|
Hayatımın Ecevit'le değişen akışı
Türk siyasetinin çınarı devrildi.
1. kuşak siyasetçilerle siyaset yapmış, İsmet Paşa'yı devirmiş, Celal Bayar ve Adnan Menderes'e muhalefet etmiş, Türk siyasetinin en problemli günlerinde başbakanlık koltuğuna oturmuş, 1977'de % 41.4 oy aldığı halde başbakan olamamış, ama 1995'de % 14 oy oranına karşın başbakan olmuş, cesur, dürüst, beyefendi, alabildiğine nazik Bülent Ecevit...
173 gün önce "Laik demokratik devlete meydan okuyan menfur bir olayın ardından bu cenazeye gitmem lazım," diye direndi. Zar-zor ayakta durabildiği cenaze töreninin ardından dondurma yiyeceğim diye ısrar etti. Dondurmasından birkaç kaşık aldıktan sonra evine döndü ve bizi anılarımızla başbaşa bırakarak uykuya daldı...
Maaşıma % 100 zam
Yıl 1974. 1 temmuz günü, Cumhuriyet'in o dönemdeki Genel Yayın Müdürü rahmetli Oktay Kurtböke'yi "Arşiv de yaparım, yerleri de silerim" deyip zar-zor ikna ederek gazetede çalışmaya başlamışım; ama her an kapının dışına konabilirim.
2 hafta sonra Karaoğlan Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlatıyor. Yanına çırak olarak verildiğim Hasan Cemal'le birlikte, gece yarılarına kadar gazetede kalıp, yabancı haber ajanslarından gelen haberleri Türkçe'ye çeviriyorum.
O zamanlar televizyon haberciliği de çok sınırlı. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana, bu ilk askeri harekâtı layıkıyla okura yansıtabilmek için, o dönemde tüm gazetelerde arka kapakta olan sporu iç sayfalara çekip, son sayfadan sadece Kıbrıs Barış Harekâtı haberlerini veriyoruz. Bu, Türk basınında bir ilk.
Ve bendeniz, Ecevit sayesinde Cumhuriyet'e adım attığımın ilk ayın sonunda, gazetenin istikbal vaadeden elemanlarından biri haline geliyorum ve bana vaadedilen aylık ücretin 2 katı ödeniyor. Üstelik bu para bana fazla mesai olarak da ödenmiş değil. Maaşıma daha ilk aydan % 100 zam yapılıyor ve o döneme göre bayağı kısa bir süre sonra da Cumhuriyet'in kadrolu elemanı oluyorum...
Allende - Büllende
Yıl 1979. Kızımın doğduğu yıl. Ecevit Başbakan, Demirel ana muhalefet lideri. Ben henüz Cumhuriyet'te Dış Haberler'den Ekonomi Servisi'ne geçmediğim halde Ecevit sayesinde TÜSİAD'la "tanışıyorum"!
TÜSİAD, Türkiye'nin AET üyeliğine (bugünkü Avrupa Birliği) karşı çıkan Ecevit'e cephe alıyor ve gazetelere tam sayfa ilanlar vererek Ecevit'in çekilmesini istiyor. Demirel, bu ilanlar üzerine Başbakan'ı Şili'nin görev başındayken öldürülen sosyalist başbakanı Salvador Allende'ye benzetince Allende-Büllende tartışmaları başlıyor.
Ben Ecevit ilk hastaneye kaldırıldığında, 24 mayıs günkü yazımda ona "Güle güle" demiştim. Bugün, onun duygu dünyasını iyi yansıtan bir şiirini de paylaşmak istiyorum sizlerle:
UYUM
Boşluğa bulut
Buluta yağmur
Yağmura toprak
Ne güzel uymuş
Gündüze güneş
Güneşe tarla
Tarlaya başak
Ne güzel uymuş
Başağa buğday
Buğdaya insan
İnsana emek
Ne güzel uymuş
Emeğe eylem
Eyleme yürek
Yüreğe sevgi
Ne güzel uymuş
Türkiye'nin son devlet adamını, "Demokrasi adına bu cenazeye katılmam gerek" diyerek son görevini yaptığı Kocatepe Camii'nden uğurlayacağız. Siyah kasketlerimiz ve mavi gömleklerimizle...
mtamer@milliyet.com.tr
|
|