Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Ekim 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Org. Büyükanıt: Müsaadenizle konuşayım


Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Çankaya Köşkü'nde verdiği 29 Ekim resepsiyonunun ana gündem maddesi, "Çankaya"ydı. Sezer'in son 29 Ekim resepsiyonunda gazeteciler Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı'ndan yeni cumhurbaşkanı konusunda bir söz almanın peşindeydiler.
Cumhurbaşkanı Sezer gazetecilerin bu yöndeki sorularını, "Duygularımı kendime saklıyorum" diyerek geçiştirirken, Başbakan Tayyip Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt yöneltilen soruları "Gazetecilerin oltası" olarak değerlendirdiler.
Başbakan Erdoğan, "Her sondajdan bir şey çıkmaz" diyerek nisana kadar konuşmayacağını söylemekle yetindi.
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt ise, "Oltayla yem atıyorsunuz ama balık tok" yanıtını verdi.

'Sezer mükemmel'
Genelkurmay Başkanı, "Çankaya seçimleri"ne giriş yapmak isteyen gazetecilerin, "Sayın Sezer'in cumhurbaşkanlığı dönemini nasıl buldunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Cumhuriyet değerlerine sahip, her yönüyle mükemmel."
Genelkurmay Başkanı, "Yeni seçilecek cumhurbaşkanında ne gibi özellikler olmalı?" sorusuna ise yanıt vermedi, "Penaltı yakalamış futbolcular gibi soru soruyorsunuz" demekle yetindi.
Gazetecilerin, "Cumhurbaşkanlığı seçimi ülke güvenliğiyle ilgili midir?" sorusuna ise, penaltı yanıtını tekrarlayarak yanıt verdi, "Ama soru çok güzel" diye ekledi.
Org. Büyükanıt bu soruları gazeteci oltası olarak değerlendirirken, "Yem atıyorsunuz ama bu sefer balık tok" dedi.

Ağar'a yanıt
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, "DYP lideri Ağar'ı kırdınız galiba, alındığını açıkladı, kendisiyle görüştünüz mü?" diye sormamız üzerine, "Hayır görüşmedim" demekle yetindi. Ağar'ın düz ovada siyaset önerisini anımsatarak bu ve benzeri açılımlara ilişkin değerlendirmesini sormamız üzerine de şöyle konuştu:
"Bu tür siyasi açıklamalar bizim terörle mücadelemizi değiştirmez, etkilemez. Terörle mücadele aynen devam eder. Biz terörle silahlı mücadele ediyoruz. Terörist oldukça bizim mücadelemiz de olacaktır. Bu bizim görevimiz. Biz terörle mücadele ederek siyasilere daha güvenli bir ortam sağlamış oluyoruz. Ben kimseyle polemiğe girmedim, girmem."

'Görüşlerimi söylüyorum'
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt komutanların konuşmalarının eleştirildiği, askerlerin demokrasilerde konuşmaması gerektiği görüşünün dile getirildiğini belirterek bu eleştirilere yanıtı sorulduğunda ise şöyle konuştu:
"Ben terörle mücadele eden Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komutanıyım. Müsaade etsinler de görüşlerimi söyleyeyim. Söylemeyeyim mi? Sonra dağda bayırda terörle mücadele eden mensuplarımız bana sormazlar mı, 'Komutanım siz ne diyorsunuz' diye. Terörle mücadele eden birimlerin komutanı olarak konuşuyorum. Görüşlerimi söylüyorum. Konuşmaktan korkmamak lazım."

'Germek istemiyorum'
Org. Büyükanıt, cumhurbaşkanlığı ve terörle mücadele konusundaki soruların artması üzerine de şöyle devam etti:
"Ben, dediğim gibi, terörle mücadele konusunda komutan olarak görüşlerimi açıkladım. Millet gereken değerlendirmeyi yapar. Aslında hep bunları konuşuyoruz. Türkiye geriliyor. Türkiye'yi germek isteyen biri değilim. Germek istemiyorum. Hep bunları mı tartışacağız?"

Kâbil görevi
Genelkurmay Başkanı, Afganistan'da görev yapan Türk askerlerinin terörle mücadeleye katılması yönündeki taleplerin anımsatılması üzerine de şöyle konuştu:
"Kâbil'de 600 askerimiz var. ISAF'ın görev tanımında terörle mücadele yok. Biz oraya NATO kapsamında gittik. Terörle mücadele görev kapsamımız dışına çıkıyor. Bu istekler varsa yeni görev tanımı ve TBMM'den karar gerekir."
Genelkurmay Başkanı Büyükanıt ABD'ye yapacağı ziyarette, "Çuval olayı"nın gündeme gelip gelmeyeceği, bu sorunun geride kalıp kalmadığına ilişkin soruya ise, "Bu konuda yorum yapmak istemiyorum" diye karşılık verdi.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk yaşasaydı?
TBMM açılmadan önce İslam âlemine bildiri yay...
Çetin ALTAN
Müjdeler olsun şeriat geliyor!..
Sene-i nevzuhurun müjde-i muazzamasını tebşir...
Fikret BİLA
Org. Büyükanıt: Müsaadenizle konuşayım
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Çankaya K...
Yasemin CONGAR
"Gerçekçi" bir Bush'a hazır mıyız?
Son düzlükte büyük bir sürpriz olmadıkça, ABD...
Can Dündar
Atatürk'ün sansürlenen görüşleri
Atatürk'e ilişkin olarak 2 önemli çarpıtma ya...
Semih İDİZ
'İrtica tehdidi' Atatürk sonrası siyasetin ürünüdür
'Atatürk devrimleri oturmuş olsaydı bugün irt...
Faik ÖZTRAK
Kâğıt üzerinde azalan dış açık
Ekonominin 2007'ye ilişkin kaynaklar-harcamal...
Hasan PULUR
'Ayıp, ayıp' diye diye...
ÇOCUKLUĞUMUZ, hatta delikanlılığımız hep "ayı...
Osman ULAGAY
Pamuk'un Nobel'i ve tepkiler neden önemli?
Gazete yazarı okursuz var olamaz ve okurlarda...
Güngör URAS
Düzce'de 304 yatırımcı arazi tahsisi için sırada bekliyor
Bazı illerimiz, bomboş topraklarına "yatırım"...

© 2006 Milliyet