Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Giriş

"Önce iş, aş, aşk"ı orada yakaladım.
Hiçbir şeyi olmayanların, hayatın ritmini nasıl yakaladıklarını da orada yakaladım.
Hayatlarında, ne ön liberoları vardı, ne 10 numaraları, ne pivot ne nokta santrforları...
Ne pres yapabiliyorlardı ne alan daraltabiliyorlardı.
Yine de hayatlarında çok tempolu oynayabiliyorlardı.
Hayatın ritmini yakalamışlardı.
Napoliten ruhla.

Gelişme
O dünlerde Maradona, Careca, Alemao, Zola, Napoli'deydi.
Luciano Moggi de suya "mu" diyordu.
O da oradaydı.
Ben de Floransa'da.
Her hafta sonu hooop Napoli'ye...
Cumartesi, dünyanın en romantik koyları Positano, Ravello filan falan...
Pazarları da San Paolo.

* * *
Garibandılar, hiçbir şeyleri yoktu, mesela Milanolu'nun her şeyi vardı, yine de bir Milanolu'dan daha mutlu yaşıyordu bir Napolili...
San Paolo tıka basa dolduğunda bile, 32 dişi olan bir Napolili, ya bir ya iki tane oluyordu.
Ağzında 20'den fazla dişi olanlara gıpta ile bakıyorlardı.
Paranın p'si yoktu.
Güney, ilk defa zengin kuzeye baş kaldırıyordu, her alanda ezildikleri kuzeylileri, hiç olmazsa San Paolo'da eziyorlardı.
Ne ön liberoların sayısı, ne kimin nerede oynadığı, ne santrforların kaç tane olduğu, umurlarında değildi.
Rakamlar hiç değildi.
Alt alta yazıp toplayamıyorlardı bile.
Böyle boş işler için, vakitleri yoktu.
Futbol goldü onlar için, onu da Maradona ve arkadaşları, nasıl olsa atıyordu.
Futbol şovdu, bir oyundu, bir hoşluktu, onlar kralını yapıyordu.
Gerisi de fasa fisoydu...

* * *
Zengin kuzeyin karizmatik yorumcuları, Napoli'nin futbolunu her hafta didik didik ederken, Napolili katıla katıla gülüyordu, ne olduğunu zaten anlamıyordu, çoğu Napolili zaten o İtalyanca'yı anlamıyordu.
"Manyak mı bunlar (kuzeyliler) ne diyorlar?" diyorlardı.
Bunların bu kadar mı boş vakti vardı?
Bizim garibanın, işi, aşı, aşkı için çabalamaktan değil anası, babası da ailesi de sülalesi de ağlıyordu.
Ve...
İş de aş da aşk da değil aslanın ağzında, midesindeydi.

Sonuç
Ön liberoların sayısı, artık ana haber bültenlerine girdi.
Galatasaray'ın, Şerafettin Yaylası'ndaki son maçının bir gece öncesinde, "Galatasaray yarın iki ön liberoyla oynayacağı öğrenildi" dendi, bir kanalın haber bülteninde.
Dünün dünü de Şampiyonlar Ligi'nin bir maçını anlatan spiker arkadaşımız, "4-4-1-1 oynuyorlar" dedi.
Başlayalı daha bir dakika bile olmamıştı.
Ve...
Turkcell'in cuk oturan reklamı...
Arda'nın annesi bile "4-4-2"yi öğrenmeden huzur bulmuyor.
Ve...
Kabahat söyleyenlerde değil söyletenlerde.
Televizyon başında bekleyen "teknik seyirciler"de.
Teknikleştikçe, hayatın ritminden, temposundan, tekniğinden, hayattan uzaklaşanlarda.
Ve...
Şaşırıyorum.
Aramızda bu kadar çok mu her şeyi tamam Milanolu var?
Ve...
Sanki burada bir yanlışlık var.
Ve...
Tabi bence.

Bizim Jose (Mourinho)'ye dedim ki...

Bir yorumcu arkadaşımız, "Newcastle'daki 11'i, Fenerbahçe Başkanı yaptı dedim, iki tarafın da (teknik direktör ve başkanı kast ediyor) gıkı çıkmadı, demek ki başkan yapmış" dedi.
Ben de "Newcastle'da Zico, belki de ilk defa 11'ini kendi yaptı" demiştim.
Sanki kimsenin gıkı mı çıkmıştı?
Bu hesaba göre Zico mu yapmış oluyor 11'ini?
Hangisi doğru?
İkisi de değil.
Ciddiye almıyorlar bizi...
Doğrusu bu.
Bizi tanıyorlar.
Günün birinde, Zico'nun, Gerets'in, Tigana'nın ciddiye almadığı bir kısım bizi, dünya ciddiye alacak ama.
Bir kısım bizi keşfedecekler.
Capello, Lippi, Mourinho, Benitez, Ferguson, bir kanala bağlanıp, cevap hakkını kullanırsa şaşırmayın.
Dünyanın futbol ülkelerinin çok uzağında bir yerlerde, futbolu bu kadar çok bilen bu kadar çok adam var.
Üstelik bu ülkede, uluslararası bir kulüp takımı yok (bir dönemin Galatasaray'ı hariç), uluslararası bir milli takımı yok (o Galatasaray'ın devamı olan milli takım hariç) uluslararası futbolcuları da yok.
Bu ülkenin, hemen hemen her yorumcusu, o futbol ülkelerinin her takımını, her takımın her sistemini, o takımın teknik direktöründen daha iyi biliyor.
Capello'ya, Lippi'ye, Morinho'ya, Benitez'e, Ferguson'a bile doğru yolu gösteriyorlar, hem de her hafta..
Evet günün birinde, bizi keşfedecekler.
Yıllığı 10 milyon doları bulan teknik adamların, yıllığı 50-60 milyon dolarlara ulaşan yedeklerin oturduğu o kulübelerde, bizden birisi de oturacak belki günün birinde.
Belki en uçtaki masörlerden birinden sonra.
Her kulübeye, o bir kısım bizden bir yorumcu...
Başka türlü kurtuluşları yok.
Bu iş oraya doğru gidiyor.
Ve...
Tabi bence.

TIRİ TU TU TU Tİ

Ne mi bu başlık?
Sevgili Yaşar Duran'ın (kaleci Yaşar), 322 no'lu odadan, room service'e iki çay siparişi...
Anlatan, Çizgi Dışı'nda bizim sevgili Rıdvan.
322 miydi, 232 miydi unuttum. Arayıp, Rıdvan'a sordum.
"Tu tıri tu, tu ti" dedi Rıdvan.
Demek 232'ymiş.
Yine güldük.
Ve... Keşke, 333'de 3 kişi kalsalardı, 3 çay sipariş etseydi.
Tıri tıri tıri, tıri ti.
Ve...
Tabi bence.

bilgingokberk@mail.com




SPOR
Gözyaşı çetesi: 1-2
İki saatlik barış!
'İyiler kazanır'
Ah Lazaroni ah!
Irkçılıkta pabuç pahalı!
Newcastle vurgunu
Efes Pilsen klasiği: 82-68
Sporun kemeri sıkıldı!
Hido&Memo iyi başladı
Asrın Güreşçisi'ne yakışan davranış
Taksit dönemi
HAFTANIN HAKEMLERİ
Filede rakip İtalya
Haber turu...
Nasıl kaybedilir?
Giriş
Yazık yenilgi!
Zizou hak etmiyor
Boynu bükük
Fikirlerin uğruna gerekirse ölmelisin!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Nasıl kaybedilir?
"Ligde kimse karşısında duramıyor ama Avrupa'...
Bilgin GÖKBERK
Giriş
"Önce iş, aş, aşk"ı orada yakaladım.
Atilla GÖKÇE
Yazık yenilgi!
Lig bir yana UEFA Kupası bir yana...
Uğur MELEKE
Zizou hak etmiyor
Zaten 2003'te FIFA yılın futbolcusu ödülünü Z...
Erdoğan ŞENAY
Boynu bükük
Bükreş'teki önemli yarışmada Beşiktaş yine bi...
Nilay YILMAZ
Fikirlerin uğruna gerekirse ölmelisin!
"Şampiyon olduğumuzda beni en çok etkileyen ş...


© 2006 Milliyet