|
Son birkaç yılda bankacılıkta neler yaptık?
Son birkaç yılda bankacılık sektöründe neler yaptık? n Bankalar Yasası'nın 10 kez kişilere, kurumlara ve olaylara özgü biçimde değiştirdik.
22 bankayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devrettik. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nu (BDDK) kurduk. Sonra, bu kurumdan TMSF'yi ayırdık. İslami bankacılık yapan finans kurumlarını, TMSF'ye devretmeden kurtardık. Kasım 2000 ve Şubat 2001 ekonomik krizlerinin tahlilini yapmaya hiç yanaşmadık. Yeni finans kurumları kurdurup İslami bankacılık yapan finans kurumlarına da "banka" dedik. Getirdiğimiz yeni kurallarla, Türkleri kolay kolay bankacılık yapamaz hale getirdik. Sonunda, bankalarımız el değiştirmeye ve yabancılara satılmaya başladı.
Milli sermaye
Yabancıların sektördeki payının önce % 15, sonra % 25 ve nihai olarak da % 50 olabileceğini, "endişeye mahal" olmadığını açıkladık.Yabancı bankanın "hakim ortağı"nın ülkesine gidip gözaltına alamayacağımızı, onu "hortumcu" ilan edemeyeceğimizi, yurtdışına çıkışını engelleyemeyeceğimizi, Bankalar Yasası'nın "müsadereye ilişkin hükümleri"ni uygulayamayacağımızı unuttuk.Demek ki, bütün bu hükümleri sadece milli sermaye için koyduk.Sonunda, milli bankalar, yabancı bankalar ve TMSF'ye devredilen bankalar için 3 ayrı hukuk icat ettik. Dünyada bir ilki gerçekleştirdik.Milli bankanın gittikçe azaldığı bir ortamda, ithalatı da kolaylaştırıp dev adımlarla artırarak, milli ekonominin yok olması için her şeyi yaptık.Tasarruf-yatırım dengesizliğini ve sermaye yetersizliği sorununu aşmanın yabancı bankalarla sağlanamayacağı gerçeğini anlayamadık.Ekonomik bağımsızlığımızı yok etme yolunda dev adımlarla ilerledik.
Milletvekili dokunulmazlığı
Küçük esnaf ve sanayici için kredi darboğazını aşacak tedbirler alamadık ve sistemi bu tedbirleri alamayacak hale getirdik. Bu konuda getirilen tedbirleri hep reddettik. Milletvekili dokunulmazlığı bile tartışılırken, BDDK ve TMSF yöneticilerine çok geniş dokunulmazlıklar sağladık.Ekonomik bağımsızlığımızın yok olmasının giderek siyasi bağımsızlığımızın yok olmasına yol açacağını unuttuk."Ulusa Sesleniş" programlarında bütün bunları "başarı" diye sıraladık.
Yabancılar bize bütün bunları başarı diye yutturdu. Biz de millete bunları başarı diye yutturuyoruz. Bravo!
Şimdi sıra Merkez Bankası'nın satılmasında. Hâlâ elde ise, bunu da satalım. Bu mal, iyi para eder. Hele, İstanbul'a taşınırsa, fiyatı daha da artar!
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|