|
 |
|
|
Bu gidişin sonu kötü
Görüş / Bülent Buda
İyimserliğimizi yalanlayacak ne kadar terslik varsa o doğrultuda sonuçlar çıkıyor oyun alanlarımızdan. Dışarıya çıktığında bir şeyler beceren Karşıyakalı futbolculara, içeriye çekilince bir şeyler oluyor sanki.
Her hafta son olsun diyerek koştuğumuz maçlardan "Yazgımız buymuş" gibi yine düş kırıklığıyla ayrılıyoruz. Telekom Lig A'nın zirvesindeki Gençlerbirliği OFTAŞ'ın maçın ikinci yarısındaki tek atağı gol oluyor. Savunma seyrediyor. Recep de o golü yiyor!
Sakatları, cezalıları var Karşıyaka'nın. Geriye kalanlardan bir takım sürülüyor oyun alanına. O yokluklar içinde Güngör ile Ömür yedek, kenarda. Bu işte bizim algılayamadığımız bir giz olmalı.
İş işten geçtikten sonra
Rakip ikinci yarıya iki oyuncu değişikliğiyle başlarken, Karşıyaka teknik birimi ilk oyuncu değişikliğini 61'de yapıyor.
Nasıl bir değişiklikse?
Tek gol umudun Taylan'ı dışarıya alıp, Güngör oyun alanına sürülüyor. Sonra 74'te Sezer Sezgin yerini Sadullah'a bırakıyor. O Sadullah oyuna girdiği anda Ramazan'ın pasıyla rakip kaleci ile karşı karşıya kalıyor. Özgüveni olsa, iyi vursa, atacağı golle günün adamı olacak!
86'da olan oluyor, o biçimsiz gol yeniliyor... Ve Recep Umut, Ömür'ü 89'da anımsıyor! Olan olmuş, iş işten geçtikten sonra...
Bu bağlamda Recep'e sormalıyız, "Niye 90 dakika boyunca takım kaptanlığını, takım arkadaşlarına bağırmak biçiminde gösteren Atilla oyun alanında kalıyor?"
Yetersiz kalıyor
Demekki, teknik adamların da bağımlı olduğu, her nedense vazgeçemediği futbolcuları var!
Bu nedenle de onlara ilişkin iyimser düşüncelerimizi gözden geçirme durumunda kalıyoruz.
Hayallerimiz gerçekleri aşmada yetersiz kalıyor. Karşıyaka ligde giderek dibe çöküyor. Fortis Türkiye Kupası'yla da avunuyor. Sözün özü, bu gidişin sonu kötü.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|