Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Afet değil, enkaz yönetimi


Şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketi, Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman illerinde 40 civarında vatandaşımızın yaşamını yitirmesine yol açtı.
Bu illerde ve İstanbul'da binleri bulan sayıda ev ve işyeri kullanılamaz hale geldi. Bazı evler çöktü...
Her felaketten sonra olduğu gibi bu sel felaketinden sonra da uzmanlar ve yetkililer televizyonlara çıkıp neler yapılması gerektiğini anlattılar.
Türkiye felaketler karşısında ilkel bir görünüm veriyor. Afet yönetimi uzmanlar tarafından teorik olarak çok iyi izah ediliyor ama uygulamada, afeti değil, afetten sonra enkaz kaldırmayı yönettiğimiz görülüyor.

Afet yönetimi
Afet yönetimi tehlikeyi tahmin etmek ve erken uyarıdan başlayarak etkilerini en aza indirmek demektir. Amaç, afeti can kaybı olmadan en az maddi hasarla atlatabilmektir. Bunun için gerekli önlemleri almaktır.
Oysa, Türkiye'de böyle bir afet yönetimi söz konusu değil.
Bu gerçek, depremde, yangında, selde, bayram trafiğinde verilen yüzlerce can kaybıyla defalarca ortaya çıktı.
Uzmanların afetten sonraki analizleri, yetkililerin yine afetten sonra geçmişten gelen hataları sıramaları sorunu çözmüyor.
Türkiye, afet önlemiyor, enkaz kaldırıyor.
İhmal ve sorumsuzluk "Afet, ne yapalım!" anlayışıyla, "kader" gibi sunuluyor.

İmaj çalışması
Meteorolojik bilgiler afete işaret ettiğinde yerel yöneticilerimiz hemen kameranın karşısına geçip "afet merkezi"nden görüntü vermeye başlıyorlar. Bu "imaj çalışması" ne yazık ki can kayıplarını engellemiyor. İşin garibi, afet merkezini de sel basıyor!

Temel sorun
Afetlerin büyük can kayıplarına yol açması, temel sorunların olduğu gibi bırakılmış olmasından kaynaklanıyor.
Basit oy hesaplarından başlayıp eğitime, toplumsal bilince kadar uzanan "umursamazlık" garip vatandaşın canına mal oluyor.
Son felaketten sonra uzmanlar can kayıplarının nedenlerini şöyle açıkladılar:
1- Dere yataklarına ev yapılmış olması,
2- İmar affı ve yeni imar izinleriyle bu tehlikeli yapılaşmanın teşvik edilmiş olması,
3- Oy deposu olarak görülen gecekondulara göz yumulması, mevcutlara tapu benzeri belge verilerek, kaldırılmalarının olanaksız hale getirilmiş olması,
4- Kentleşme sürecinde altyapı yatırımlarının savsaklanması,
5- Belediyeciliğin "rant" esasına dayandırılarak yürütülmesi,
6- Dere ıslahı, yol, köprü yapımlarında mühendislik hizmetinin verilmemesi veya mühendislik hataları,
7- Yapı denetim mekanizmasının işlemeyişi; Marmara depreminden sonra etkinleştirilmeye çalışılan yapı denetim firmalarının işlerini iyi yaptıkları zaman iş alamayışları,
8- Sivil savunma kurumunun ve kurtarma mekanizmalarının iyi çalışmaması,
9- Kentlerin "afet acil eylem plan"larının olmayışı, olanların kâğıt üstünde kalması,
10- Afetler açısından dere yatakları başta olmak üzere tehlikeli yerlerdeki yerleşimlerin siyasi kaygılarla kaldırılmaması, taşınmaması.
İstanbul, Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman'dan televizyonlarda yansıyan görüntülerde bu "nedenler"in çoğunu görmek mümkündü.
Halk afetlere karşı kaderine terk edilmiş durumda.
1999 Marmara depreminden bu yana yıllardır, "İstanbul depremi kâbusu"nu konuşuyoruz. İstanbul'da yapıların yüzde 65-70'i hâlâ kaçak demek dışında dişe dokunur bir çalışma yok.
Afetten afete sızlanıp duruyoruz.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yimpaş dersleri
YİMPAŞ hakkındaki şikâyetlerin pek çoğu hakkı...
Çetin ALTAN
"Kutsal tabular"la perdelenen yüzeysellik, şarlatanlık, meraksızlık
-Kimliğinizi açıklamanız gerekse nasıl açıkla...
Melih AŞIK
Kızılay Oskarı...
Kızılay Başkanı Tekin Küçükali, Başbakan Tayy...
Fikret BİLA
Afet değil, enkaz yönetimi
Şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketi, ...
Hasan CEMAL
Lanet olsun tuzağı!
Avrupa Birliği'yle ne olacak? Bu konuda önce ...
Güneri CIVAOĞLU
Otomobil uçar gider...
Afro saçları, derin dekolte elbisesiyle dikka...
Abbas GÜÇLÜ
Şener'in reytingi arttı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllat...
Hurşit GÜNEŞ
Bankacılıkta artan yabancı payı
Türkiye'de yabancılar sürekli banka alıp duru...
Metin MÜNİR
Kim bu Stern?
İngiltere Başbakanı Tony Blair iklim değişikl...
Faik ÖZTRAK
Hükümet TCMB'den ürker mi?
Merkez Bankası bu hafta içinde yaptığı açıkla...
Hasan PULUR
Siyaset yargıya bir bulaşırsa...
SİYASET yargıyı etkiler mi?
Derya SAZAK
Stern raporu
Küresel ısınmaya karşı önlem alınmazsa, dünya...
Meral TAMER
Küresel ısınmaya karşı yarın 12'de Kadıköy'de
İstanbul'da önceki gün sel nedeniyle yaşanan ...
Ece TEMELKURAN
Ah! Hayat!
Öyle ki, bir varak ustası, artık bundan böyle...
Güngör URAS
'Hoca makbuzu' ile toplanan paralar eridi gitti
Yurtdışındaki vatandaşlarımız tasarruflarını ...
M. Ali BİRAND
Papadopulos efendiye birileri birşeyler söylemeli
Salı sabahı resmi Ankara ziyaretinin sonuna g...

© 2006 Milliyet