Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Kasım 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gençler, sorunlar ve hükümet


Dün, tarihi bir gündü. DSP, ANAP, DYP, MHP gibi köklü bir geleneğe sahip partilerin sandığa gömülüp AKP'nin doğduğu gündü. Aradan tam dört yıl geçti. AKP, 80 sonrasında, iktidarda en uzun süreli kalan parti oldu. Hem tek başına hem de en uzun süreli!..
Çarşamba akşamı Bolu İzzet Baysal Üniversitesi'nde Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in katıldığı Genç Bakış'ta bir anlamda bu süreç değerlendirildi.
En çarpıcı tespit, Şener'in hoşuna gitmese de, hükümetten memnuniyetin yok denecek kadar az olmasıydı. Farklı konularda Şener'i bol bol alkışlayan öğrenciler, hükümetin icraatları söz konusu olduğunda sık sık protesto ettiler. Hele hele, "Türkiye büyüyor, ekonomi tıkırında, ama siz bunun farkında değilsiniz" yönündeki açıklamaları, neredeyse hiç destek bulmadı.
Benzeri yaklaşımı, 3 Kasım öncesindeki iktidar ortakları da gösteriyordu. DSP eriyor denildiğinde, medyanın abartısı olarak nitelendiriliyor, ANAP ve MHP'nin barajı aşamama ihtimali göründüğü dile getirildiğinde ise art niyetlilikle suçlanıyorduk. Şimdi benzeri yaklaşımlar AKP kurmaylarından geliyor.
Üniversiteler Türkiye'nin nabzını tutmak isteyenler için çok önemli bir gösterge. Toplumsal duyarlılıklar konusunda kamuoyunun bir iki adım önündeler. Genç Bakış'ta biz bunun çok örneklerini yaşadık. Örneğin AKP'nin bu kadar büyük bir oy oranıyla geleceğinin işaretlerini programlarımızda görmüş ve ertesi gün bunu dile getirmiştik. Aynı şekilde, AB'ye karşı olumsuz tavrın giderek yükseldiğini görüp bunu kamuoyuyla paylaştığımızda da yadırgayanlar ve abartlı bulanlar olmuştu. Oysa bugün gelinen nokta ortada. Dün üniversite gençliği ne diyorsa, bugün hemen herkes o görüşü dile getiriyor.
Ekonomik gidişat ve hükümetten memnuniyet konusunda da son programlarda çok önemli ipuçları veriliyor. Tabii dikkate alan oluyorsa. Özellikle de hükümeti ilgilendiriyor. İşte onlardan bazıları:

Nelerden şikâyetçiler?
  • Öğrenciler genel gidişattan memnun değil.
  • Ekonominin iyi gittiğine inanmıyorlar.
  • İşsizliğin azaldığına ya da azalacağına ihtimal vermiyorlar.
  • Yolsuzların yeterince üzerine gidilmediği görüşündeler.
  • AB'ye şiddetle karşılar.
  • ABD, Fransa ve İsrail'le ilişkiler konusunda çok hassaslar.
  • Özelleştirmeler konusunda kafalarında cevap bekleyen pek çok soru var.
  • ÖSS, YÖK ve katsayılar konusunda verilen sözlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle tepkililer.
  • Lübnan'a asker gönderilmesine hiç sıcak bakmıyorlar.
  • Başbakan Erdoğan'ın agresif üslubunu onaylamıyorlar.
  • Erken seçim istiyorlar.
  • Cumhurbaşkanını yeni Meclis'in seçmesinden yanalar.
  • Çankaya'ya tarafsız bir isim istiyorlar.


  • Neler istiyorlar?
    Öğrenciler iktidardan memnun değiller. Peki muhalefetten memnunlar mı? Evet demek çok zor. Muhalefete karşı da mesafeliler. Ama dünden bugüne değişen en önemli gösterge, gençlerin ülke sorunlarına ve siyasete olan ilgileri. Önümüzdeki seçimin kaderini kesinlikle onlar belirleyecek. Zaten rakamlara bakıldığında en büyük partinin gençlerin destekleyeceği parti olacağı şimdiden belli. 10 milyonluk genç seçmen kitlesi, eğer ortak hareket eder ve oylarını bir ya da iki partiye kanalize ederse, o partiler uçar.
    Üniversitelerin şu anda sunduğu manzara, Türkiye'yi bir koalisyonun beklediği yönünde. AKP de dahil herhangi bir partinin tek başına iktidara gelme olasılığı çok az gözüküyor. Şimdi buna da itiraz edenler çıkacaktır. Ama tıpkı diğer konularda olduğu gibi, yakında kamuoyu da bu tespitleri ciddi bir şekilde konuşuyor olacaktır.
    Özetin özeti: Gençlere kızan değil, onları yakalayan, sorunlarına sahip çıkan ve güvenlerini kazanan partiler, iktidarın adayları olacaktır. Onları kazanmak için hâlâ zaman var...

    aguclu@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Kıbrıs'ı satmak
    DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül bir süredir "Kı...
    Çetin ALTAN
    "Zevahir"i, "görünüş"ü, "imaj"ı kurtarmak da ayvayı yiyince...
    Sel baskınlarının yarattığı perişanlığın medy...
    Melih AŞIK
    Doktorunu seç!
    Keçiören Atatürk Göğüs Hastalıkları Hastanesi...
    Fikret BİLA
    Yimpaş'ın para toplama yöntemi
    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Doğan C...
    Hasan CEMAL
    Yine Kıbrıs, 301, AB!
    İki gün üst üste Kıbrıs dinledim. Birinde, KK...
    Güneri CIVAOĞLU
    Kraliyet Lisesi'nde örtünmek
    Türban krizi Avrupa'ya yayılacak gibi görünüy...
    Can Dündar
    Utanç
    Son 3 gündür, ben de her baba gibi, her ana ...
    Abbas GÜÇLÜ
    Gençler, sorunlar ve hükümet
    Dün, tarihi bir gündü. DSP, ANAP, DYP, MHP gi...
    Semih İDİZ
    Finlandiya Kıbrıs'ı yüzüne gözüne bulaştırdı
    Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununa girme çaba...
    Sami KOHEN
    Fin-iş...
    Bu iş bitti mi?.. Yani AB Dönem Başkanı Finla...
    Metin MÜNİR
    Büyüklük kader değil, terdir (1)
    Kimse annesinin karnından, büyük bir futbolcu...
    Hasan PULUR
    Sel, Yimpaş ve kazlar...
    İNSANIN yüreği parçalanıyor, siz sıcak eviniz...
    Derya SAZAK
    Batman acısı
    Sel felaketi Batman'da 8'i çocuk 11 can aldı....
    Meral TAMER
    Dünya Kültür Haritası'nda neredeyiz?
    Yaman TÖRÜNER
    Vergisiz, algısız % 21 net faiz nasıl kazanırsınız?
    Hükümet sayesinde, vergiyi sadece fakir halk ...
    Güngör URAS
    Enflasyonun geleceği döviz fiyatına bağlı (ve de ucuz ithalata)
    Ekim ayında tüketici ve üretici fiyatları end...
    M. Ali BİRAND
    PP çok şanslı, ancak kartlarını abartıyor
    Kıbrıs Rum lideri Papadopulos ismi çok uzun ...

    © 2006 Milliyet