Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Kasım 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Doğa suçlu değil!

Harran'daki felaketi değerlendiren uzmanlar, küresel iklim değişikliklerinin uç olayları artıracağını belirtti. Uzmanlar, "Felaketin sebebi doğa değil, dere yatağına ev yapanlar" dedi

İSTANBUL Milliyet

Harran'da yaşanan sel felaketini değerlendiren İTÜ Meteoroloji Bölümü ve Afet Yönetim Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, "Küresel iklim değişiklikleri nedeniyle yıllarca kuraklık ve sel gibi uç olayların artacağını söyledik. Bunun örneklerini yaşıyoruz" diye konuştu.
Fosil yakıt kullanımının ve diğer etkenlerin tetiklediği küresel iklim değişikliklerinin sel ya da kuraklık gibi aşırı meteorolojik olayların sayısını artırdığını belirten Kadıoğlu, "Gelişmiş ülkeler bunu şehir seli olarak yaşıyor, çünkü onlar bizim gibi nehir yataklarına ev yapmıyor. Türkiye'de sel risk yönetimi, sel tahmini yapmak diye bir şey yok" diye konuştu.

Afet sayısında artış
YTÜ Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy da özellikle 1960'lardan sonra büyük afetlerin sıklığında artış görüldüğünü vurguladı. Ersoy, son yıllarda can kaybının 100'den fazla olduğu, olay sayısında belirgin artış gözlendiğini sözlerine ekledi.
Meteoroloji Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Erhan Angü ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bir doğal felaket yaşanmadığını, sadece daha kısa sürede fazla yağış düştüğünü belirterek, "Kuruyan topraklar hızla düşen yağmuru ememeyince akış ve sel oluştu. Felaketin sebebi doğa değil, dere yatağına ev yapanlar" dedi.
Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Saydam da, "Yerleşimi nehir yatağına yaparsanız doğanın suçu ne? 20 - 30 yılda bir böyle ani yağış artışları olabilir. Onlardan biri olduğunda da sizi alır götürür" dedi.

İşçiler canlarını zor kurtardı

Doğu ve Güneydoğu illerinden, çalışmak amacıyla Adana'nın Yüreğir ve Karataş ilçelerine gelerek, kilo başına 14 Ykr karşılığında pamuk toplayan, günlük 10 YTL'ye sebze bahçelerinde çalışan tarım işçilerinin kaldıkları çadırlar da sağanak yağış nedeniyle sular altında kaldı. Gece yağışla uyanan ve eşyalarını kurtarmaya çalışan işçilerin çoğu memleketlerine dönmeye başladı.

G.Doğu'da 75 yıllık yağış rekoru kırıldı

İSTANBUL Milliyet
Güneydoğu Anadolu'da sele neden olan yağışlar, meteoroloji istatistiklerini de alt üst etti. Bölge ekim ve kasım aylarında son 75 yılın ortalamasından 3 - 4 kat daha fazla yağış aldı. Meteoroloji yetkililerine göre, toprak suya doyduğu için bundan sonraki yağışlar daha büyük sellere neden olabilir. 75 yılın ekim ortalamasının metrekaye 30.8 kilo olduğu Diyarbakır'a, geçen ay 104.5 kilogram yağış düştü. Kasım ortalaması 54.6 kilogramken, bu ayın sadece ilk 3 gününde düşen yağış miktarı 54 kilograma ulaştı.

Hava sıcaklıkları 8 derece düşecek

Türkiye'nin yeni bir soğuk ve yağışlı havanın etkisine gireceğini açıklayan Meteoroloji, sıcaklıkların da yurt genelinde 8 ile 10 derece civarında azalacağını belirtti. Bugün Marmara'dan başlayarak tüm bölgelerde orta kuvvette don beklendiğini de belirten Meteoroloji, özellikle Doğu ve Güneydoğu'da sel riskinin yarın akşama kadar süreceğini bildirdi. Sel felaketinin genişleyerek Doğu Anadolu'nun kuzeyi, Karadeniz, Kütahya ve Göller Bölgesi'ni vuracağını kaydeden Kızılay Genel Müdürü Ömer Taşlı ise "Kızılay'da izinler ertelendi. En üst düzeyde alarma geçildi" dedi.

Okyanuslar alarm veriyor

DIŞ HABERLER SERVİSİ
Okyanuslarda yaşayan balık ve diğer canlıların, mevcut çevre kirliliği ve aşırı avlanma sürerse 2048 yılına dek yok olabileceği bildirildi. ABD'li bilim adamlarının, BM Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) 1950 - 2003 arasında dünyadaki tüm balık ve omurgasızlarla ilgili verilerini ve 1000 yıllık tarihi kayıtları 4 yıl boyunca inceleyerek yaptığı araştırma, denizlerdeki biyolojik çeşitliliğin çarpıcı bir biçimde azaldığını ve şimdiden türlerin yüzde 29'unun yok olma noktasında olduğunu gösterdi. Rapora göre, dünya çapında avlanan 8 bin balık türünün üçte birinin 2003'te nesli tükendi.





GÜNCEL
Doğa suçlu değil!
Harran ucuz atlattı
Kurbanlar Afrika'ya
Dursun Uyar'a rüşvet soruşturması
Yabancı vakıflar şube açabilecek
Paşa lojmanlarında inceleme yapılacak
Fehmi Koru da 'Yimpaşzede' çıktı
MİT'ten Özyürek'e 'Fethullahçı' raporu
İslamcılar töre cinayetlerine karşı ikircikli
'Özgürlük'e sansür Meclis'te
Trakya beyaza büründü
Emniyet'ten yanıt
Demirel: İstanbul en büyük Kürt şehri






Melih AŞIK
Doktorunu seç!
Keçiören Atatürk Göğüs Hastalıkları Hastanesi...
Can Dündar
Utanç
Son 3 gündür, ben de her baba gibi, her ana ...
Hasan PULUR
Sel, Yimpaş ve kazlar...
İNSANIN yüreği parçalanıyor, siz sıcak eviniz...
Çetin ALTAN
"Zevahir"i, "görünüş"ü, "imaj"ı kurtarmak da ayvayı yiyince...
Sel baskınlarının yarattığı perişanlığın medy...

© 2006 Milliyet