|
 |
|
|
Kırmızı kart
Artık tek şans kaldı, o da UEFA Kupası. Galatasaray dün üç puana kafayı takmış, PSV'nin kontrataklardaki başarısını göze almış, saldırarak maça başlamıştı.
Aslında kazanacak gibi görünüyor ve de oynuyordu. Arda'nın pozisyonu belki ona göre penaltı değildi ama bana göre kesin penaltıydı. 15. dakikadan sonra oyun dengelendi ama Galatasaray yine de oyuna ortaktı. Kırmızı kart pozisyonuna kadar maç dengede giderken tipik bir PSV kontratağında son adam Tomas, Farfan'ı yere indirince bariz gol şansından kırmızı kart gördü. Bu dakikadan itibaren de Galatasaray, Bordeaux maçını düşünmeye başladı.
Savunmanın göbeğindeki en önemli oyuncunun gitmesinden çok, oyun düzeni ister istemez değişti. Arda savunmanın soluna, Orhan Ak stopere geldi. Kısaca oyuncuların yerleriyle oynandı. Bu oynamalarda Gerets haklıydı.
Doğal olarak bari berabere kalalım diye oynuyorsun. Ama rakip hem liginde, hem de Avrupa'da form tutmuş bir takım. Bir yerde hata yapacaksın. Ve de ofsayt kokan bir pozisyonda golü kalende görüyorsun.
Hakem kötüydü
Zaten o dakikadan sonra maç bitiyor, skorun daha da artma korkusu herkeste hakim oluyor. Artık demoralize duruma düşüyorsun, ve savunma yapamıyorsun. İkinci gol ve kaçan PSV pozisyonlarından sonra da Şampiyonlar Ligi'ne havlu atıyorsun.
Galatasaray takımı maç içinde ciddi şanssızlıklar yaşadı. İyi oynarken 10 kişi kaldı. İyi oynarken hakem bütün takdir haklarını rakibin lehine kullandı. 2-0'dan sonra yalandan Cihan'ın yaptığı penaltıyı vermedi. Tipik eyyam kokan kararlar.
Şampiyonlar Ligi için son şansını kullanmak isteyen Galatasaray kısacası iyi hazırlandığı maçta istediğini alamadı. Ama Tomas'ın kırmızı kartı sanırız hesapta yoktu. Ve on kişiyle böyle bir skor ortaya çıktı.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|