|
 |
|
|
Kâğıt üzerinde azalan dış açık
Ekonominin 2007'ye ilişkin kaynaklar-harcamalar dengesi öngörüleri belli oldu. 2007'de yaratılacak gelirin yüzde 82.9'unun tüketime gideceği tahmin edilmiş. Bu, 2006'ya göre tüketimin payında 0.5 puanlık bir düşme demek.
Tüketim gerileyince yurtiçi tasarrufların gayri safi milli hasılaya (GSMH) oranı da 0.5 puan artıyor. Aynı dönemde ekonomide gerçekleşecek yatırımların payında ise 0.1 puan artış olacağı tahmin edilmiş.
Bu ikisi arasındaki fark dış kaynak ihtiyacını (dış açığı) veriyor. Sonuçta dış açığın GSMH'ye oranı da 0.4 puan düşüyor. Yoksa hükümet iktidarının son yılında nihayet dış açığı kontrol altına almaya karar mı verdi?
Hem de bunu, seçim harcamalarından vazgeçmeden, kamu tüketiminin payını gelecek yıl 0.6 puan artırarak yapacağım diyor. Bu ancak özel kesimin tüketiminin payında 1.1 puanlık oldukça yüksek bir azalmayla oluyor. Özel tüketimin payının bu kadar düşmesi için bu yıl yüzde 7.6 olan özel tüketim hacmindeki artışın gelecek yıl yüzde 3.3'e gerilemesi gerekiyor.
Tüketim, gelirin fonksiyonu olduğuna göre, özel tüketimde böylesine radikal bir düşme özel harcanabilir gelirin azalmasıyla olur. Bunun için de kamu, kendi harcanabilir gelirinin GSMH içindeki payını artırmalıdır.
Yüksek faiz tüketimi azaltmıyor
KİT'ler ve özelleştirme gelirleri hariç devlet gelirlerinin GSYİH içindeki payında 2007'de 1.6 puanlık oldukça yüksek bir artış öngörülmüş. Ancak kamu harcanabilir gelirine ulaşılırken bu gelirlerden düşülmesi gereken cari transferler ve faiz giderlerinin payında da toplam 2.8 puanlık artış var. Yani kamu harcanabilir gelirinin payı artmayacak, düşecek. Bu, maliye politikasının özel kesimin harcanabilir gelirini, dolayısıyla tüketimini azaltamayacağını gösteriyor.
Ekonomi yönetimi 2007'de yüksek faiz politikasını sürdürerek, geliri artan özel kesimi daha az tüketip daha fazla tasarruf etmeye teşvik edeceğini varsaymış da olabilir. Ancak, küresel piyasalarda likidite bolluğu sürdükçe ve sermaye hareketlerinin yarattığı kırılganlığa seyirci kalındıkça, bize benzeyen ekonomilerde bunun gerçekleşmediğini gördük. Bizdeki yüksek faiz dışarıdan kredi girişini artırıyor. İçeride artan kredi imkânları ve şişen varlık fiyatları, yüksek faizlere rağmen borçlanarak tüketmeyi teşvik ediyor. Yani, yüksek faiz tüketimi azaltmıyor, artırıyor.
Sonuçta kâğıt üzerinde düzgün görünen denge, hükümetin özel tüketimi sınırlayacak bir politikası olmaması nedeniyle gerçekçi değil. Bu yıl GSMH'nin yüzde 8'ine ulaşarak rekor kıracağı tahmin edilen cari açığın, küresel likidite bolluğu sürerse, 2007'de çok daha yukarılara çıkması beklenmeli.
| KAYNAKLAR-HARCAMALAR DENGESİ | | 2006 GSMH'ye Oran, % | 2007 GSMH'ye Oran, % | 2006 1998 Fiy. artış | 2007 1998 Fiy. artış | | 1. GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILA | 100.0 | 100.0 | 6.0 | 5.0 | | 2. Dış kaynak (1) | 8.2 | 7.8 | -1.5 | 0.6 | | 3. Toplam kaynaklar | 108.2 | 107.8 | 7.1 | 4.1 | | 4. Toplam yatırımlar | 24.8 | 24.9 | 4.7 | 5.4 | | 5. Sabit sermaye yatırımı | 21.6 | 21.8 | 10.8 | 5.9 | | 5.1 Kamu | 5.0 | 5.0 | 1.2 | 5.8 | | 5.2 Özel | 16.6 | 16.8 | 14.0 | 6.0 | | 6. Stok değişmesi (1) | 3.2 | 3.1 | -1.3 | 0.0 | | 7. Toplam tüketim | 83.4 | 82.9 | 7.9 | 3.7 | | 7.1 Kamu tüketimi | 12.4 | 13.0 | 10.0 | 6.0 | | 7.2 Özel tüketim | 71.1 | 69.9 | 7.6 | 3.3 | | Yurtiçi tasarruflar | 16.6 | 17.1 | -0.7 | 10.0 | |
(1) 1998 fiyatlarıyla artışlar GSMH büyümesine katkıları göstermektedir. Kaynak: DPT
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|