin etmiyorlardı takımlarının bu kadar başarılı olacağını... Peki bugüne kadar Manisa Sahası'nın bir kere bile tıka basa dolmamasına ne demeli?
Ulusal kanalın Ana Haber'ine bakarsanız, Manisalılar maça girmek için birbirlerini eziyorlar. Futbolla yatıp, futbolla kalkıyorlar.
Utanmıyorlar...
Aslında pek önemli bir atmasyon değil bu. Ama bir ipucu...
Aynı kanalın Kıbrıs haberine, Ekonomi analizlerine, terörle mücadele atlatmalarına nasıl inanacağız şimdi?
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|