Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Otomobil uçar gider...


Afro saçları, derin dekolte elbisesiyle dikkati çekiyor genç kadın... Ardından müthiş bir ses... Kristal gibi berrak müziğin temposuyla eşzamanlı olarak dört kırmızı oda duvarları yükseliyor.
Ortaya, Dodge otomobilin dört değişik modeli çıkıyor. Türkiye'de satışa yeni girecek Amerikan araçları bunlar.
.......................
"Tanıtımı da tam Amerikan tarzı" diye düşünürken, bu kez bir başka "havalanma" olayı...
Bir Avrupa otomobili Skoda ağır ağır tekerlerini yerden kesti, havalanmaya başladı.
Yerden 3 metre kadar yükseldi.
O koca otomobili böyle havalandıracak ve havada tutacak ne bir zincir, ne bir halat vardı.
İlgilileriyle konuştum. Meğer son model otomobilin aynını plastikten yapmışlar.
İçine gaz doldurmuşlar.
Kısacası bir "balon otomobil" yapmışlar.
Arka tamponunun üzerine, bir anten ve pervane monte edilmiş.
Bir görevli, elindeki uzaktan kumandayla bu pervaneyi yönlendiriyor. Aracın daha fazla havalanmasını, salondaki hava akımıyla başka stantlara uçmasını engelliyor.
Hazım Körmükçü üstadın "Otomobil uçar gider" şarkısını mırıldanıyorum.
.......................
Bunlar, CNR Fuarcılık tarafından düzenlenen ve dün açılışı yapılan "Otomobil Fuarı"ndan ilk iki gözlem...
Yıllardır Paris ve Cenevre otomobil fuarlarını imrenerek izlerdim. Sorgulardım:
"Neden bizde böylesi olmuyor?"
İşte oldu.
Dünyanın iddialı markaları, yeni modelleriyle İstanbul fuarındalar.
Olması gereken buydu.
Cenevre Otomobil Fuarı, bu fuarın sadece bir holü kadar alanı bile kaplamıyor.
İstanbul'da ise, 6 hol var.
Hepsinin dolmuş olması güzel haber. Avrupa'nın büyük 3 fuarından biri bu.
.......................
1 milyon dolaylarında izleyici bekleniyor.
7 ile 10 milyon dolar dolaylarında gelir sadece gişelerden...
Stantlar ise markalara gerçekten yüksek fiyatlarla kiralanmakta.
Büyük bir organizasyon.
Formula 1'i İstanbul'a kazandıran "yeni zihniyet", beraberinde böyle bir otomobil fuarı konseptini de getirdi.
......................
Türkiye'de pek görülmeyen "ultralüks" araçlar da gözlere sunuluyor.
Yeni model RR'lar (Rolls-Royce) yerden yükseltilmiş, yani Türkiye yollarında da kullanılabilir.
İlk kez Bentley modelleri de sergilenmekte.
Her parçası elle yapılıyor.
Sadece direksiyonunun derisi için el işçiliğinin 15 gün aldığını öğrendim.
Deri koltuklar fitilli istenirse, bir 15 gün süre de onun için...
Mercedes'ler, BMW'ler tüm modelleriyle gene iddialı. Ve Porsche'ler, Jaguar'lar, Maseratti'ler bir başka zevk kulvarında yarışıyor.
Audi, Peugeot, Alfa Romeo, Volkswagen, Renault, Ford, Fiat...
Aerodinamiğin estetikle seviştiği örnekler.
Otomotiv dünyasından bir gerçek de, "Artık dünyada kötü, çürük otomobil yok. Kaliteler birbirine çok yakın. Sadece kulvarlar farklı..."
Ya "klasik araçlar!.."
En uzun orada kaldım.
Salonlar ışıkla yıkanıyor.
......................
Bütün araçların yanlarında çoğu mini etekli güzeller...
Büyük markaların barlarında şampanya ikramları...
Özellikle Borusan'ın barını aynı dekorla Nişantaşı'nda açsınlar, kapıda sıra oluşur.
......................
Daha göremediğim stantlar ve markalar var.
En az bir kere daha gideceğim.
Fakat...
Bir stant için şimdiden duyuruda bulunayım... Tam çıkarken gezdiğim Çin otomobilleri standı şaşırttı beni.
Motosikletten sonra, Çin, otomobille de geliyor.
Binek araçları, küçük araçlar, 4X4 cipler... Hepsi de orta sınıf Batı araçlarıyla boy ölçüşecek görüntüde...
Fiyatlar henüz açıklanmıyor ama izlenimim, kendi tarzlarındaki Japon ve Kore araçlarından en az yüzde 15 dolaylarında ucuz olacak.
........................
Ve gülümseme molası...
Fuarda, çeşitli boylarda örnekleri olan bir "balyoz standı" yoktu.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yimpaş dersleri
YİMPAŞ hakkındaki şikâyetlerin pek çoğu hakkı...
Çetin ALTAN
"Kutsal tabular"la perdelenen yüzeysellik, şarlatanlık, meraksızlık
-Kimliğinizi açıklamanız gerekse nasıl açıkla...
Melih AŞIK
Kızılay Oskarı...
Kızılay Başkanı Tekin Küçükali, Başbakan Tayy...
Fikret BİLA
Afet değil, enkaz yönetimi
Şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketi, ...
Hasan CEMAL
Lanet olsun tuzağı!
Avrupa Birliği'yle ne olacak? Bu konuda önce ...
Güneri CIVAOĞLU
Otomobil uçar gider...
Afro saçları, derin dekolte elbisesiyle dikka...
Abbas GÜÇLÜ
Şener'in reytingi arttı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllat...
Hurşit GÜNEŞ
Bankacılıkta artan yabancı payı
Türkiye'de yabancılar sürekli banka alıp duru...
Metin MÜNİR
Kim bu Stern?
İngiltere Başbakanı Tony Blair iklim değişikl...
Faik ÖZTRAK
Hükümet TCMB'den ürker mi?
Merkez Bankası bu hafta içinde yaptığı açıkla...
Hasan PULUR
Siyaset yargıya bir bulaşırsa...
SİYASET yargıyı etkiler mi?
Derya SAZAK
Stern raporu
Küresel ısınmaya karşı önlem alınmazsa, dünya...
Meral TAMER
Küresel ısınmaya karşı yarın 12'de Kadıköy'de
İstanbul'da önceki gün sel nedeniyle yaşanan ...
Ece TEMELKURAN
Ah! Hayat!
Öyle ki, bir varak ustası, artık bundan böyle...
Güngör URAS
'Hoca makbuzu' ile toplanan paralar eridi gitti
Yurtdışındaki vatandaşlarımız tasarruflarını ...
M. Ali BİRAND
Papadopulos efendiye birileri birşeyler söylemeli
Salı sabahı resmi Ankara ziyaretinin sonuna g...

© 2006 Milliyet