Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
En iyisi buydu


Bu sezon Galatasaray için en olumlu yazıyı Kayserispor maçında yazmıştım. O maçı 4-0 kazanmıştı. Ama 1-0 kazandığı Gençlerbirliği önündeki mücadelesi hem takım, hem de futbol olarak o maçın üstüne çıktı.
Gençlerbirliği haftalardır iyi futbol oynuyor, flaş galibiyetler alıyordu. Galatasaray ise PSV'nin yanı sıra hem Erciyes, hem de kupadaki Bursa maçlarında oldukça zorlanmıştı.
Galatasaray nasıl kazandı? Çünkü dün akşam tartışmasız sezonun başlangıcından bu yanaki en iyi futbolunu oynadı. Her şeyiyle bir takım olduğunu gösterdi. Çok iyi mücadele eden Gençlerbirliği'ne fizik olarak cevap verdi. Çok çabuk oynarken, oyunu kişilerin üzerine yıkmadı. Herkes takım olarak sorumluluk üstlenerek bunu yaşadı. Ve belki de 6-7 gol atabileceği bir maçta 1-0'lık skora razı aldı.
Futbol gerçekten garip ve adaletsiz bir oyun. Son saniyede Galatasaray kalesine vurulan şut, Mondragon'un kucağı yerine köşeye gidebilirdi ve puan kaybedilebilirdi. Bu bir şeyi değiştirir miydi, kesinlikle hayır. Eğer futbol futbol gibi değerlendirildiğinde, maçın tartışılmasız galibi Galatasaray'dı.
Galatasaray son derece güzel ataklar geliştirdi. Bunların aşağı yukarı tamamında Iliç, Ümit ve Ayhan vardı. Galatasaray'ın 15'ten fazla şutu kaleyi bulmadı. Ama hepsi gol vuruşuydu. Futbolda önemli olan buydu. Ve Galatasaray dün akşam bunu yaptı.

Iliç çıkmamalıydı
Bütün bunlar olurken, hatalar yok muydu? Mutlaka vardı. Saha içinde bazı değişikler yaparsın. Bunlar iyi de sonuç verebilir. Örneğin golle sonuçlanan Hakan'ın ilk topla buluşması gibi. Hakan'ın girmesi çok doğruydu. Ama dün akşamın bana göre en başarılısı Iliç'ti. Ancak oyundan o alındı.
Mücadeleye olan katkısını değerlendirdiğiniz zaman, girenin doğru, çıkanın yanlış olduğunu hiç tereddütte kalmadan söyleyebilirim. Ama neticede birçok kişi bu değişikliğe sadece Hakan'ın oyuna girişi olarak bakabilir.
Keza buna benzer bir değişikliği Gençlerbirliği de yaptı. Artık risk alması gereken taraf olmasına rağmen gole en yakın adamını, Isaac'ı oyundan çıkardı.
Ben gerçekten futbolumuz adına keyifli bir maç izledim. Gençlerbirliği oyunda hiçbir saniye negatif bir düşünce taşımadı.
Önemli olan Türk futbolseverlerin böyle güzel maçları yaşaması, izlemesi. Galatasaray bu maçla birlikte ligdeki güvenini tazeledi. Ve önemli bir takıma karşı önemli bir galibiyet elde etti.
Bu arada Galatasaray, Ali Sami Yen'de gerçekten başkalaşıyor. Hem taraftarıyla, hem de takımıyla bambaşka bir kimlik kazanıyor.

mdenizli@milliyet.com.tr




SPOR
Kralsız saray olmaz!
Bu Kartal süper
Beko'da işler yolunda
Gökhan Zan'ın çilesi
Hesapta bu yoktu
Kimin umurunda!
'Neşteri çabuk vurduk'
Fener terledi
Bombardıman
Elazığ altılı buldu
Malatya fren yaptı
Hertha yıkıldı
İtalyan işi!
Son gülen Fener!
Bayanlar ateşe düştü!
Boksta patron değişmedi
Bu onur Hücum'un
Solberg takipte
Şenoğlu zirvede
En iyisi buydu
Kaptanın dönüşü
Tekmeye kafa
Çok kolay oldu
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mustafa DENİZLİ
En iyisi buydu
Bu sezon Galatasaray için en olumlu yazıyı Ka...
Atilla GÖKÇE
Kaptanın dönüşü
Her maçta sürpriz, her on birde bir yenilik. ...
Halil ÖZER
Tekmeye kafa
Öyle bir maç ki tekmeye kafa koymadan kesinli...
Gökhan TÜRE
Çok kolay oldu
Beşiktaş Cola Turka, tarihin "en kötü" Efes'i...


© 2006 Milliyet