Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Ekim 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Gerçekçi" bir Bush'a hazır mıyız?


Son düzlükte büyük bir sürpriz olmadıkça, ABD'deki 7 Kasım araseçimleri Demokratlara yarayacak.
Anketlere göre, Washington, 12 yıl sonra yeniden Demokratik Parti liderliğindeki bir Temsilciler Meclisi'ne kavuşabilir. İktidarının ilk altı yılını, kendisi gibi Cumhuriyetçi bir Kongre'nin yumuşak yastığına dayanarak geçiren Başkan George W. Bush, son iki yılında, Demokrat ağırlıklı bir Meclis ile çalışmak zorunda kalabilir. Demokratların Senato'da çoğunluğu alma olasılığı daha düşük, ama burada da güçlerini artırmaları bekleniyor.
Seçim bölgelerinin yerel meseleleri, adayların karakteri ve partilerin seçmenlerini sandığa götürmedeki başarısı da, tabii, sonucu etkileyecek. Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki farkın bir-iki puanla belirlendiği birçok eyalette, ibre kolaylıkla her iki partiye de kayabilir.
Bu durum, Cumhuriyetçilerin beklenenden daha az kayıp vermesine yol açabileceği gibi, Demokratların tahminlerin ötesinde bir başarıyla, Temsilciler Meclisi'nin yanı sıra Senato'da da çoğunluğu almasını sağlayabilir.
Kongre aritmetiği nasıl belirlenirse belirlensin, seçim kampanyasının ortaya koyduğu gerçek şu: Cumhuriyetçiler irtifa kaybında; bunun da başlıca nedeni Irak Savaşı.

"Forrest Gump zaferi"
Ünlü kamuoyu yoklamacısı John Zogby, Demokratların 7 Kasım'da bir "Forrest Gump zaferi" kazanacağını söylüyor: "Demokratlar, Irak Savaşı'nın kötü gidişi sayesinde seçimden galip çıkacaklar, ama bunu Irak konusunda net bir mesaj vermeden, bir çıkış stratejisi üretmeden yapacaklar."
Zogby haklı, zira seçime giren Demokrat adaylar arasında, "Irak'tan derhal çekilelim" diyenler de var, "Hemen çekilmek büyük hata olur" tezini savunanlar da. Savaş kararının "yanlış" olduğu kanısı yaygın, ama "Bugün bile, savaştan yana oy kullanırdım" diyen Demokrat adaylara rastlamak mümkün.
Demokrat stratejistler, bir plan çevresinde birleşmemelerini, bu planı hayata geçirmek için gerekli çoğunluğa henüz sahip olmamalarına bağlıyorlar. Halihazırda, ABD seçmeninin Irak'taki çıkmazdan Bush 'u ve Cumhuriyetçileri sorumlu tutması, Demokratlara yetiyor.
Ama bu demek değil ki, ortada hiç somut fikir yok ve 7 Kasım'dan sonra, Irak politikası eski halinde sürecek. Tam tersine... Gerek seçmen tepkisi, gerekse savaşın gidişatı Washington'ı, önümüzdeki aylarda, Irak politikasında değişime zorlayacaktır.

Gevşek federasyon
Demokratların liderliğindeki bir Temsilciler Meclisi, Bush'u Irak Savaşı konusunda her gün sıkıştırabilir; ilgili komisyonlarda soruşturma üzerine soruşturma başlatılır; Savunma Bakanı Donald Rumsfeld 'in istifası talebi ayyuka çıkar.
Tabii, Demokrat çoğunluğun ergeç kendi Irak planını ortaya koyması da gerekecektir. Hatta Cumhuriyetçiler çoğunluğu kılpayı korusalar dahi, onların da, Irak'ın verdiği siyasi zarardan dönmek için, alternatifler oluşturmaya bakacakları kesin.
Demokratların öne sürmesi olası, üstelik birçok Cumhuriyetçi'nin de yanaşabileceği en kapsamlı plan, Irak'ın, özerkliği artırılmış üç bölge halinde yeniden örgütlenmesine dayanıyor.
Demokrat dış politika kurdu Richard Holbrooke, geçen hafta Washington Post'ta bu planı tarif ederken, Senatör Joseph Biden'ın "üç yarı-otonom bölge" önerisi ile Senatör Carl Levin'in "aşamalı geri çekilme" talebini birleştirdi.
Holbrooke'un makalesi üzerine, Washington'da yaptığım sohbetlerde şunu gördüm: Demokratlar gibi birçok Cumhuriyetçi de, Kürt, Şii ve Sünni bölgelerine daha fazla özerklik sağlanmasına; üç bölgenin, Irak'ın petrol gelirini nasıl bölüşecekleri konusunda bir anlaşma yapmasına; ABD askerlerinin diğer bölgelerden zamanla çekilerek, görece istikrarlı olan kuzeyde konuşlanmasına; Bağdat ve Kerkük'e, federal çatı altında özel statü sağlanmasına sıcak bakıyorlar.
Bu planın hayata geçmesi için, Irak'ın PKK'ya üs olmaktan çıkarılması ve Türkiye ile Irak Kürdistanı arasında bir "modus vivendi" saptanması gereği de hemen herkesçe vurgulanıyor. Aynı şekilde, Sünni Arap devletlerinin garantörlüğü, İran'ın istikrarsızlaştırıcı etkisine karşı yapılabilecekler üzerinde duruluyor.
İlginçtir, Pentagon'un üç numarası Eric Edelman bile, ABD askerinin Kürt bölgesine çekilmesinin planlanmadığını söylemekle birlikte, Holbrooke'un "Irak'ta hidrokarbonların paylaşımı ve federasyonun yeniden tanımlanması" konularında yazdıklarına kapıyı aralık bıraktı.
Şurası kesin ki, "gevşek federasyon" fikri, Washington'ın Irak arayışlarında giderek en "gerçekçi" seçenek olarak beliriyor. Bilinmeyen, 7 Kasım sonrasında, Başkan Bush'un da "gerçekçi" bir çizgiye kayıp kaymayacağıdır. Peki, Ankara "gerçekçi" bir Bush'a hazır mı? ABD, Irak'ta dümen kırıp "gerçekçi" bir rotaya yönelirse, Türkiye ne yapacak?

ycongar@erols.com








Taha AKYOL
Atatürk yaşasaydı?
TBMM açılmadan önce İslam âlemine bildiri yay...
Çetin ALTAN
Müjdeler olsun şeriat geliyor!..
Sene-i nevzuhurun müjde-i muazzamasını tebşir...
Fikret BİLA
Org. Büyükanıt: Müsaadenizle konuşayım
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Çankaya K...
Yasemin CONGAR
"Gerçekçi" bir Bush'a hazır mıyız?
Son düzlükte büyük bir sürpriz olmadıkça, ABD...
Can Dündar
Atatürk'ün sansürlenen görüşleri
Atatürk'e ilişkin olarak 2 önemli çarpıtma ya...
Semih İDİZ
'İrtica tehdidi' Atatürk sonrası siyasetin ürünüdür
'Atatürk devrimleri oturmuş olsaydı bugün irt...
Faik ÖZTRAK
Kâğıt üzerinde azalan dış açık
Ekonominin 2007'ye ilişkin kaynaklar-harcamal...
Hasan PULUR
'Ayıp, ayıp' diye diye...
ÇOCUKLUĞUMUZ, hatta delikanlılığımız hep "ayı...
Osman ULAGAY
Pamuk'un Nobel'i ve tepkiler neden önemli?
Gazete yazarı okursuz var olamaz ve okurlarda...
Güngör URAS
Düzce'de 304 yatırımcı arazi tahsisi için sırada bekliyor
Bazı illerimiz, bomboş topraklarına "yatırım"...

© 2006 Milliyet