Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hükümet Yimpaş'ta ne yapabilir, ne yapamaz?


Yimpaş olayı TBMM'ye taşındı.
CHP milletvekillerinin soru önergeleri var. Yanıt bekliyorlar.
Diğer taraftan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Meclis'te, bu olay karşısında hükümetin konumunu belirleyen bir konuşma yaptı.
Şahin, "kuvvetler ayrılığı" ilkesine dayanarak hükümetin "ne yapamayacağını" mealen şöyle anlattı:
TBMM üyelerine dedi ki, "İçinizde birçok hukukçu var. Diyorlar ki bu adamı (Dursun Uyar) niye tutuklamıyorsunuz? Arkadaşlar, tutuklayacak olan bakan mıdır? Bakanlar adam tutuklayabilir mi? Hükümet tutuklama yapabilir mi? Mağdur olan vatandaşlar yargıya başvursunlar, zaten büyük bölümü de bunu yaptı."
Şahin, kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun olarak diyor ki, soruşturma yapacak olan savcılardır, tutuklayacak olan da yargıçlar. Ayrıca ekliyor, Türkiye'de hiçbir savcı ve hâkim hiç kimseden talimat almaz.
Bunlar doğru...
Tutuklayacak olan yargıçlardır.
Ancak, bu, hükümetin hiç sorumluluğu olmadığı veya hiçbir şey yapamayacağı anlamına gelmez.

Yetki ve sorumluluk
Aksine, vatandaşın mağduriyetini önlemek, işlemlerin yasalara uygun yürütülmesini sağlamak, suç işleyen kişileri saptayıp yargıya teslim etmek, suç oluşturan işlemleri ortaya çıkarmak hükümetin, dolayısıyla idarenin yetki ve sorumluluğundadır.
İdare içinde denetim organı bulunmasının nedeni de budur.
Sadece basında çıkan haberler ihbar kabul edilse, devletin denetim organlarının harekete geçmesi ve Yimpaş'ın işlemlerini denetlemesi gerekir.
Birçok yolsuzluk ve yolsuzluk zinciri denetim elemanlarının incelemeleri sonucunda ortaya çıkmış ve yargıya intikal etmiştir.
Milyarlarca euro'dan söz edilen büyüklükteki para toplama, İsviçre üzerinde para hareketleri, mağdur olduğunu öne süren binlerce vatandaş ortada olduğuna göre, devletin merkez denetim organlarının ve bağlı oldukları bakanların, "Bu, yargının işi" diyerek kenara çekilmeleri doğru değildir.
Sermaye Piyasası Kurulu, Yimpaş hakkında teftiş kurullarına 17 kez başvuruda bulunduğunu, ancak yanıt alamadığını belirtmektedir.
Başbakanlık Teftiş Kurulu, Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu, Hesap Uzmanları Kurulu, kontrolörler, vergi denetmenleri, Mali Suçları Araştırma Kurulu gibi merkezi yetkilere sahip denetim organları Yimpaş'ın işlemlerini mali suç, transferler ve vergi işlemleri açılarından denetlemişler midir?
Bu denetimleri yapmak idarenin, dolayısıyla hükümetin görevi değil midir?
İstediği zaman istediği kişi veya şirketin işlem ve belgelerini hallaç pamuğu gibi atan idare, bu "duyarlılığını" Yimpaş mağduru vatandaştan esirgememelidir.

AKP'nin iddiası
AKP'nin iktidara gelmeden önce verdiği sözlerin başında yolsuzlukla, usulsüzlükle, hortumculukla mücadele geliyordu.
Başbakan Erdoğan, bu iddiasını, "Damardan gireceğiz" diye ifade etmişti.
Hükümet bu kararlılığı, "şirket ve kişi ayrımı yapmadan" göstermelidir.
Bazıları için, "Bu, yargının işi" diyerek seyirci kalmamalıdır.
Denetim organları, "yandaşlık" esasına göre çalıştırılmamalıdır.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Soykırım' ve Orhan Pamuk
TANER Akçam soykırım iddiasını savunan kitabı...
Çetin ALTAN
Genel bir dağdağanın dışından birkaç hayat enstantanesi
Dışarıda dinmeyen bir yağmur, içeride ise tüm...
Melih AŞIK
Doğal kazıklar!
Başbakan'ın "Ulusa Sesleniş" konuşmasını tele...
Fikret BİLA
Hükümet Yimpaş'ta ne yapabilir, ne yapamaz?
Yimpaş olayı TBMM'ye taşındı.
Hasan CEMAL
Yimpaş vakası!
Tatil dönüşü ben de masamda bir Yimpaş dosyas...
Güneri CIVAOĞLU
Şehvet-i kelam
Papa 16. Benedictus'un Türkiye'de geçireceği ...
Can Dündar
Türk-Müslüman yaylası
Artvin Valisi Cengiz Aydoğdu "Müslüman-Türk ...
Hurşit GÜNEŞ
MB yeniden döviz almaya başlamalı
Uzun bir süredir iki tezi dile getiriyorum. B...
Doğan HEPER
Cumhuriyet laiklikle taçlanır
CUMHURİYET, demokrasi ve laiklik birbirini ta...
Semih İDİZ
Türkler Bulgaristan'ı faşizme karşı koruyor
Geçen pazar günü Bulgaristan'da cumhurbaşkanl...
Sami KOHEN
Pazarlık için pazarlık...
AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın Kıbrıs'la ilg...
Hasan PULUR
Avrupa temsilcisi uğurlanırken...
DÖRT yıldan beri Türkiye'de bulunan Avrupa Bi...
Derya SAZAK
İklim felaketi
Küresel ısınmanın sonuçlarından biri de dünya...
Meral TAMER
Sanayicinin değişen söylemi
İstanbul Sanayi Odası tarafından bu yıl beşin...
Yaman TÖRÜNER
Son birkaç yılda bankacılıkta neler yaptık?
Son birkaç yılda bankacılık sektöründe neler ...
Güngör URAS
Diyarbakır'da "gariban dostlarımı" sel aldı
Dün sabah telefon çaldı. Uyandım. Her yer ka...
Serpil YILMAZ
Turizmde Avrupa-Türk kadın işbirliği
Antalya İş Kadınları Derneği (Antikad), Avrup...
M. Ali BİRAND
AB, Kıbrıs konusunda utanmalıdır
Ben, Annan Planı'nın tartışması sırasında, Kı...

© 2006 Milliyet