Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Ekim 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Oğlumu asın!'

Seri katile babası da acımadı. Oğlunun asılmasını isteyen Osman Karahasan 'Bir baba için bundan daha acı bir istek olamaz. Ama o bu cezayı hak etti' dedi


FUAT KARS, SÜHEYLA GÖZDERELİLER Yalova DHA

Bursa'da arkadaşı Yiğit Bekçe ile işledikleri seri cinayetlerden tutuklanan Mehmet Karahasan'ın babası Osman Karahasan, oğlunun asılmasını istedi.
Yaşanan olaylara inanamadığını söyleyen baba Karahasan, Mehmet'in ve Yiğit'in asılmasını istiyorum. Bunlara bu ceza yakışır. Bir baba için de herhalde bundan daha acı bir istek olamaz. Ama onlar bu cezayı hak etti. Mehmet'ten utanıyorum. Keşke cinayetlerden sonra intihar etseydi" dedi.


'Can güvenliğimiz yok'
Yaşanan olaylardan sonra eşinin, çocuklarının ve gelininin can güvenliklerinden endişe ettiğini söyleyen Karahasan, Yalova Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak güvenlikleri için tedbir isteyeceklerini de sözlerine ekledi.

Anne Bekçe: Cezasını çeksin
Yiğit Bekçe'nin annesi Emine Bekçe ise oğlunun babasının ölümünün ardından bunalıma girdiğini ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde psikolojik tedavi gördüğünü belirterek, "Ben onu katil olsun diye doğurmadım. Cezası neyse çeksin. Yiğit, yaralama olayına falan karışmıştı ama bugüne kadar kimseyi öldürmedi. Dokuz ay önce cezaevinden çıktı. Sonra çalışmaya başladı. Oğluma ne olduysa Mehmet'i tanıdıktan sonra oldu" dedi.
Bekçe, oğlunun 20 Ekim'de Gemlik'te meydana gelen bir yaralama olayının da zanlısı olduğunun hatırlatılması üzerine de "Evet, o olayı biliyorum. Melih, oğlumu vurmuştu, oğlum da gidip Melih'i vurmuş" dedi.

'Sağ kaldığıma inanamıyorum'

TÜRKER KARAPINAR Ankara
Seri katillerin Ankara'daki Aypek Petrol'de işledikleri cinayetin tek görgü tanığı Recep Aypek dehşet dakikalarını anlattı. Bekçe ve Karahasan, son durakları Aypek Petrol'de pompacı Enver Aycık ile market çalışanı Necati Yücel'e 13 el ateş ederek öldürmüş, Aypek ise o sırada uyuduğu için katliamdan kurtulmuştu. İşte Aypek'in sözleriyle seri katillerin cinayet gecesi:
"O gece saat 23.15'te uyumak için bir odaya yattığım sırada Necati'nin 'Ne olur yapmayın! Ne istiyorsanız verelim' dediğini duydum. Ardından da silah sesleri geldi. Sonra 'Kovanları topladın mı? Bende yedi kovan var. Sen de kaç tane var?' diyen birisinin sesini duydum. Öteki, beş olduğunu söyleyince diğeri, 'O bir kovanı mutlaka bulacağız. Bulmadan gidemeyiz' dedi. Bir süre kovan aramak için ortalığı kırdılar, döktüler.
Arabanın sesi kesilince jandarmayı aradım. Ancak 'Ya gitmedilerse' diye korkuyordum. Benzinliğin arkasından dolaşıp bir kamyonun altında 20 dakika kadar saklandım. Jandarmayı görünce rahatladım. Nasıl sağ kaldım hâlâ inanmaya çalışıyorum."

Vicdanımız rahat etmez deyip çekildiler

60 saatte 7 cinayet işleyen katillerin savunmasını 'zorunlu olarak' üstlenen avukatlar davadan çekildi. 'Onların avukatlığını üstlenmemiz vicdanen mümkün değil' diyen avukat Namalan, katillerin gözaltı sürecini de anlattı

60 saatte yedi kişiyi öldüren seri katiller Yiğit Bekçe ve Mehmet Karahasan'ı avukatları da bıraktı. Ankara Barosu tarafından zorunlu müdafi olarak atanan ve zanlıların gözaltında tutulduğu iki gün boyunca savunmalarını üstlenen Ufuk Namalan ve Saadet Ayan davadan çekildi.
Zanlıların "Bizi bundan sonra da siz savunun' talebini kabul etmediğini söyleyen Namalan, "Bütün bu yaşananlardan sonra onların avukatlığını üstlenmem vicdanen mümkün değil. Bu nedenle davadan çekildim" dedi.
Zanlıların diğer avukatı Ayan da "Gölbaşı'nda ağır ceza mahkemesi olmadığı için müdafilik hizmetim burada bitiyor. Dava Ankara'da, ağır ceza mahkemesinde görülecek. Zorunlu avukat olarak tayin edildiğimizde sanık babamız olsa bile görev yapmak durumundayız. Ancak işim burada bitti. Öyle olmasaydı bile zaten avukatlıklarını yapmazdım" dedi.
Toplumsal bir olay olması nedeniyle yaşadıklarını anlatmakta sakınca duymadığını söyleyen Namalan, Bekçe'nin iki gün boyunca kendisinden uyuşturucu istediğini belirterek, "Mahkemede hâkimden sigara istedi. Jandarmadan da uyuşturucu istemiş. Sürekli Karahasan'ı suçladı. Karahasan da Bekçe'nin tehditlerinden korktuğu için olaylara karşıtığını iddia etti. Bir ara bana sarılıp 'Ben yapmadım abi' dedi. Karahasan'ın korktuğunu gözledim. Jandarmada gözaltındayken tuvaletini tutamadığı anlar bile olmuş. Ancak ikisi de pişman olduklarını söylemedi" dedi.




YAŞAM
'Oğlumu asın!'
Avukatlar 'duvara karşı'
Hapı kırmadan yutun
Fotoğrafın eşsiz belagati
Altı gün süren işkence sona erdi
Çöl ortasında 400 metrelik kayak pisti
Baba Erdaş 'töre'ye yenik düşmüş
Üniversiteli Barış'ın esrarengiz ölümü







© 2006 Milliyet