|
 |
|
|
İzmir'in her noktası aynı İzmir olmalı
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
Her yağmur başladığında bir korku kaplardı... Tek katlı, kentin tepelerinde kaybolup gitmiş evinin penceresinden merakla dışarı bakardı. İşten dönecek oğlunu, okuldan gelecek kızını beklerdi yağmur sızdıran pencerenin camından. İçinden dua ederdi... Önce sağ salim gelsinler diye. Sonra da yağmur bir an önce dinsin diye. Kimi zaman dinmezdi yağmur. Mahallede bağırışlar yükselmeye başlardı gecenin karanlığında. Paçaları sıvayıp, bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında, evlerine dolan suyu boşaltmaya çalışırlardı. Kovalar, leğenler yetmezdi. Yardım ekiplerinin ise belki de en son uğradığı yerdi onların evleri. Göle dönerdi koca mahalle, mahsur kalanlar inlerdi uzaklardan. Eşyaları, evleri, kendileri sırılsıklam olurdu kururdu da hiç bir şey kurutamazdı içlerindeki denizleri... Kader derdi de o çocukları kabul etmezdi. Zaten onların yolları da bozuktu, otobüsleri de çok sık yoktu.
"Sıralasan amaan daha neler"
Kentin sırtlarında olmak bu kadarla da kalmıyor aslında. Bir kentin, hem de İzmir gibi bir kentin güzelliklerine sadece tepeden bakmak demek de oluyor. Renkli, ışıklı, heybetli büyük binaları manzara niyetine sadece pencereden seyretmek... Örneğin İzmir'de yaşayıp denizi bile görememek, Konak Meydanı'nı bilmemek, Kordon'da hiç oturup gevrek yememek de demek kimi zaman... Okulunun soğuk olması, duvarlarının rutubetten dökülmüş olması, hastaneye uzak olmak ve daha ne çok eksiklik demek aslında. Dışlanmak gibi, kendini dışlanmış hissetmek gibi bir şey belki de? "Buyrun bu şehrimiz İzmir. Uyumu siz sağlayın" demek mi doğrusu?
Sırtlarla buluşmak
Doğru olan bir kaç yıldır yapılmaya çalışılıyor aslında. Kent, sırtlarıyla buluşsun diye projeler üretiliyor. Daha
çok kültürel aktiviteler bunlar. Ve en çok da konumu gereği, Konak Belediyesi yürütüyor bu projeleri. Semt merkezlerinin sayısının artması, spor ve kültürel aktivitelerin çukurda değilde tepede daha çok yapılması gibi projeler var... Denizi hiç görmemiş kadınlar, çocuklar bahar aylarında sahile geziye götürülüyor denizle tanıştırılıyor. Müzeler gezdiriliyor, evlerine kapanan kadınlar, çocuklar artık spor yapıyor, kurslara gidiyor.
Konak Belediyesi ve İzmir Devlet Opera Balesi bu hafta bir ilki daha gerçekleştirdi. Kentte yaşayan izleyicilerin beğenilerini gelişmesine katkı ve yeni bir deneme sahnesi kazandırmak adına "Gizli Evlilik" adlı opera Konak Belediyesi'ne ait Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür ve Sanat Merkezi'nde sahnelendi. Sezon içinde de 7 kez ücretsiz olarak sunulacak. Bu projenin anlamı, bu kentin havasını soluyan herkesin bir noktada buluşmaya doğru yavaş yavaş ilerlemesi... Kentlilik bilincinin gelişmesi, sanata yakınlıklarının sağlanması... Ayrıca da Konak Belediyesi'ne ait Dr.Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür ve Sanat Merkezinin kültürel amaçlı etkinlikler için değerlendirilmesi...
Bu işbirliği gelecek yıl da sürecek. Gizli Evlilik 9,11 Kasım,11,18 Aralık 2006 ve 15,19 ocak 2007 tarihlerinde yinelenecek.
Bir kentin her yanının eşit olması ne güzel... Ama bunlar yeterli değil. Yağmur yağdığında da durakta beklerken de hastalanınca da spor yaparken de okula giderken de herkes eşit olmalı. Yağmurun ardından ağlayanlar hep aynı insanlar olmamalı... İzmir'in her noktası aynı İzmir olmalı.
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|