|
 |
|
|
Mülakat olsun mu, olmasın mı?
Mülakat, giriş sınavları için de olabilir, mesleğe başlarken de. Danıştay, yurtdışına öğrenci gönderilmesinde mülakatı öngören uygulamayı durdurdu. YÖK'ün başvurusu üzerine alınan söz konusu karar temyiz edilecek. Kesinleşir mi, yoksa mülakata devam kararı mı alınır, göreceğiz. Yargının bu yöndeki kararı ne olur bilmiyoruz. Ama tüm mülakatları kaldırmak ya da her sınava bir de mülakat ayağı eklemek ne kadar doğru olur? İşte onun biraz tartışılması gerekiyor.
Objektif kriterlere göre yapılmayan bir mülakatın istismar edilmesi kaçınılmaz. Nitekim bu yönde çok şikâyetler geliyor. Olaya sadece politik açıdan bakmamak gerekiyor. Örneğin mastır ve doktora sınavlarında, üniversitelerin kendi mezunlarına öncelik tanıdıkları konusunda yoğun söylenti var.
Aynı şekilde, üniversitelerin özel yetenekle öğrenci alan bölümlerine girişte de, falanca dershaneye giden öğrenciler ya da falanca hocadan ders alan adayların mülakatlarda kazanmaları sağlanıyor yönünde pek çok senaryo bulunuyor. Ne kadar doğru, ne kadar yanlış, o ayrıca tartışılır. Ama belli ki bu konuda bir sıkıntı yaşanıyor.
Ava giderken avlandı
Peki, hiç mülakat yapılmasın mı? Ona da evet demek mümkün değil. Bazı meslekler ve bazı görevler var ki, mutlaka mülakatı da gerektiriyor. Bu, giriş sınavları için de olabilir, mesleğe başlarken de. Danıştay'ın kararı da zaten bu yönde: "Önemli olan, kılavuz hükümleri diyor. Eğer başvuru kılavuzunda, LES puanı, mezuniyet notu veya ağırlıklı not ortalamalarının yanı sıra mülakat puanının da dikkate alınması öngörülüyorsa, gereği yerine getirilir" diyor ve "Yasada yer almamasına karşın, mülakat şartı konulmasının, mülakatın objektiflikten uzak olmasına yol açacağı" kaydediliyor.
YÖK tam anlamıyla ava giderken avlandı. MEB'i köşeye sıkıştırayım derken, kendisi köşeye sıkıştı. Hatırlanacağı gibi, yurtdışına gönderilecek öğrenciler konusunda YÖK ile MEB arasında, seçimi sen mi, yoksa ben mi yapacağım diye ciddi bir tartışma yaşanmıştı.
MEB, bu benim yasal hakkım derken, YÖK de bu benim anayasal hakkım diyordu. Sonunda iş yargıya gitti. Başvuruyu yapan YÖK'tü. Ama Danıştay'ın kararı, YÖK'ün beklentilerinin çok ötesinde çıktı.
8. Daire'nin kararına göre, MEB sınavı yapabilirdi ama mülakatı yapmamalıydı. Şimdi listeler yeniden hazırlanacak ve proje kaldığı yerden yürüyecekmiş. Tabii bu arada temyizden yeni bir karar çıkmazsa...
İstismar edilmişti
MEB önceki yıllarda da yurtdışına öğrenci göndermişti. Daha sonra bu konuda çok büyük rahatsızlıklar yaşandı. Özellikle Mehmet Sağlam'ın bakanlığı döneminde gönderilen öğrencilerden pek çoğu, Gürüz'ün YÖK başkanı olduğu yıllarda ya geri çağrıldı ya da bursları iptal edildi.
O yıllarda baraj puanının düşürülmesi, cemaat üyelerine öncelik verilmesi, başka kriterlerin aranması gibi birçok iddia ortaya atıldı. Onlarca öğrenci yargı yoluna gitti. Önemli bir kısmının mastır ve doktorası da yarım kaldı. AKP iktidarı, geçen aylarda bir yasa çıkararak bu durumdaki öğrencilere yeniden dönüş yolu açtı. O günlerde kurunun yanında yaş da yanmıştı.
Okan yeni kampusunda
Okan Üniversitesi, Formula 1 pistinin yapıldığı İstanbul Park'ın hemen yanındaki görkemli kampusun açılışını bugün yapıyor. Rektör Sadık Kırbaş, Okan'ın yeni kampusuyla butik üniversite kimliğini daha da pekiştireceğini söyledi. Kendilerine bol öğrencili, yüksek düzeyli, bir o kadar da saygınlık dolu günler diliyoruz.
Özetin özeti: YÖK, TÜBİTAK ve MEB arasındaki kırgınlıklar ve yasal sorumluluklar yeniden belirlenmelidir. Yükseköğretim aslında YÖK'ün işi. Ama Anayasa'nın aksine MEB tarafından yabancı ülkelere öğrenci gönderilmesini öngören çok eski tarihli, yani YÖK'süz yıllarda çıkmış bir yasa da var. Belli ki YÖK yasası çıkarılırken unutulmuş. Bir Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı kurulsa, tüm bu kargaşa ortadan kalkar...
aguclu@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Şehir ve tarih DÜN ilk defa Ankara'nın yeni havaalanından ge... | |  | Melih AŞIK | | Son resepsiyon... Cumhurbaşkanı Sezer'in 29 Ekim davetindeyiz..... | |  | Fikret BİLA | | Çankaya'dan siyaset dışı notlar Cumhurbaşkanı'nın 29 Ekim, TBMM Başkanı'nın 2... | |  | Hasan CEMAL | | Aşk, ekmek, demokrasi! Böyle bir başlık ilgi çekebilir. Ama yazıyı i... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Yüz dili Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkması sorunu, klasik ... | |  | Can Dündar | | Sakıncalı bir destan Bayramda şeytana uydum; sakıncalı bir destan ... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Mülakat olsun mu, olmasın mı? Mülakat, giriş sınavları için de olabilir, me... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | 2007 bütçesi talebi frenler mi? 2007 bütçesine ilişkin en önemli konu talebin... | |  | Sami KOHEN | | Kala kala Kosova kaldı... Sırbistan'daki referandum, Balkanlar'da yeni ... | |  | Metin MÜNİR | | Neden satıyorlar da almıyorlar? Neden yabancılar Türk şirketlerini satın alıy... | |  | Derya SAZAK | | Deprem analizi Bayramda İstanbul'dan da hissedilen 5.2 büyük... | |  | Meral TAMER | | Çiçek, Yozgat'ı avucunun içi gibi bilir Hafta sonu evde kitaplarımı yerleştirirken Nu... | |  | Güngör URAS | | Sezer'in davetinde kadınlar ekonomi konuştu Cumhuriyetin 83'üncü yılını kutlamak için Çan... | |  | Serpil YILMAZ | | Türkiye'nin en pahalı köyü Antalya'da, Kekova'dan geçerken varılan Üçağı... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Son iki haftanın perde arkası... Bayram dahil, son iki hafta Türkiye'nin Avru... | |
|
|