Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Ekim 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'İrtica tehdidi' Atatürk sonrası siyasetin ürünüdür


'Atatürk devrimleri oturmuş olsaydı bugün irtica tehdidi olmazdı." Bu doğru sözler dün CNN Türk'te gençlerle birlikte cumhuriyetimizin 83'üncü yılını değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Altan'a ait.
Buna katılmayan "Kemalist" dostlarım, Türkiye'de irticaya "sui generis", yani her türlü iç etkenden bağımsız olarak kendiliğinden ortaya çıkmış bir olgu olarak bakma alışkanlığındalar. Bunun izlerini Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 29 Ekim mesajında bile görmek mümkün.
Oysa bu tür olgular "kendi kendiliğine" ortaya çıkmaz. Dinin sadece 20-25 yıl öncesine kadar "komünizmin panzehiri" olarak Türkiye'de kimler tarafından "istismar edilerek kullanıldığını" herkes biliyor.

Gelişime darbe üstüne darbe
Bu kişiler, Türkiye'de var olmayan bir "komünizm tehdidi"ni bahane ederek, bugün nefret ettikleri ABD'ye o sıralarda sırtlarını tümüyle dayayıp demokratik sosyal gelişme sürecimize darbe üstüne darbe indirmişlerdir.
Bu zihniyet, bu kez de "irtica tehdidi" karşısında hortlayıp"demokrasimizin gerekirse askıya alınabileceğini" söylemeye başladı. Bu bile, bu zihniyetin bugünlere gelinmesindeki sorumluluğunu hâlâ algılayamadığını gösteriyor.
Kısacası, "komünizm tehdidi"ne karşı irticayı kullananlar, "irtica tehdidine" karşı komünizmi kullanamayacaklarına göre, şimdi neye sarılacaklarını bilemiyorlar. Gerçek bir demokrasiye sarılmaları ise mümkün görünmüyor. Çünkü yapılarında böyle bir şey yok.

Panzehir, 'hür nesiller'dir
Bu nedenle "sosyal demokrat" geçinen bazıları 1930'lar Avrupa'sının geri kalmış milliyetçiliğinden medet umarken, "Cumhuriyetin bekçisi" olduğunu söyleyen bazıları da "demokratik hakların gerekirse askıya alınabileceğini" belirtmekten çekinmiyorlar.
Oysa çağımızda hem "siyasi" hem de "dini" irticanın "panzehiri"nin ne olduğu ortada. Bu da, Atatürk'ün deyimiyle, "fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller"in yetişmesidir. Günümüz Türkiye'sinin "fikri, irfanı ve vicdanı hür nesillerin ülkesi" olduğunu söyleyebilmek için ise insanın kendisini ciddi şekilde kandırıyor olması gerekir.
Atatürk'ün daha 1920'lerde gösterdiği "çağdaş uygarlık" yolunda gerçek anlamda ilerlemiş olan bir Türkiye, bugün karşılaştığı sorunlarla değil, gelişmiş ülkelerin uğraştıkları çağdaş sorunlarla uğraşıyor olurdu.

'Erk'in en çok korktuğu şey
Fakat, Atatürk'ten sonra gelen siyasi kadrolar, "çağdaş uygarlık yolunda ilerlemenin" ne anlama geldiğini anlayıp Türkiye'yi bunun gereklerine göre kalkındıramadılar. Daha doğrusu, bunu yapmak istemediler. Çünkü, Atatürk'ün gösterdiği yol, sadece "görüntü" itibariyle değil, "kafa yapısı" itibariyle de köklü bir devrim gerektiriyordu .
Bunun olabilmesi için gerekli hür ve hümanist eğitim düzeninin temelleri cumhuriyetin ilk yıllarında atıldıysa da arkası getirilemedi. Nedeni ise malum. Atatürk sonrasında Türkiye'yi elinde tutan erkin en çok korktuğu şey, "fikri, irfanı ve vicdanı hür" olan vatandaş profili olmuştur.
Bugün de durum farklı değildir ve bunun kanıtlarını her gün görüyoruz. Onun için, cumhuriyetimizin 83'üncü yılını kutlarken, daha iyisini niçin başaramadığımızı düşünmek ve bundan gereken dersleri çıkarmak zorundayız.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk yaşasaydı?
TBMM açılmadan önce İslam âlemine bildiri yay...
Çetin ALTAN
Müjdeler olsun şeriat geliyor!..
Sene-i nevzuhurun müjde-i muazzamasını tebşir...
Fikret BİLA
Org. Büyükanıt: Müsaadenizle konuşayım
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Çankaya K...
Yasemin CONGAR
"Gerçekçi" bir Bush'a hazır mıyız?
Son düzlükte büyük bir sürpriz olmadıkça, ABD...
Can Dündar
Atatürk'ün sansürlenen görüşleri
Atatürk'e ilişkin olarak 2 önemli çarpıtma ya...
Semih İDİZ
'İrtica tehdidi' Atatürk sonrası siyasetin ürünüdür
'Atatürk devrimleri oturmuş olsaydı bugün irt...
Faik ÖZTRAK
Kâğıt üzerinde azalan dış açık
Ekonominin 2007'ye ilişkin kaynaklar-harcamal...
Hasan PULUR
'Ayıp, ayıp' diye diye...
ÇOCUKLUĞUMUZ, hatta delikanlılığımız hep "ayı...
Osman ULAGAY
Pamuk'un Nobel'i ve tepkiler neden önemli?
Gazete yazarı okursuz var olamaz ve okurlarda...
Güngör URAS
Düzce'de 304 yatırımcı arazi tahsisi için sırada bekliyor
Bazı illerimiz, bomboş topraklarına "yatırım"...

© 2006 Milliyet