Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Genel bir dağdağanın dışından birkaç hayat enstantanesi


Dışarıda dinmeyen bir yağmur, içeride ise tüm dairelerin ödediği paralarla boruları da, kazanı da yenilenmiş kalorifer donanımının; oturduğumuz en üst kattaki radyatörde birikmiş havasından ötürü, bir türlü ısınamayan demir akordeonlar...
Yetiş imdada hemen sıcağa ayarlanmış klima ile değişik boylardaki tekerlekli elektrik sobaları!
Çünkü ne hapşırmaya çare oluyor, ne de akan burnu silmeye Mehmet Emin'in mısraları:
Ben bir Türküm dinim cinsim uludur
Tuttuğum yol vatanımın yoludur
***
Onca hamasetle dua ve nutuk, nasıl yağmurlara teslim olmayı bir türlü engelleyemiyorsa, yaklaşmakta olduğu haberleri sıklaşan bir İstanbul depremini de sigortalayamayacak gibi...
Ne yapalım evrensel kalitede kadro cılızlığı, köylü ağırlıklı bir toplumda kurnazlık salıncağıyla uçmaya kalkanları çoğalttığında; değişen çağların dişlileri önünde kötürümleşmek de kaçınılmaz oluyor.
Ne bayrak direklerini yükseltmek durdurabiliyor o çarkları, ne sabahtan akşama dua edenlerin sayısını artırmak...
***
Vazgeçtik depremleri, hemen her yağmurda, takkeler düşüp ortaya çıkıyor kellikler; ihracatımız artsa da ve Onuncu Yıl Marşı'nı söyleyenler ortalığı çınlatsa da:
Türküz Cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi
Öyle tabii; ancak işte yine yenildi Galatasaray da...
***
2 metre boyunda, 2 metre eninde tığlarla örülmüş 4 metrekarelik rengârenk yün bir örgü...
Her biri iç içe değişik renk ve motiflerde 100'ü aşkın allı yeşilli, sarılı morlu, mavili pembeli karelerden oluşan yün bir örgü...
Sadece 2 tığla nasıl gerçekleştirilebilir böyle rengârenk kocaman mı kocaman bir örgü?
Üstelik 10'ar santimetrelik küçük karelerden hiçbiri, ötekinin benzeri de değil...
***
O tığları tutan kadın ellerinin yaşadığı ev, evlilik, çocuk ve geçim serüvenleri; ruhsal bunalımlar ve bir çıkış kapısı arayışlar...
Camilerde 5 vakit ezanlar okunur, kürsülerden nutuklar atılır, yollarda insanlar ölür, yağmurlarda seller caddeleri basarken...
Bir yandan da vurgunlar, yolsuzluklar, rüşvetler sürüp giderken...
***
İktidarlara militan yetiştirmeye göre ayarlanmış okullarda ise küçücük çocuklara ezberletilen şarkılar:
Sen ne güzel bulursun gezsen Anadolu'yu;
Dertlerden kurtulursun gezsen Anadolu'yu.
***
Geceleyin ağlayarak kapıyı çalan, orta yaşta ufak tefek bir kadın:
- Kocam yine gelmedi, bana da telefon etti, "Artık senden boşanmak istiyorum" diye; ne yapacağımı bilemiyorum, büyük oğlan öfkeyle kollarına jilet attı, "Babamı öldürmek istiyorum" diye...
***
Arsa boşluğundaki üstü naylonla örtülü kırık dökük bir barınak önünde, hasır bir sepet örmeye çalışan yaşlıca bir kadın ve karşısındaki alıcıya, kıpırdamayan gözlerini kaldırarak söylediği yakınmasız, titreşimsiz, kuru ve durgun bir söz:
- Biliyor musunuz, ben körüm...
***
Yüksek duvarlı küçük bir bahçedeki ağaçların altında nargile içmesini de seven genç bir hanımın Salvador Dali'ye duyduğu hayranlıktan söz açması ve Dali'nin akıp giden sulara benzeterek çizdiği büyük saat resimlerinin sohbet içinde dolaşması...
Ve maskeliymişçesine suratının sadece üst kısmı ve sırtı siyah, gerisi bembeyaz bir kedinin sessiz sedasız kuyruğunu kaldırıp sırtını kabartması...
***
Neyse, yağmur diner gibi oldu, bakalım bizim kaloriferler ne zaman başlayacak yanmaya?..
***
Akla pek gelmeyen bir soru da sanki göbek atıyor karşımda:
- Bir İstanbul depremi, AB üyeliğinden önce gerçekleşirse ne olur, sonra gerçekleşirse ne olur?
***
Yanıtı yeni bir çağın dişlileri arasında...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
'Soykırım' ve Orhan Pamuk
TANER Akçam soykırım iddiasını savunan kitabı...
Çetin ALTAN
Genel bir dağdağanın dışından birkaç hayat enstantanesi
Dışarıda dinmeyen bir yağmur, içeride ise tüm...
Melih AŞIK
Doğal kazıklar!
Başbakan'ın "Ulusa Sesleniş" konuşmasını tele...
Fikret BİLA
Hükümet Yimpaş'ta ne yapabilir, ne yapamaz?
Yimpaş olayı TBMM'ye taşındı.
Hasan CEMAL
Yimpaş vakası!
Tatil dönüşü ben de masamda bir Yimpaş dosyas...
Güneri CIVAOĞLU
Şehvet-i kelam
Papa 16. Benedictus'un Türkiye'de geçireceği ...
Can Dündar
Türk-Müslüman yaylası
Artvin Valisi Cengiz Aydoğdu "Müslüman-Türk ...
Hurşit GÜNEŞ
MB yeniden döviz almaya başlamalı
Uzun bir süredir iki tezi dile getiriyorum. B...
Doğan HEPER
Cumhuriyet laiklikle taçlanır
CUMHURİYET, demokrasi ve laiklik birbirini ta...
Semih İDİZ
Türkler Bulgaristan'ı faşizme karşı koruyor
Geçen pazar günü Bulgaristan'da cumhurbaşkanl...
Sami KOHEN
Pazarlık için pazarlık...
AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın Kıbrıs'la ilg...
Hasan PULUR
Avrupa temsilcisi uğurlanırken...
DÖRT yıldan beri Türkiye'de bulunan Avrupa Bi...
Derya SAZAK
İklim felaketi
Küresel ısınmanın sonuçlarından biri de dünya...
Meral TAMER
Sanayicinin değişen söylemi
İstanbul Sanayi Odası tarafından bu yıl beşin...
Yaman TÖRÜNER
Son birkaç yılda bankacılıkta neler yaptık?
Son birkaç yılda bankacılık sektöründe neler ...
Güngör URAS
Diyarbakır'da "gariban dostlarımı" sel aldı
Dün sabah telefon çaldı. Uyandım. Her yer ka...
Serpil YILMAZ
Turizmde Avrupa-Türk kadın işbirliği
Antalya İş Kadınları Derneği (Antikad), Avrup...
M. Ali BİRAND
AB, Kıbrıs konusunda utanmalıdır
Ben, Annan Planı'nın tartışması sırasında, Kı...

© 2006 Milliyet