|
 |
|
|
Sana bir şey olmaz, bizdensin
Rapor tarihi 8 Mart 2006. Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Mutalip Ünal tarafından hazırlanmış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanmış ve "gereğinin yapılması" için Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'e gönderilmiş.
O günlerde yaşanan doping skandalları nedeniyle halter federasyonu hakkında yapılan soruşturmanın sonuçlarını içeren dört sayfalık bir metin.
GSGM'ne, dolayısıyla Devlet Bakanı Şahin'e bağlı bir federasyon başkanının "görevde kalmasında sakınca bulunduğuna" dair resmi bir belge.
Türk halterini dünyaya rezil eden olayların faturasının, federasyon başkanı Hasan Akkuş'a kesildiğini gösteren raporun sonuç bölümünde "Yukarıda özetlenen ve halter federasyonunun cezalandırılmasıyla sonuçlanan son olayda, faaliyetlere hakim olamama, kamplarda disiplinsizlik ve başıbozukluk, sevk ve idare zafiyetinin sorumluluğu halter federasyonuna aittir..." deniyor.
Ve devam ediyor;
"IWF tarafından Türkiye Halter Federasyonu'na ve bazı sporculara ceza verilmesi sürecinde gözetim, denetim, sevk ve idare zafiyetinin asıl ve fer'i olarak sorumlusu görülen halter federasyonu başkanlığı hakkında alınacak idari tedbirlerin Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından takdir ve ifa edilmesi gerektiği..."
Şimdi de şu satırlara dikkat edin:
"IWF'nin verdiği 100 bin dolarlık para cezasının halter federasyonu bütçesinden karşılanmasının usülsüz olacağı, paranın olayın sorumlusu olarak görülen Başkan Akkuş ve adı geçen dört milli takım antrenörü tarafından ödenmesi..."
Çifte standart
Bu arada merak ediyorum, sayın Bakan cezanın hangi kaynaktan karşılandığını biliyor mu?
Şahin'in, federasyon başkanları seçim yönetmeliğinin 16. maddesine göre kusurlu olduğu saptanan Hasan Akkuş'u bu rapor doğrultusunda görevden alma yetkisi vardı.
Almadı ya da alamadı.
Aksine hiçbir şey olmamış gibi tekrar aday olmasına gözyumuldu, dahası spor teşkilatı olarak destek verilip yeniden başkan seçtirildi!
Futbolda son bir yılda yaşananları düşünüyorum da...
Acaba Başbakan yardımcısı, yetkisi olsa Futbol Federasyonu başkanı Haluk Ulusoy'un bir dakika o görevde kalmasına izin verir miydi?
Elbette hayır.
Peki, bu ne yaman çelişkidir ki, kamu vicdanını rahatsız eden benzer iki olayda Bakan farklı tavırlar ve tercihler sergileyebiliyor?
Biri için suç duyurusunda bulunuyor, dava açtırıyor, Teftiş Kurulu'ndan görüş üzerine görüş alıyor...
Öteki hakkında hiçbir yaptırım uygulamıyor, adeta görmezden geliyor...
Ben devletimden hırsızların, yurt dışında kırmızı bültenle aranan dolandırıcıların, yüzü kızarmadan aramızda dolaşan tefecilerin, milleti soyanların, Türk sporunu uluslararası alanda rezil edenlerin peşine düşmesini, hesap sormasını bekliyorum.
Hiçbir ayrım yapmadan, fark gözetmeden...
Ne yani..!
Çok şey mi istiyorum?
Top delegede
Futbolda kısa dönemde bir seçim olur mu?
Bana göre kolay değil.
Bakan Mehmet Ali Şahin'in son açıklamaları, topun genel kurula, dolayısıyla delegelere doğru şutlandığını gösteriyor.
Yani Şahin, sorumluluğu, kulüplerin üstlenmesini istiyor.
Bu ne demek?
Kulüplerin toplanıp "Ulusoy'u istemiyoruz, seçim yapılsın" kararı alması demek.
Peki bu süreçte böyle bir karar alınabilir mi?
Kısa bir süre sonra göreceğiz.
Siyasetin futbola doğrudan müdahalesi pek çok insanı rahatsız ediyor.
Bazıları farkına vardı.
Futbola yeni bir lider bulunamıyor deniyor.
Hele siyaset elini bir çeksin!
Bakın size on tane aday çıkıyor mu, çıkmıyor mu?
İçki kumar ve spor
Şimdi okuyacaklarınız bir spor federasyonumuzun resmi internet sitesinden alındı.
Hakem ve sporcuların müsabaka dönemlerinde uyacağı kurallarla ilgili bir genelge;
İşte satır başları;
"Turnuva süresince içki içtiği ve kumar oynadığı tespit edilenler, hangi saatte oynandığına, içildiğine bakılmaksızın disiplin kuruluna sevk edilecektir."
"Turnuva zamanı sabahlara kadar uykusuz kalan ve genellikle diskoteklerde zaman geçiren sporcu ve hakemlerden saat 01.00'dan itibaren eğlence ortamında görülenler disipline gönderilecektir."
"İçki ve kumar ortamı içinde bulunanlar, geç saatlere kadar uykusuz kalarak hem kişisel, hem ülke menfaatleri açısından sorun yaratanlar cezalandırılacaktır."
Şaşırdınız mı?
Açın Türkiye Bilardo Federasyonunun internet sitesini.
Ne hallere düşmüşüz görün.
İçki alemleri, kumar partileri, diskoteklerde eğlenceler.
Ben yorum yapmıyorum!
Sporun pek muhterem yöneticileri.
Siz ne diyorsunuz bu duruma?
Pardon drama..?
Hakem sahipsiz mi?
Şu sıralar Futbol Federasyonu başkanı ile Merkez Hakem Kurulu başkanı arasındaki diyalog kesilme noktasında.
Haluk Ulusoy, sezon başından beri hakemlerin ne bir toplantısına gitti, ne yemeğine katıldı.
Ulusoy'un tavır koymasının ilk nedeni FİFA listesinin belirlenmesi sırasında yaşanan olaylar.
İsimler üzerindeki tartışmada sorumluluk almayan Mustafa Çulcu'nun bu davranışına Ulusoy'un çok kızdığı söyleniyor.
Başkan tepkili
Başkanın, haftalık etaplar konusunda kendisine bilgi verilmemesine de tepkili olduğu ileri sürülüyor.
Aralarındaki soğukluk beni ilgilendirmiyor.
Ancak hakemlerin daha fazla özen ve ilgiye ihtiyaç duyduğu bir dönemde...
Bu tip gerilimlerin onları olumsuz etkileyeceği, olası hatalardan en büyük zararı yine kulüplerin göreceği kesin.
cersen@milliyet.com.tr
|
|
|

|