Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Kasım 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şu İnciraltı meselesi

Satır Arası / Deniz Sipahi

Büyükşehir Belediyesi, imar tartışmaları bitmeyen İnciraltı için Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi Salonu'nda 9-12 Kasım tarihleri arasında dört günlük halka açık forum düzenlemeyi planlıyor.
Kenti halkın desteğini alarak yönetmek gerçekten demokratik bir yaklaşım.
Ama merak ediyorum; dört günlük açık platform sonucuna göre şekillenecek bir İnciraltı; İzmir'in geleceğine cevap verebilir mi?
Her yurtdışına çıktığımda üzülerek Türkiye'ye dönüyorum.
Kent estetiği ve mimarisinden yoksun şehirlerimizi gördükçe kahroluyorum.
İzmir de ne yazık ki güzelliklerini her gün yitiren bir kent.
Düşünebiliyor musunuz; koskoca İzmir'de insanlarımızın nefes alabileceği İnciraltı'ndan başka bir yer kalmamış durumda.
Her İzmirlinin görüşüne elbette saygım var; hepsini dinlemeye tek tek hazırım.
Ama kentlerin geleceğini ilgilendiren önemli projelerde üçüncü gözlere ihtiyaç olduğuna inanırım.
* * *
Ve özellikle de uluslararası değer kazanmış yarışmalara...
Hep Barselona'yla İzmir arasında bir bağ kurulur.
Gerçekten de iklimi ve coğrafi özellikleriyle Barselona ile İzmir'in ortak yönleri yok değil.
Ama gidin görün ki; bu büyülü kent yıllar içinde defalarca elden geçirilmiş ve yeni kimlikler kazandırılmış.
Eski kent (Ciutat Vella), Gotik kent (Barri Gotic) ve Barri de la Ribera hep ünlü kent tasarımcıları ve mimarların elinden geçerek korunmuş.
Rönesans'tan bu yana pek çok ünlü mimar ve ressama ev sahipliği yapan Barselona'da Valeri, Antonio Gaudi, Domenech-i Montaner, Puig-i Cadafalch, Jujol gibi mimarların, Picasso, Miro gibi ressamların izlerini görüyorsunuz.
Ve her şeyden önemlisi dünya literatürüne girmiş bu kişiler hala kentte yaşatılmaya devam ediyor.
* * *
Kent dokuları içinde insan eliyle geliştirilmiş oluşumların yeri, bunların çevresindeki doğa ve mevcut unsurlarla uyumu ve birbirlerini tamamlayıcılığı, tarih boyunca sosyal yaşama çok kuvvetle yansımıştır.
İnsan eliyle yapılan nesnelerin, objelerin en başta geleni elbette yapılardır, binalardır.
Ama parklar, meydanlar, aralara serpiştirilmiş üç boyutlu objeler, kent içi köprüler ve altgeçitler, yollar, kaldırımlar, ağaçlar hepsi bu dokusal uyuma saygılı olmak ve onunla kucaklaşmak durumunda. Başarılı mimari sadece tekil bir yapının kendi iç mekanlarıyla yapı sistemini uygun ve akılcı detaylarla birlikte ferah bir işlevselliğe kavuşturma amacını taşımaz.
Ne yazık ki; bizde görsel doyuruculuk beklentisi yok denecek kadar azdır.
Çağlarına tanıklık eden ve hayranlıkla izlenen tarihi yapı mirası örneklerinde işlevsellik ve estetiğin yanı sıra çevre dokusuyla da uyum aranır.
* * *
Türkiye'de, İzmir'de gördüğüm en büyük eksiklik budur.
İnciraltı'nın geleceğine karar verelim; halk da sivil toplum örgütleri de odalar da buna destek olsun.
Ama tıpkı Barselona'nın geçmişini, bugününü etkileyen ve geleceğini de etkiyeceği belli olan Gaudi gibi mimarların fikirleri benim için çok daha önem kazanıyor.
Bir kentin siluetini değiştirmek ve gelecek yüzyılını şekillendirecek önemli projeler bana göre mutlaka uluslararası nitelik kazanmalıdır.
Bunu yaparken de İzmir'in gerçeklerini iyi analiz etmek; buna uygun modeller, projeler geliştirmek şarttır

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Sıcacık bir kış için
Emeklilik hakkında her şey
AKP'lilerin bayram mazeretleri
Oyunlar Köyü'nün köyden farkı yok
Göz Göz yeniden
Şu İnciraltı meselesi





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Arzu Çetik
Necati Çetiner
Elif Demirci
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet