|
Şeker, Köşk hesaplarını değiştirdi
Başbakan'ın hastalığı konusunda hala her kafadan bir ses çıkıyor. Erdoğan'a çok yakın çevrelerin dışında kalanlar, durumu tam anlamıyla bilemiyorlar. Bilemediklerinden dolayı da, spekülasyon giderek artıyor. Fazla abartmadan, Başbakan'ın şekeri olduğu ve yorulduğu taktirde yine bayılabileceğine inanılıyor. Yani, Erdoğan'ın artık eskisi gibi güçlü, sabahtan gece yarılarına kadar durmadan koşturamayacağı varsayılıyor.
Başbakan'ın, makam arabasından baygın şekilde çıkarılıp hastaneye taşınması, kamuoyunda, tahmin edilemeyecek kadar derin bir etki yaptı. Bu da, ister istemez Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili hesapların yeniden gözden geçirilmesine yol açtı.
Tayyip Erdoğan'ı yakından tanıyanların bir bölümü, hastalığın ortaya çıkmasıyla birlikte, Başbakan'ın Köşk'e adaylığının daha da kesinleştiğini ileri sürüyorlar. Buna gerekçe olarak iki noktaya dikkat çekiyorlar.
1. Laik çevrelerin ve askerin giderek artan baskıları, Erdoğan'ı Köşk'e daha da yakınlaştırıyor. Başbakan'ın inatçılığı tahrik oluyor.
2. Hastalığının getireceği kısıtlamalar da, Başbakan'ı düşündürüyor. Bundan böyle daha dikkatli hareket etmek zorunda kalacağı için, Cumhurbaşkanlığı'nın konforunu tercih edebilir.
Tabii bütün bunlar tam anlamıyla spekülasyon. Başbakan, ailesinin dışında kimselerle bu konuyu tartışmıyor. Ancak, Abdullah Gül'ün son haftalarda AK Parti'nin ikinci adamı olarak daha belirgin şekilde ortaya çıkması da bu spekülasyonları körüklüyor.
Erdoğan'ın Çankaya'ya giderek yakınlaştığına inananların sayısı da artıyor. Yanı çevreler, böyle bir olasılıkta, Ankara'da rejim gerginliği çıkmayacağını da ısrarla vurguluyorlar. Gerekçe olarak da, Başbakan'ın son Washington gezisine dikkat çekiyorlar.
Acaba Beyaz Saray bir mesaj mı vermek istedi? Eğer öyle ise, bu mesaj neydi?
Araştırdım ve karşıma ilginç bir manzara çıktı.
* * *
WASHİNGTON, ANKARA'DA YOL KAZASI İSTEMİYOR...
Üzerinden epey zaman geçtiği için insanlar çok daha kolay konuşuyorlar. Washington'da, geçen ay gerçekleşen Erdoğan-Bush görüşmesi hakkında çok spekülasyon yapıldı. Ziyaret neredeyse tümüyle PKK konusuna endekslendi. Hele Başkan Bush'un, basın önünde PKK'nın adından hiç söz etmemesi değişik yorumlara neden oldu.
Bütün bu tartışmalar arasında, çok kimse önemli bir noktayı gözden kaçırdı. Ormanın içinden geçerken, küçük ayrıntılara takılındı. Büyük resim görülmedi. Bazıları dikkat çektiler, ancak seslerini pek duyuramadılar. Oysa bu görüşmenin esası bambaşkaydı.
Beyaz Saray bu randevu ile, Türkiye'de demokrasiyi desteklediğini, herhangi bir rejim kazasıyla karşılaşmak istemediğini gösterdi. Başka bir deyişle, Cumhurbaşkanlığı veya genel seçimler nedeniyle, olası bir müdahalenin desteklenmeyeceği mesajı verildi.
Bu ziyaret ile ilgili olarak görüştüğüm üst düzey Amerikalı yetkililer, son derece net konuştular. Randevunun, Başbakan tarafından istendiğini, Başkan Bush'un sıkışık gündemine rağmen Erdoğan ile görüştüğünü ve bu görüşmenin gerçekleşmesi için Ankara'daki Amerikan Büyükelçisi Wilson ile ABD Dışişleri Bakanlığı'nın büyük çaba harcadıklarını söylediler.
"Ortadoğu'ya demokrasi getirmek için yola çıkmış olan Bush yönetimi, Ankara'daki demokratik rejimin yol kazasına uğramasını kesinlikle istemiyor" diyen bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, ziyaretin bu açıdan hedefine ulaştığını da sözlerine ekledi.
Önümüzdeki haftalarda Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt da Washington'a gidecek. Onun gündemi farklı olacak tabii, ancak yine de Bush yönetiminin temel tutumu değişmiyor.
Tabii bu genel yaklaşım, AK Parti'nin her istediğini, her istediği gibi yapması anlamına gelmiyor.
Tüm dengelerin etkileneceği 2007 yılına yaklaşırken, genel manzara "şimdilik" böyle. Bu durum yarın farklılaşabilir. Hem Ankara, hem de Washington'daki eğilimler değişebilir.
* * *
KİTAPLARIN EFENDİSİ...
TÜYAP'ın bu yılkı Onur Ödülü, Hürriyet yazarı Doğan Hızlan'a verildi. Bundan daha doğru bir karar olamaz. Tam yerini ve kişisini buldu.
Doğan Hızlan, sayıları giderek azalan eski İstanbul Efendilerinin başında gelir. Kullandığı dil ve genel yaklaşımı ile olsun, günlük yazılarıyla olsun, Hızlan bu topluma kültür aşılayan bir yazardır. Türkiye'nin en popüler gazetesinde her gün edebiyat, müzik, sanat yazarak ayakta kalabilmek ve daha da önemlisi kendini beğendirebilmek son derece önemli.
Ödül töreni görkemliydi. Hızlan'ın medya ve edebiyat dünyasında ne kadar sevilip sayıldığı da ortaya çıktı.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|