Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Kasım 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fin-iş...


Bu iş bitti mi?.. Yani AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın Kıbrıs'la ilgili girişimi tamamen suya düşmüş sayılır mı?
Girişimin "usul" ile ilgili faslı fiyaskoyla bitti. Finlandiya'da hafta sonu için öngörülen toplantı olmayacak. Ama Fin diplomasisi gene de önümüzdeki günlerde ve haftalarda önerilerini taraflara kabul ettirme çabalarını ikili temaslarla sürdürecek.
Ev sahibi olarak Finlandiya'nın yaptığı davetin ardından, şimdi bu toplantının kimin yüzünden yapılamadığı tartışılıyor. Rumlar Türkiye'yi, Türkiye Rumları suçluyor. Finliler resmi beyanlarında kimseyi suçlamamaya özen gösteriyorlar; ama AB diplomatları genelde kabahati Ankara'ya yüklüyorlar. Türkiye'nin bu buluşmada Yunanistan'ın bulunması üzerinde ısrar ettiğini iddia ediyorlar.
Bu tartışmanın temelindeki esas neden şu: Rum yönetimi Fin önerilerini doğrudan Türkiye ile müzakere etmek istedi. AB'yi devreye sokarak... Ankara ise, bu önerilerin iki toplum temsilcileri arasında tartışılmasını, Türkiye'nin bu tartışmalara daha sonra katılmasını istedi. Türkiye için Maraş gibi çözümün bir parçası olan konular AB değil, BM çerçevesinde ele alınmalı...
Kısacası, "usul" ile ilgili tartışmalar, bu kez de tarafların "temel" pozisyonlarını öne çıkardı ve sonuçta esas pazarlıklar başlamadan sona erdi...

Az al, çok ver!..
Eğer "Fin formülü" daha dengeli olsaydı, belki bu noktaya gelinmezdi. AB Dönem Başkanı'nın amacı neydi? Türkiye'nin Rumlara limanlarını açmasını sağlamak... Buna karşılık Türk tarafına bir şey vermesi gerekiyordu. O da, Mağusa'nın AB denetiminde, dışa açılmasına imkân tanımak...
Bu öneri paketine Maraş dahil edilince, iş değişti. Öneriler, "asimetrik" bir nitelik aldı. Yani bu durumda Türkiye limanlarını açacak, Mağusa'dan AB ile direkt ticari imkânını sağlamak uğruna Maraş'ı teslim edecekti... Böyle dengesiz bir alışveriş olur mu?
Bir an için, Finlandiya'daki toplantı üzerinde mutabakat sağlandığını varsaysak dahi, öneri paketi üzerindeki müzakerelerde bu şartlarla bir anlaşmaya varmak herhalde mümkün olamazdı.
Şimdi Fin diplomasisi çabalarını sürdürse de, sonuç büyük olasılıkla bundan farklı olmayacak...

Toptan kayıp...
Türkiye-AB müzakerelerinin geleceği bundan nasıl etkilenecek?
Hemen belirtelim ki, Kıbrıs açmazı tek etken değil. Bunun ikinci ayağını "siyasal reformlar" (özellikle 301. madde) oluşturuyor. İki ana konuda da son kararı AB liderleri (14-15 Aralık zirvesinde) verecek.
Üç olasılık var:
1) Bu sıkıntılara rağmen, müzakerelere devam etmek.
2) Şartlı olarak, sadece bazı fasılları görüşmek...
3) Müzakereleri topyekûn askıya almak...
Bu üç şıkkın en kötüsü tabii üçüncüsü. AB böyle bir karar alır mı? Daha önce de yazmıştık, bu, AB Komisyonu'nun ve üye ülkelerin hükümetlerinin Türkiye karşısındaki duruşuna, ona ne kadar önem verdiğine, "Türkiye'yi 'kaybetmeyi' ne ölçüde göze aldığına bağlı. Biz her şeye rağmen, böyle bir noktaya gelineceğini sanmıyoruz. Fransa, Avusturya gibi Türkiye'nin üyeliğine soğuk bakan ülkelerin, hatta Kıbrıs Rum yönetiminin dahi ilişkileri topyekûn askıya almak" gibi bir istekte bulunacağına pek ihtimal vermiyoruz.
Zaten bu noktaya gelinirse, artık AB ile üyelik de, Kıbrıs'ta çözüm de FİNİŞ aşamasına girer, yani bu iş burada biter... Bunu herhalde onlar da biliyordur...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kıbrıs'ı satmak
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül bir süredir "Kı...
Çetin ALTAN
"Zevahir"i, "görünüş"ü, "imaj"ı kurtarmak da ayvayı yiyince...
Sel baskınlarının yarattığı perişanlığın medy...
Melih AŞIK
Doktorunu seç!
Keçiören Atatürk Göğüs Hastalıkları Hastanesi...
Fikret BİLA
Yimpaş'ın para toplama yöntemi
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Doğan C...
Hasan CEMAL
Yine Kıbrıs, 301, AB!
İki gün üst üste Kıbrıs dinledim. Birinde, KK...
Güneri CIVAOĞLU
Kraliyet Lisesi'nde örtünmek
Türban krizi Avrupa'ya yayılacak gibi görünüy...
Can Dündar
Utanç
Son 3 gündür, ben de her baba gibi, her ana ...
Abbas GÜÇLÜ
Gençler, sorunlar ve hükümet
Dün, tarihi bir gündü. DSP, ANAP, DYP, MHP gi...
Semih İDİZ
Finlandiya Kıbrıs'ı yüzüne gözüne bulaştırdı
Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununa girme çaba...
Sami KOHEN
Fin-iş...
Bu iş bitti mi?.. Yani AB Dönem Başkanı Finla...
Metin MÜNİR
Büyüklük kader değil, terdir (1)
Kimse annesinin karnından, büyük bir futbolcu...
Hasan PULUR
Sel, Yimpaş ve kazlar...
İNSANIN yüreği parçalanıyor, siz sıcak eviniz...
Derya SAZAK
Batman acısı
Sel felaketi Batman'da 8'i çocuk 11 can aldı....
Meral TAMER
Dünya Kültür Haritası'nda neredeyiz?
Yaman TÖRÜNER
Vergisiz, algısız % 21 net faiz nasıl kazanırsınız?
Hükümet sayesinde, vergiyi sadece fakir halk ...
Güngör URAS
Enflasyonun geleceği döviz fiyatına bağlı (ve de ucuz ithalata)
Ekim ayında tüketici ve üretici fiyatları end...
M. Ali BİRAND
PP çok şanslı, ancak kartlarını abartıyor
Kıbrıs Rum lideri Papadopulos ismi çok uzun ...

© 2006 Milliyet