Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Ekim 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Pamuk'un Nobel'i ve tepkiler neden önemli?


Gazete yazarı okursuz var olamaz ve okurlardan gelen tepkilere kayıtsız kalamaz. Ancak, okurun tepkisi karşısında kendi fikrini savunamayan ve popülist politikacı refleksiyle bu tepkiye teslim olan yazar da kimliğini koruyamaz.
Okurla yazarın farklı konumda olmalarının yarattığı sorunlar ayrı bir yazı konusu olacak kadar önemli ama ben bu yazıda bu konuya fazla girmeden, Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülü'nü almasını tepkiyle karşılayanların tavrını neden önemsediğimi ve bir kez daha anlatmaya çalışacağım.
Benim bu tepkileri önemsememin başlıca nedeni, Türkleri ve Türkiye'yi savunma iddiasında olan tepki sahiplerinin, aslında Türklerin ve Türkiye'nin dünyada yalnızlaşmasına hizmet edecek bir anlayışın sözcülüğünü yaptıklarını düşünmem. Buna karşılık Orhan Pamuk'un Nobel Ödülü ile taçlanan uluslar arası başarısının, Türklerin ve Türkiye'nin küresel boyutta tanınmasına ve itibar kazanmasına önemli bir katkı yapması mümkün görünüyor bana

Ezberi aşabilirsek
Şimdi bunları okurken tepki oklarını yeniden sivriltmeye başlayan okurlar, acaba bir an için kendilerini öfkeye sürükleyen ezberin etkisinden kurtarıp, bu satırları yazan kişinin de en az kendileri kadar Türkiye'yi sevdiğini ve ülkesinin dünyada yükselmesini istediğini düşünemezler mi? Ya da şu soruları soramazlar mı kendilerine:
  • Bugüne kadar Ermeni soykırımı suçlamalarını reddettik de ne oldu? Soykırım yapmadığımız konusunda dünyayı ikna edebildik mi? Edemedikse neden edemedik?
  • Bugünün dünyasında bir ülkenin dünyaya rest çekip kendi kabuğuna kapanarak kalkınma ve başarılı olma şansı var mı? "Türk'ün Türk'ten başka dostu yok, onlar bize düşmanca yaklaşıyor, biz de onları ve onlara yakın olanları dışlarız" deyip işin içinden çıkabilir miyiz?
  • Dünyaya kapanarak bir yere gelemeyeceğimizi kabul ediyorsak, meramımızı dünyaya anlatmak ve bizi daha iyi anlamalarını sağlamak için ne yapmalıyız? Onların düşünce frekansına girip onların sorunlarını ve ruh hallerini anlamaya çalışsak, onlarla diyalog kurmada ve kendi tezlerimizi anlatmakta çok daha iyi sonuç almaz mıyız?
  • Kendi geçmişimizde karanlık noktalar bulunmadığına eminsek, bu noktaların aydınlatılmasına aktif katkıda bulunarak gerçekten ulusal özgüvene sahip olduğumuzu göstermiş olmaz mıyız?


  • Bizi kim dinler?
    Bu soruları sorarken Batı'nın Türkiye'ye karşı önyargılı davrandığını, bu ortamda Türkiye'nin kendisini Avrupa'ya ve dünyaya anlatmasının hiç de kolay olmadığını gayet iyi biliyorum. Avrupa ve genel olarak Batı kendi kimlik krizini yaşıyor şu anda. Batı, dünyaya dilediği gibi hükmetme ayrıcalığını kaybetmekte olmanın travmalarını yaşarken kendisi gibi olmayanı, kendi düşünce frekansına girmeyeni dışlama refleksini gösteriyor.
    Bu ortamda Nobel Edebiyat Ödülü'nün, Türk olmasına karşın, Batı'nın ruh halini de anlayabilen ve dünyalı okuru etkileyebilen bir yazara verilmesi, bize kendimizi dünyaya anlatma yolunda bir pencere açtığı için önemli.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Atatürk yaşasaydı?
    TBMM açılmadan önce İslam âlemine bildiri yay...
    Çetin ALTAN
    Müjdeler olsun şeriat geliyor!..
    Sene-i nevzuhurun müjde-i muazzamasını tebşir...
    Fikret BİLA
    Org. Büyükanıt: Müsaadenizle konuşayım
    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Çankaya K...
    Yasemin CONGAR
    "Gerçekçi" bir Bush'a hazır mıyız?
    Son düzlükte büyük bir sürpriz olmadıkça, ABD...
    Can Dündar
    Atatürk'ün sansürlenen görüşleri
    Atatürk'e ilişkin olarak 2 önemli çarpıtma ya...
    Semih İDİZ
    'İrtica tehdidi' Atatürk sonrası siyasetin ürünüdür
    'Atatürk devrimleri oturmuş olsaydı bugün irt...
    Faik ÖZTRAK
    Kâğıt üzerinde azalan dış açık
    Ekonominin 2007'ye ilişkin kaynaklar-harcamal...
    Hasan PULUR
    'Ayıp, ayıp' diye diye...
    ÇOCUKLUĞUMUZ, hatta delikanlılığımız hep "ayı...
    Osman ULAGAY
    Pamuk'un Nobel'i ve tepkiler neden önemli?
    Gazete yazarı okursuz var olamaz ve okurlarda...
    Güngör URAS
    Düzce'de 304 yatırımcı arazi tahsisi için sırada bekliyor
    Bazı illerimiz, bomboş topraklarına "yatırım"...

    © 2006 Milliyet