|
 |
|
|
1 milyon km koştu
İbrahim Ekinci
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nu neredeyse hemen her gün bir ilde kürsüde görüyoruz. Bir borsa veya oda toplantısında hem güncel ekonomik konulara ilişkin görüşlerini açıklıyor hem de o ilin sorunlarını dinliyor. Müthiş bir tempo ile Türkiye'yi dolaşıyor. Birçok oda ve borsaya ikinci kez gitmiş. Yardımcıları Milliyet için bir çalışma yaptılar ve başkanlık dönemindeki baş döndürücü temponun bir çetelesini çıkardılar. Hisarcıklıoğlu, 16 Haziran 2001'den bu yana, 'TOBB Başkanlığı' koltuğuna oturduktan sonra bir yıl içinde 360 oda ve borsayı ziyaret etmiş. 30 Eylül 2006'ya kadar geçen bin 933 günde toplam 995 bin 632 km yol katetmiş "Günde başkanlarımla ortalama 35 telefon görüşmesi yapıyorum. Yine günde ortalama beşi ile bizzat görüşüyorum" diyor. Hisarcıklıoğlu, son gezisini Artvin'e yaptı. Gezisinde, güzergah boyu hemen her ilçede duruldu, sorunlar not edildi, randevular verildi. Hisarcıklıoğlu, gezi dönüşü Milliyet'in sorularını yanıtladı
Geçtiğimiz günlerde Sayın Başbakan yoğun temposu dolayısıyla rahatsızlandı. Siz de sürekli dolaşıyor, adeta koşuyorsunuz. Türkiye'yi en çok gezen siz misiniz?
Beş yılda 1 milyon kilometreyi buldu sanırım. 364 odayı gezdim. TOBB kanunu 1950'de çıkmış. Böyle ziyaret eden başkan var mı diye sorduk, olmamış. Başkan olunca yönetime dedim ki 364 odayı, borsayı gezeceğiz ve gezdik. Bu ne kazandırdı? Ortak hareket etme kültürü yaratmaya çalıştık. Sinerji yarattı ve sorunlarını bana direkt aktarabildiler. Ben 1 yıl başkan yardımcılığı yaptım. Ayda 5 kişi ancak gelirdi.
Bu gezi boyunca birçok oda başkanına, hatta bir öncekilere adıyla hitap ettiniz. Hepsini isim isim bilir misiniz?
Meclis ve yönetim kurulu başkanlarını tanırım. Bu enerjiyi nerden buluyorum derseniz, aslında bunu hatipler çok iyi bilir. Enerjiyi karşısında kitleden alır. Eğer kitle sana karşı sıcaksa anlatırsın, saatleri fark etmezsin. Toplulukta sana karşı farklı bir bakış varsa o zaman bir türlü anlatamazsın. Belki yılda bir iki kez olur.
Kişisel işlerinize zaman ayırabiliyor musunuz? Oğullarınızın patronluğundan memnun musunuz?
İşlerimle hiç ilgilenmiyorum, sağolsunlar ortaklarım çok iyi. İşlere onlar bakıyorlar. Büyük oğlum California, İşletme Uluslararası Ticaret Bölümü'nü bitirdi. Şimdi iş yerinde ortaklarımın yanında çıraklık yapıyor, başarılı. Bizim alışveriş merkezimizin inşaası, pazarlaması ve oturtulması ile meşgul. Küçük oğlum da Bilkent İktisat'ı bitirdi, işletme masterı yapıyor. Aile şirketimiz Nuhun Ankara'da muhasebede çalışmaya başladı. Kızım da Bilkent'te iç mimari eğitimi aldı.
Bir sanayi envanterimiz yok engellemek vatan hainliğidir
Envanter konusu ne oldu, DPT devreye girmiş sanırım.
Türkiye'de 234 bin üreten tesis var. Ama bunların 78 bini kapasite raporu almış. Bunlar hakkında bilgimiz var ama diğerlerini bilmiyoruz. Bu 234 binin kapasitesini tespit etmemiz lazım. Bir orduyu düşünün, hangi silahı kullanacağını bilmezse olur mu?
Sanayinin günlük röntgenini çekebilir konuma gelmeliyiz. 234 bini üreten tesisin enerji tüketimleri ve istihdamları düzenli olarak bana gelmesi lazım. Kayseri'de, Gaziantep'te tekstilde sıkıntı varsa Başbakan bilgisayarında anında görebilmeli. Maliye ciro bilgilerini görebilecek.
Un fabrikaları benden kapasite raporu almış. 36 milyon ton un üretme kapsitemiz var ama ektiğimiz buğdaydan 16 milyon ton un elde edebiliyor. Türkiye'ye yetiyor. İhtiyacın üç misli fazlası kapasite. Kaynaklar boşa gider. Şu anda bile un fabrikası kurarsan devlet elektriği yarı fiyatına veriyor. Halbuki kapasite fazlalığı var, hâlâ un fabrikası kurduruyorsun arkadaş, kurdurma. 83 yıllık cumhuriyetin sanayi politikası yok.
Peki yıllardır niye yapılamıyor bir envanter. Engel olan ne?
Dört senedir dile getiriyorum. Engellemek vatan hainliğine eş değerdir diyorum. Sayın Başbakan talimat veriyor bakanlara. Bakanlar müsteşarlara... Alta doğru gittikçe olmuyor. Niye olmuyor? Bizde müthiş bir kurumsal milliyetçilik var. Bürokraside hiç kimse bilgiyi paylaşmak istemiyor. Çünkü herşeyin kendisine sorulmasını istiyor. İşlevlerinin ortadan kalkmasından korkuyorlar.
'Katılımcı demokrasi anlayışından uzaklaşma var'
Teşvik sistemini de eleştirdiniz. Hükümetle diyaloğunuzda sorun mu var, niye sizi dinlemiyorlar?
Kanun çıktığında en çok tepkiyi gösteren bizdik. Türkiye'ye katkı sağlamayacağını çok açık ve net olarak ifade ettik. Basınla paylaşmadan önce hükümetle paylaştık. İkazlara rağmen uygulamaya konuldu.
Keşke haklı çıkmasaydık. AKP hükümetleri programlarını açıklarken birşeyin altını çizdi. 'Biz katılımcı demokrasi prensibi ile hareket edeceğiz. Kararlarımızı sivil toplum ile aynı masada alacağız.
58. hükümet döneminde çok güzel bir mekanizma kuruldu. Ekonomik Sorunları Değerlendirme Kurulu (ESDK) kuruldu. Bizlerin sorunları ve çözümlerini dile getirdiği bir platform oldu.
ESDK'larda 19 somut karar aldık. Bunların hepsi yürürlüğe girdi. En son üç ESDK yaptık. Kuş gribi, tekstil ve turizm konulu. Ancak bu katılımcı demokrasiden uzaklaşılıyor.
Hisarcıklıoğlu'nun baş döndüren temposu
Hisarcıklıoğlu 16 Haziran 2001'de 'TOBB Başkanlığı' koltuğuna oturdu. Sonraki bir yıl içinde 360 oda ve borsayı ziyaret etti. 30 Eylül 2006'ya kadar geçen bin 933 günlük dönemde birçok oda ve borsayı ikinci kez ziyaret etti. Bu gezilerini "Ortak hareket etme kültürü yaratmak" için yaptığını belirten Hisarcıklıoğlu, her gün ortalama 35 oda ve borsa başkanı ile telefon görüşmesi yapıyor. 5'i ile yüzyüze görüşüyor. Bu bin 933 günlük dönemde tam 94 bin 202 telefon görüşmesi yaptı. Hisarcıklıoğlu, bin 933 günde:
434 bin 316 km.si yurtiçi, 561 bin 316 km.si yurtdışı olmak üzere toplam 995 bin 632 km yol katetti.Yurtiçinde günde ortalama 225 km, yurtdışında günde ortalama 290 km. seyahat etti885 kez uçak yolculuğu yaptıHer 3 günün birini Ankara dışında geçirdiOda Borsa Yöneticileri ile Birlik Merkezi'nde bin 900 görüşme yaptı1.816 genel kurul, panel, kongre, toplantı vb. etkinliklere katıldı.3 bin 308 defa makamında randevulu görüşme yaptı94 bin 202 telefon görüşmesi yaptı.
OSB'ler konusundaki sözlere çok alındım'
Organize sanayi bölgeleri (OSB) ile tartışmalara hiç katılmadınız. Ancak TOBB'un bu kuruluşların kaynaklarına göz diktiği bile söylendi. Ne diyorsunuz?
Sanayi Bakanlığı taslak hazırlamış. Arkadaşlarımızın tartıştığı konu bu. TOBB olarak ne görüş vereceğimiz belli değil. Erken tartışmak doğru değil. İyi çalısan OSB'lerimiz var. Bursa, Manisa, Eskişehir, Gebze OSB'leri... Her şey eleştirildiği kadar kötü değil, iyiye gidiyor. Türkiye'nin şöhreti yurtdışına çıktı.
Kendi içimizde yapacağımız tartışmalarla halletmemiz gerekiyor. Sanayici ve Odalar Birliği ruhla beden gibi hareket etmeli. Altı OSB'nin maddi durumu iyi onların dışındakilerin yardıma ihtiyacı var. TOBB'un hiçbir temsilcisi yok hiç bir OSB'de. Ortaya konulan rakamlarla TOBB'un bütçesini mukayese ederseniz ortaya çıkan rakam devede kulak.
TEPAV, 'bütçe açık verdi' deyince Bakan aradı
Maliye bütçe açıklıyor, 'fazla verdik' diyor, arkasından TEPAV açıklıyor, 'hayır açık verildi' diyor. Bakan Unakıtan rahatsız mı bundan?
TEPAV, çok aktif, tamamiyle bağımsız düşünce kuruluşu. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde İstikrar, Ekonomi Politikaları ve Dış Politika enstitüleri var. Maliye Bakanı TEPAV açıklamasından sonra beni aradı. Ben de buranın bağımsız bir kuruluş olduğunu fakat yanlışlık olduğunda düzeltmeye hazır olduklarını anlattım ve rakamları istedim.
|
|
|

|