Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Kasım 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tlaloc ile mülakat...

Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol

Yerimiz sınırlı olduğu için, Huitzilopochtli, Quetzalcoatl, Tezcatlipoca, TlazoltÈotl, Xipe Totec, Mictlantecuhtli ve Coatlicue'yi burada ağırlayamıyoruz. Ama hem Aztek tanrılarını temsilen hem de günün anlam ve ehemmiyetine uygun olacağını düşünerek, sadece "Yağmur Tanrısı" ile sohbet edeceğiz.
***
Adınızın Nahuatl dilinde "Tomurcuk Verdiren" anlamına geldiğini biliyoruz. İri, yuvarlak gözlü ve uzun azı dişli bir maske takmış figürlerinizin ilk örneklerine M.Ö. 8-3. yüzyıllar arasındaki Teotihuacan kültüründe rastlanıyor. Aynı dönemde Mayaların taptığı yağmur tanrısı Chac'la büyük benzerliğiniz var. Nedir bu İzmir'le alıp veremediğiniz efendim?
- Bizim çocuklar tarihin gördüğü en büyük uygarlıklarından birini kurdular. Siz bugün onları hafife alıyorsunuz. Ama meselâ ben, Tenochtitlan şehrini hiç su bastığını hatırlamıyorum. Bu sizin ahmaklık ve beceriksizliğiniz!
***
Aztekler, verdikleri vergilerin böyle suya sele karışıp aktığını gördüklerinde ne yaparlardı? Her yağmurda şehrin göbeğinde karşıdan karşıya geçemediklerinde söylenmezler miydi? Her sene, her yağmurda aynı yerleri, aynı evleri, aynı dükkânları su bastığında gelmiş geçmiş bütün belediyelerin ahaliyi kandırdığını fark edip, hepsine üç bin yıl öncesinin lisanıyla, "Tantalos'un Tartaros'una düşesiceler..." diye beddua etmezler miydi ?
- Bizim oralarda böyle rezillik olmaz diyorum sana! Ne bedduası? Beni törenlerle çağırırlardı. Etzalqualiztli'de yağmur yağdırmakla görevli Aztek rahipleri gölde yıkanır, yağmur yağması için su kuşlarının seslerini taklit eder ve büyülü sis çıngıraklarını kullanırlardı. Bildiğim kadarıyla siz de böyle törenler yaptınız. UNIVERSIADE diye bir şenlik düzenlemiştiniz. Bu şiddetli yağmurlar ondan yağıyor olmasın? Şimdi sokakta kalanları oralarda yatırsanıza...
***
Saygı gördüğünüz kadar kadar korku da uyandırırmışsınız. Yağmur yağdırdığınız gibi kuraklığa ve açlığa da neden olabilirmişsiniz. Yeryüzüne yıldırımlar fırlatıp, korkunç kasırgalar estirdiğinize inanılıyormuş.
- Bu işleri eşimle beraber yapardık tabii. Matlalcueye (Yeşil Etekli Kadın) tatlı su gölleriyle küçük akarsuların tanrıçasıydı. Benzer bir tuhaflık sizde de var: "Sizi yoksulluğa, açlığa, suya sele mahkûm eden yöneticilerinize hâlâ saygı duyuyor ve hâlâ korkuyorsunuz onlardan."
***
Bu saatten sonra ne yapılabilir dersiniz?
- Bak sana "Kutsal Ruh"a armağan edilecek bir Aztek duası öğreteyim. Sonuna da, "tez zamanda ufuksuz yöneticilerden kurtar İzmir'i..." diye eklersin olur biter: "Ulu Tanrı, rüzgârın içinde duyduğum ses kimin sesi? Bütün dünyaya hayat veren kimin nefesi? Duy beni. Senden önce geldim. Senin çocuklarından biriyim. Ben küçük ve güçsüzüm, senin gücüne ve bilgeliğine ihtiyacım var. Güzellikler içinde yürüyelim ve gözlerim hep farkına varabilsin kırmızı ve mor gün batımının. Ellerim saygı göstersin senin yaptığın ve yarattıklarına. Kulaklarım açıkca duyabilsin sesini. Beni öyle bilge yap ki, ben benim insanlarıma öğrettiklerini anlayabileyim ve kayalara ve yaprakların arasına gizlediğin derslerini anlayabileyim. En büyük düşmanım olan kendimle savaşıp kendi içimdeki gücü bulabileyim ve hazır olayım sana gelirken; sahip olayım temiz ellere ve saf gözlere... Öyle ki yaşam batan bir günbatımı gibi solmaya başladığında, ruhum sana saf ve lekesiz gelebilsin."

ege@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Tlaloc ile mülakat...
Yağmur yağınca park çamur deryası oluyor
Ancak sıfır toleransla suçları azaltabiliriz





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet