Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Ekim 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Eşitlik adil değildir!


Sosyal adaletin en önemli unsuru fırsat eşitliğidir. Ancak bizde çoğu solcu eşitliği adil sanır. Gerçi bu tamamıyla anlamsız sayılmaz. Çünkü bir ülkede fırsat eşitliği yoksa, sistem zaten adaletsizse, insanlar farklı yollarla eşit hale getirilmeye çalışılır. Fakat bu da çabalayana haksızlık olur. Kimileri yattığı yerden rahat eder.
Tony Blair'in partisinin başına geçerken söylediği söz beni çok etkilemişti: "Eşitlik adil değildir. Adil olan fırsat eşitliğidir!". Rahmetli babam bir siyasetçiydi. Sık sık toplumsal konuları entelektüel düzeyde tartışırdık. Bana tam bir fırsat eşitliğine hiçbir zaman ulaşılamayacağını söylerdi: "Sen bir profesör çocuğusun. Doğal olarak çevrende bilgi ve kültürün egemen olduğu bir yapı var. Ne denli maddi olanak tanırsan tanı, Hakkâri'deki yoksul bir çocuk seninle aynı olanaklara kavuşamayacak".

Babam ve fırsat eşitliği
Babam haklıydı. Ama bu eşitsizliği en aza indirgemenin yolları bulunmalıydı. En azından vicdanlarımızın rahatlaması için. Fırsat eşitliğinin en önemli yöntemi ortaöğrenimi 11 yıla çıkararak en nitelikli ve en maliyetsiz hale getirerek bunun devlet tarafından sağlanmasıdır. Fırsatlar eşit olunca, başarıya göre ödül de adil hale gelir.
Başarıya göre ödül kişinin güdülenmesi için son derece önemlidir. Üniversitelerde öğretim üyeleri üç işlevi yerine getirir. Öğretim, araştırma, yani bilim üretme ve aydın olmaktan gelen kamuoyunu aydınlatma görevi. Her öğretim üyesinin bu üç işlev konusunda aynı verimlilikte olduğu söylenemez. Uluslararası çapta bir bilim adamı ile kendi halinde sadece görevini yerine getiren öğretim üyesi farklıdır. Ancak bizde bu ödüllendirilmez. Böylece ciddi adaletsizlikler doğar.
Bundan 10 yıl kadar önceydi. Bir öğretim üyesi arkadaşım sendikaya üye olmam için geldiğinde, buna pek inanmadığımı söylemiştim. Nihayet birer fabrika işçisi değildik. Sendikalar üyelerinin ekonomik haklarını savunurken, eşit ücret politikasını savunurlar. Çünkü işçilerin verimliliğinin homojen olduğu varsayılır. Kaldı ki, ülkemizde de belli bir kıdemi almış tüm öğretim üyeleri aynı ücreti alır.

Her öğretim üyesi farklı
Oysa öğretim üyeleri homojen sayılamaz. Her birinin akademik katkısı ve başarısı farklıdır. Bu nedenle üniversitelerin ve bilim adamlarının yarışabilmesi için farklı ücretlerin ödenmesi gerekir. Bu teorik olarak ideal görünmekle brlikte, ülkemizde uygulanması kolay değildir. Siyaset, kayırma, nepotizma devreye girer ve adil olmayan sonuçlar ortaya çıkabilir. Ancak bu sistemi tartışmakta yarar var.
Diyelim ki, bir üniversite atak yapmak istiyor ve başarılı akademisyenleri bünyesine çekmek istiyor. Daha yüksek ücretlerle bunu gerçekleştirebilir. Yahut da aynı üniversitede canla başla çalışan bir öğretim üyesi diğer meslektaşlarına göre daha yüksek bir ücretle teşvik edilebilir.
Bu sistemin bir başka sakıncası da azgelişmiş yörelerdeki üniversitelerin rekabette zorlanması olur. Büyük kentlerdeki varlıklı üniversitelerle aralarındaki fark giderek açılabilir. Bunun olmaması için devletin mutlaka müdahalede bulunması ve ek mali olanaklarla bu üniversiteleri takviye etmesi gerekir.
Kısacası, eşit ücret adil değildir. Yaratılan eşit işe, tabii eşit ücret ödenmelidir. Adil olanı da odur. Ama fırsat eşitliğinin adil bir yarış olanağı sağladığı kadar, özgürce rekabet de önemli.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkiye'nin 'merkez sol' ihtiyacı
CHP lideri Deniz Baykal, arkadaşımız Fikret B...
Çetin ALTAN
'Kimlik' kanıtlamanın kanlı ve karanlık cinnetlerinden uzakta...
Şehirlerarası bir otoyolda, düzenli gitmeye ç...
Fikret BİLA
Kök hücrede bir başarı öyküsü
Tıptaki gelişmelere ilişkin haberlerin çok di...
Güneri CIVAOĞLU
Yeşil tecrit
Bağcılar'da yapılan yeni parka, sadece "kadın...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitime yön verenler (2)
Eğitime yön verenleri sıralarken cumhurbaşkan...
Hurşit GÜNEŞ
Eşitlik adil değildir!
Sosyal adaletin en önemli unsuru fırsat eşitl...
Sami KOHEN
Anket bize de işaret veriyor
TÜRK kamuoyunun AB üyeliği konusunda eski ist...
Metin MÜNİR
Ecele faydası yok ama
Birkaç ay önce Türkiye'nin önde gelen müteahh...
Faik ÖZTRAK
'Atılacak adımlar' şok fiyat ayarlamaları mı?
Bayram öncesinde 2007 bütçesi TBMM'ye verildi...
Derya SAZAK
CHP, merkez sağ
Sosyalist Enternasyonal toplantısı için Rodos...
Meral TAMER
Ekmekte "Lezzet kraldır" dönemi
Dün gazetede ziyaretime gelen Doygun Gıda'nın...
Güngör URAS
Yüz yıl önce de bütçenin yüzde 30'u faize gidiyordu
Osmanlı Devleti Maliye Nezareti'nin istatisti...

© 2006 Milliyet