Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hükümet TCMB'den ürker mi?


Merkez Bankası bu hafta içinde yaptığı açıklamalarla, kamu maliyesinde 2006 yılında yaşanan gelişmelerden ve 2007 yılı hedeflerinden hoşnut olmadığını ortaya koydu. Banka hem kamu harcamalarının yüksekliğinden hem de gelirler politikasının enflasyon hedefiyle uyumsuzluğundan şikâyetçi. Banka, açıkça, bu maliye politikası yüzde 4 enflasyon hedefine ulaşmakta bana yardımcı olmaz diyor.
Bankanın bu raporlarda artan enflasyonun nedenleri arasında önemle durduğu bir başka konu da TL'nin değer kaybı. Peki, programda kullanılan ortalama kur tahmini yüzde 4 enflasyonu destekliyor mu? Bu yıl 1.442 YTL/$ olacağı tahmin edilen ortalama kurun gelecek yıl 1.54 YTL/$ olacağı tahmin edilmiş. 2003-05 döneminde nominal olarak gerileyen kur enflasyondaki düşüşe önemli bir destek olmuştu. 2006'da durum değişince enflasyon da yükseldi. 2007'de de YTL'nin nominal olarak değer yitireceği tahmin edilmiş. Bu durumda kur öngörüleri de enflasyonun yüzde 9'lardan yüzde 4'e indirilmesini desteklemiyor.




Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bu durumda ben bu faizleri düşüremem, hatta artırırım veya likiditeyi sınırlarım diyor. Bu tedbir özellikle seçime giden hükümetleri iki nedenle korkutur. Artan faizler ekonomiyi yavaşlatır veya yerli para aşırı değerlenerek dış açığı artırır ve finansman sorunu ortaya çıkar.
Ancak, özellikle yükselen piyasa ekonomilerinde uluslararası likidite bolluğuna bağlı olarak hükümetler son dört yıldır bunun tam tersini yaşıyorlar. Enflasyon hedefleyen merkez bankaları hükümetlerin giderek gevşeyen maliye politikalarına tepki olarak parayı sıktıkça risk iştahıyla gözü dönen küresel sermaye, ekonomilerin likidite ihtiyacını hızla karşılıyor ve bunların yüksek büyüme hızları devam ediyor. Yani, sıkı para politikası hükümetlerin hovardalığını cezalandırmıyor, aksine, destekliyor. Tabii dış açıklar artıyor ama küresel likidite bolluğunda finansman sorunu yaşanmıyor.
Türkiye'de de hükümet bu tecrübelerin ışığında paradigmaların değiştiğine ve dış açığın sorun olmadığına inanıyor. Küresel likiditede kalıcı bir daralma beklemiyor.
Dolayısıyla hükümet, TCMB parayı sıkarsa dışarıdan finansman geleceğini ve büyümenin düşmeyeceğini bekliyor. Dışarıdan finansmanı geldikçe dış açığın artması hükümeti hiç endişelendirmiyor. Finanse edilen dış açık sorun değil diyen bu hükümet değil mi?
Dışarıdan aşırı döviz girişinin YTL'ye değer kazandırmasına ve bunun sanayiyi ve istihdamı boğmasına ise hükümet zaten seyirci kalıyor. Kısa vadede değerli YTL'nin, kısa vadede tüketicinin alım gücünde yarattığı sahte artışı tercih ediyor. Bu tavrını seçim sonuna kadar sürdürebilir. Hem sanayici, ucuz bulup bol bol kullandığı dış borcu şu anda geri ödemekle meşgul. TL değerlenirse kısa vadede rahatlar.
Diğer taraftan, bütçede dövizli harcamaları 1.54 YTL/$ kuruyla hazırlayan hükümet, kur bunun altına inerse, daha fazla fiziki harcama yapma imkânına da kavuşur.
Sonuçta TCMB'nin faiz ve likidite silahlarını kullanacağını söylemesi seçime giden hükümeti ürkütmez, aksine, rahatlatır.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Yimpaş dersleri
YİMPAŞ hakkındaki şikâyetlerin pek çoğu hakkı...
Çetin ALTAN
"Kutsal tabular"la perdelenen yüzeysellik, şarlatanlık, meraksızlık
-Kimliğinizi açıklamanız gerekse nasıl açıkla...
Melih AŞIK
Kızılay Oskarı...
Kızılay Başkanı Tekin Küçükali, Başbakan Tayy...
Fikret BİLA
Afet değil, enkaz yönetimi
Şiddetli yağışların yol açtığı sel felaketi, ...
Hasan CEMAL
Lanet olsun tuzağı!
Avrupa Birliği'yle ne olacak? Bu konuda önce ...
Güneri CIVAOĞLU
Otomobil uçar gider...
Afro saçları, derin dekolte elbisesiyle dikka...
Abbas GÜÇLÜ
Şener'in reytingi arttı
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllat...
Hurşit GÜNEŞ
Bankacılıkta artan yabancı payı
Türkiye'de yabancılar sürekli banka alıp duru...
Metin MÜNİR
Kim bu Stern?
İngiltere Başbakanı Tony Blair iklim değişikl...
Faik ÖZTRAK
Hükümet TCMB'den ürker mi?
Merkez Bankası bu hafta içinde yaptığı açıkla...
Hasan PULUR
Siyaset yargıya bir bulaşırsa...
SİYASET yargıyı etkiler mi?
Derya SAZAK
Stern raporu
Küresel ısınmaya karşı önlem alınmazsa, dünya...
Meral TAMER
Küresel ısınmaya karşı yarın 12'de Kadıköy'de
İstanbul'da önceki gün sel nedeniyle yaşanan ...
Ece TEMELKURAN
Ah! Hayat!
Öyle ki, bir varak ustası, artık bundan böyle...
Güngör URAS
'Hoca makbuzu' ile toplanan paralar eridi gitti
Yurtdışındaki vatandaşlarımız tasarruflarını ...
M. Ali BİRAND
Papadopulos efendiye birileri birşeyler söylemeli
Salı sabahı resmi Ankara ziyaretinin sonuna g...

© 2006 Milliyet