|
 |
|
|
Helin! Aklını başına topla!
Silikonunuza takılıp geri gelecek adama olsa olsa "mutant sapişkosu" denir!
www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Hiç gülesim yoktu. Neymiş, aldatılan kadınları estetik operasyondu, süslemek püslemekti, kısaca şebeğe formatlamaktı derken şöyle "hilkat ruhlu" bir hale getirip sonra da aldatan kocacığın karşısına "Baaak, ne kaçırdın!" diye çıkartaraktan bir program yapılacakmış!
Aman da ne zekice! Bari kadınların boynuna bir de tabela assak, "Ben sümsüğün tekiyim, beni aldatan adamı geri getirebilmek için bakın ne acılar çekiyorum!" diye dolaşsalar...
Ben gülmesem, zavallı karıcığı karşısına çıkarılan adamcağız gülme krizine girer zaten!
Kim yapacakmış bu baştan fiyasko programı; kör gözüne kör parmak, "güzel" ablasının kocası tarafından alenen aldatılıp terk edilmesinden sonra meseleye hâlâ ve de hâlâ aymayan Helin Avşar yapacakmış, yaa... Aldatmayı sineye çekme hali genetik midir nedir?
Bu kız, eniştesinin aldatmaları her gece bir magazin programını süslerken de çıkıp "Ablam gibi bir evlilik yapmak istiyorum" beyanatları verirken, "Ortada erkek kalmadı, bari defoluların oltasında yem olma ihtimalini elden kaçırmayayım" tarzı "hamsi pozisyonu"na yatmamış mıydı zaten!
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Hani yanlış öğütler vardır ya; "Kadın dediğin erkeğine kıskançlık yapmamalı", "Aldatılmaktan evliliği süzgece dönse de maymunu oynamalı" türü... İşte size en âlâsından yanlışlardan biri de "güzel ya da bakımlı olmak ve aldatılmak" arasındaki "keyfiyet" dolu bağlantı. Ne alaka yavru kuşlarım!
Yani diyeceğim şu ki; "Extreme Makeover" diye bir cerrahi işkence programı var ya TV'de, işte onu ne yapsak da Türk kadınının hizmetine sunsak diye hizmet aşkıyla tepişen Türk TV programcıları, "Bari meseleye aldatmayı katıştıralım da paranoyak ettiğimiz kadın milletine bir darbe daha vuralım" dediler herhalde.
Bu arada Helincik, "A, ablamdan aklıma geldi, bak o da aldatıldıydı" diye bir yanlış çağrışım özrüyle önlerine çıkıvermiş ki, sayın Fatih Aksoy (beyanatı bol, bilge adam) da "OK!" demiş bu projeye...
Peki ben ne derim?
"Helin! Aklını başına topla!"
Ama asıl sözüm bu tuzağa düşecek zavallı kadınlara: Olur da bu program TV'den size sırıtmaya başlarsa oyuna gelip kocanızı geri almak için güzelleşmenin bir işinize yarayacağını zannetmeyin! Onun yerine başvurun yine bu programa, "Kocam beni aldattı, benden daha güzel bir kadınla kaçtııı" diye ağlaşın, yaşayın dönüşümünüzü, sonra yeni bir adam bulmaya bakın. Helincik'le Fatih beycik sizi öpeceğine, siz onları öpün. Tabii, başka işiniz yoksa!
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Birinci ana fikir: Her ne kadar medyamıza düşmüş aldatılma haberlerinde fonda kalan kadın "silikon takviyesi" ve "bölgesel gerilim" umuduna sarılmış olarak karşımıza çıksa da, siz aklınızı başınıza toplayın. Silikonunuza takılıp geri gelecek adama olsa olsa "mutant sapişkosu" denir. Neyinize lazım! Hem emin olun geri dönerse, bu diğer tarafın ilgi ve alakasını kaybetmesi ve yeni bir serüvene kadar sizi bakımevi olarak kullanma niyeti yüzünden olacaktır.
İkinci ana fikir: "Extreme Makeover" denen o program var ya; bir keresinde bir adamcağızı geri dönüşümü olmaz bir biçimde travestiye çevirmişlerdi de... Ay, yine hatırladım ya, bakın tüylerim diken diken oldu!
İyi oyunlar herkese...
Öptüm sizi
Erol Köse'yi "2006 yılının en öpülesi adamı" seçmek lazım gelecek, onca yırtınmadan sonra. Gülşen meselesinin ardından şimdi de şirketine bağlı bir şarkıcıya taciz mesajlarıyla yanak uzatıp duruyor herkese. Görüldüğü üzere Ajlan hanımın dekoltesinin kocacığını "yuvaya" bağlamaya pek bir yararı olmamış. Adam ha bire vaatler sunup geri ödeme istiyor; "Toplu seansa üç aylık ödeme" şeklinde... Tabii mesajlara maruz kalan kıza da bir şey söylemeden geçilmez; "Her kuşun eti yenmez"! Neye niyet, neye kısmet deyip fırsatları yanlış değerlendirmeye de devam etmemek lazım. Öpüldünüz hanımlar, beyler!
Erkek Köşesi!
Bir kadın neden silikon meme yaptırır?
Şöyle açıklayayım: Mesela bir kadının burnu kemerli diyelim, o zaman dudakları abartıp dikkati burundan uzaklaştırmak için makyaj hileleri devreye girer. Yani bir kusuru gizlemek için başka bir yere dikkat çekilir. İşte silikon da bunun gibi "algı yanıltıcı araçlar"dan biridir. Yani, sevdiğiniz kadın silikon yaptırıyorsa, o zaman sizden gizlediği bir şey var demektir! Gözünüzü dört açın! Nasıl, inandırıcı bir açıklama, değil mi?
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
"Erkek arkadaşımı evliliğe nasıl ikna edebilirim?"
Merhaba İlhan hanım... Ben Hande. 26 yaşında, grafikerim. Erkek arkadaşıma çok aşığım. O da bana aşık. Uzun süredir birlikteyiz. Erkek arkadaşımla okuldan arkadaşız. Her an evlenebiliriz. Erkek arkadaşım daima evlilikten bahsediyor. 30 yaşlarında olan bu erkek arkadaşımı evliliğe nasıl ikna edebilirim? Artık ben beklemek istemiyorum... Sevgilerle...
Hande G.
* * *
Neyi beklediğinizi anlamadım vallahi... Erkek arkadaşınız zaten evlenmek istiyor işte... Yoksa siz evlenme teklifi mi bekliyorsunuz? Bekleyeceğinize siz "Hadi ocak ayında evlenelim" deyiverseniz... Ya da hangi ay istiyorsanız o zaman evlenelim deyin... Erkekler evlenme teklifini filmlerde yapar, gerçek hayatta yapanlara da "Medya radyasyonuna maruz kalmış erkek" denir... Alın yüzüğünüzü, takın parmağınıza... Öpüldünüz.
Küçük Oyun Köşesi!
Konuşacak konu yaratma oyunu: Sevgililerin ya da eşlerin ortak dertlerinden biridir muhabbet meselesi. Bilmezler ki ilişkide başka bir dil kurulur; bu ne sözel, ne de cinsel iletişimdir. Biraz kolaycı bir açıklamayla, buna kısaca "empati" demek mümkün. Ama o aşamaya kolay gelemeyenlerin de derdine derman olmak için, "nasıl konuşma konusu yaratılır" söyleyivereyim:
Mesela birlikte olduğunuz erkeğe "Kız arkadaşım senin neden bu kadar iyi yemek yaptığını sordu bana" deyin. Bu cümlede konuşma konusu yaratacak asıl kelime "neden"dir. Hani "nasıl" deseniz alt tarafı övünmek için iki cümle eder, konu kapanır ama "neden" dediğiniz anda muhabbetin ucu bucağı dallanır...
Kılavuz Karga Oyunu!
Kadın: Tatlım, sana yeni silikonlarımı göstereyim mi?
Erkek: Görünüyor zaten!
* * *
Erkek: Sibel Can gibi gözlerin, Yeliz Yeşilmen gibi sözlerin olsa...
Kadın: Olacak ama sen göremeyeceksin!
|
|
|

|