Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Otobüs-sandviçle vergi tahsilatı

Satır Arası / Deniz Sipahi

İzmir Vergi Dairesi Başkanı Mustafa Bulut'un büyük bir çaba içinde olduğunu biliyorum.
Son yıllardaki grafiğe bakıldığında da İzmir'de tahsilatın diğer illere göre çok daha iyi olduğunu izliyoruz.
İzmir'de bu yılın ilk 9 ayında, 271 bin vergi mükellefinden toplam 11.6 milyar YTL'lik (11.6 trilyon lira) tahsilat yapılmış. Bu süre içinde, su, elektrik, telefon, yakıt, kira, pul, bakım, onarım, sağlık ve 3 bin 500 personelin maaşları dahil toplam 57 milyon 250 bin YTL harcanmış.
Mustafa Bulut, "Bu harcama, toplanan verginin yanında, devede kulak kalır. Çünkü arkadaşların çoğuna araba tahsis etmedik, belediye otobüsüyle denetime gittiler. Harcırahı az verdik, öğle yemeğini sandviçle geçiştirdiler" demiş.
Maliye'nin en fazla önem vermesi gerektiği alanda personelin böyle sıkıntılar içinde olması düşündürücü. Son dönemde personelde yaşanan erozyon da düşündürücü.
Maliye'nin vergi denetimindeki en önemli aracı olan hesap uzmanı, müfettiş, kontrolör ve denetmen kadrolarında önemli oranlarda boşluk var. Toplam 10 bin 18 olarak belirlenen kadronun 3 bin 394'ü dolu. Yüksek maaş teklifi alan denetim elamanları özel sektöre geçiyor. Emekli olduklarında maaşlarının ancak yüzde 60'ını alan denetim elemanları da emekliye ayrılarak mali müşavirlik yapmayı tercih ediyorlar.
Kısacası...
Vergideki kayıp ve kaçak artarken, devletin vergi denetim kadroları da her geçen gün biraz daha küçülüyor.
İnsana dayalı bir iş yapılan yerde son yıllarda vergi incelemesinin yapılamaması ya da kısıtlı olanaklarla yapılması, gözden geçirilmesi gereken bir durumdur.
Geçmiş yıllarda Teftiş Kurulları, Gelir İdaresi'ne eleman yetiştiren bir yerdi. Oysa şimdi bütün bu dengeler değişmiş.
Bunları neden anlatıyorum?
Çünkü Türkiye'de vergi kaçağı, sınırları aşan bir boyuta gelmiş durumda.
Farklı birimler tarafından yapılan denetimlerde bütün vergi türlerindeki kaçak oranının yüzde 119 olduğu belirlenmişti. Yani, 100 liralık gelir beyan edilirken 119 liralık gelirin gizlendiği anlaşılmıştı.
Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu'nun, kurumlar vergisine yönelik 2005 yılı inceleme sonuçları daha vahim bir tablo ortaya koydu.
Kurul tarafından 2005 yılı içinde incelemesi yapılan 672 kurumlar vergisi mükellefinin 420 milyon YTL (420 trilyon TL) gelir beyan ettiği belirlendi. Ancak inceleme sonucunda bu mükelleflerin vergiye tabi gerçek gelirlerinin (matrah) 2 milyar 873 milyon YTL (2 katrilyon 873 milyon TL) olduğu saptandı. Bunun özeti vergiye tabi gelirin, yedi kat düşük gösterilmesidir.
İşte Türkiye gerçeği...
İzmir'de bütün özverili çalışmalara rağmen kaçak bu oranlarda olmasa da devam etmektedir. Önemli olan bir sistem oturtmaktır.
Sistemi denetlemez, sonucunda gerekli yaptırımları hayata geçiremezseniz bu gidişatı tersine çeviremezsiniz.
İzmir Vergi Dairesi Başkanı Mustafa Bulut'u göreve başladığı günden bu yana takip ediyorum.
Bahsetmiş olduğum bu kadro eksikliğine ve sınırlı imkanlara rağmen Türkiye ortalamalarının üzerinde bir performans yakalanmış durumda.
Ama bunun yeterli olmadığını da vatandaşlarımızın da ülkesine karşı daha duyarlı olması gerektiğini tekrar hatırlatıyorum.

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Netameli bir kısır döngü
Emeklilik hakkında her şey
Utandıran görüntülere çözüm bulunacak mı?
İzmir'in her noktası aynı İzmir olmalı
Otobüs-sandviçle vergi tahsilatı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet