Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Kasım 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Çirkinlikler içinde güzel bir adamdı


Bülent Ecevit için Türk toplumunun çıkardığı en farklı, en aykırı siyasetçisiydi, diyebiliriz. Milyonları arkasından sürüklerken, hiçbir zaman ucuzlamadı. Sonuna kadar da farkını korudu.

Benim kuşağım, gözlerini Bülent Ecevit'le birlikte açtı. İnönü'nün son dönemine rastlamıştık ve genç, kara bir oğlan dikkatlerimizi çekmişti. İnönü gibi bir tabu'ya baş kaldırması, hepimizi cezbetti. Koskoca bir lidere boyun eğmemesi ve mücadele etmesiyle farklı bir siyasetçi olacağını göstermişti. Herhaliyle kendine güvenen ve en önemlisi doğru bildiğini sonuna kadar savunan bir kişilikti.

Sadece bu duruşu değil, Askeri yönetimlere başkaldırışı da şaşırtıcıydı. 12 Mart darbesine karşı çıkışı ve en önemlisi, dönemin Genel Kurmay Başkanı Faruk Güler'in Cumhurbaşkanlığına seçilmesine karşı çıkmasıyla, yerleşmiş bir sistemi yıkmak istediğini de göstermişti.

Ecevit, işte bu adımlarla 1970'lerin yıldızı oldu.

Ecevit'i, Türk kamuoyunun genelinden ayıran farklılıkları sadece bunlar değildi.

Herşeyin başında kibardı.

Kabalıklarla dolu, maganda yaklaşımı halka inmek olarak gören bir siyaset dünyasında, Ecevit'in kibarlığı, etrafındakilerini daima etkilemişti.

Ne kadar sert tartışmalara girse dahi, saygısından hiçbir şey kaybetmezdi. Küfür ve saygısızlığın geçen akçe olduğu dönemde, Bülent Ecevit hepimize ders verdi.

Türk politikacılarını, tek tek kamuoyu anketiyle sorgulasanız, sadece Ecevit'ler hakkında "namuslu, dürüst" yanıtını alırsınız. Öylesine sade, öylesine düzgün bir hayat geçirdi ki, kamuoyunun gözünde bambaşka bir yere oturtuldu. Bütün bunları da göstermelik yapmadı. Sırf başkalarının hoşuna gitsin diye değil, içinden geldiği için yaptı. Zaten yaşadıkları hayat, evleri, giysileri de tevazularının simgesiydi.

Ecevit'in bizlere verdiği diğer önemli ders kültür ile ilgiliydi. Düşünebiliyor musunuz, kitap okumayan, gazetelerin başlıkları ve TV'deki programlarla kültür ihtiyacını geçiştirmeye çalışan bir toplumun içinden gelmişti. Kültür'ün "K" sinin yanından geçmeyen bir siyasi kesimin içindeydi. Buna karşın, hepimize kültür dersi verdi. Şiir yazdı, kitap okudu.

Ne yazık ki, Bülent bey bu kalitelerinden hiçbirini bu topluma ve siyasi kesime benimsetemedi. O kendi yoluna gitti, bizlerde kaba saba siyaset anlayışımızı sürdürdük.

Ondan ders alamadık.
* * *

AB ÜYELİĞİMİZİ HİÇBİR ZAMAN ASKIYA ALMADI…

Çok ilginçtir, Bülent Ecevit ile ilgili olarak bazı çevrelerde son derece yanlış bir izlenim vardır. Buna göre,1978 yılındaki büyük ekonomik krizinde, Türkiye-AB ilişkilerini askıya aldığı, dondurduğu söylenir.

Oysa bunun gerçeklerle hiçbir ilgisi yoktur.

1978'de, Adalet Partisinden bir grup parlamenterin istifası edip CHP ile yeni bir hükümet kurmaları ve Ecevit'in Başbakan olduğu dönemde, Türkiye ünlü ekonomik sıkıntılarından birini daha yaşıyordu. Demirel'in "5 sent'e muhtacız" cümlesiyle özetlenen bu dönemde, Merkez Bankası kurumuş, çekleri ödenmez olmuş, tüm dış krediler kesilmiş ve ülke kelimenin tam anlamıyla kararlığa mahkum olmuştu.

İşte bu dönemde Ecevit, önüne gelen her kapıyı çalıyor ve IMF ile anlaşma yapana kadarki dönemi çevirecek olan Köprü Kredi peşinde koşuyordu. Bu çerçevede Brüksel'e de gitmiş ve "…Bize yardımcı olun, köprü kredi verin. Aksi halde gümrük indirimlerimizi dondurmak zorunda kalacağız. Zira sizlere ödeyecek paramız kalmadı" demişti.

Ecevit'in bu yaklaşımı çok farklı anlaşıldı.

Ben de o dönemlerde Brüksel'deydim. Milliyet Gazetesinin Avrupa bürosunu yönetiyordum. Biliyorum.

Avrupa Komisyonu başkanıyla yaptığı bu konuşmadan sonra, yabancı basına verilen brifingde "Türkiye Başbakanı ilişkileri dondurmakla tehdit etti. Para vermezseniz, başka çaremiz kalmaz diye şantaj yaptı" denildi.Tabii Türkiye'de Ecevit'i bir Komünist gibi gören siyasiler (özellikle AP'liler) ve onlardan yana olan basın, kıyametleri kopardı. Komünist Ecevit'in Türkiye'yi batıdan uzaklaştırmaya çalıştığı izlenimi yayılıverdi.

Şaşırıp kalmıştık.

Ecevit'i arayıp sordum.

"Sayın Birand ilgisi yok. Ben destek vermeleri gerektiğini söyledim" diye yanıtladı.

Ancak bu söz Ecevit'e yapıştı. Şimdi dikkat ediyorum, bazı konferanslarda veya inceleme yazılarında sık sık , Ecevit'in Türkiye'yi AB'den uzaklaştırmak istediği yazılıp çiziliyor.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Düşünür Ecevit
ECEVİT bir asker değildi, bir ekonomist, bir ...
Melih AŞIK
Sitemi bile zarifti
Ne kadar sinirlense de ağzından asla kaba söz...
Fikret BİLA
'Son görevimi yaptım'
Ecevitlerin Or-an'daki kütüphane evine dün ta...
Hasan CEMAL
Ecevit'in yakaladığı fırsat...
Gazeteciliğe 1960'ların sonlarında devrimci o...
Güneri CIVAOĞLU
Ecevit sedaları
Bülent Ecevit'i de yitirdik.
Abbas GÜÇLÜ
Eğitimin çok uzağındaydı
Başta Rahşan Hanım olmak üzere yakınlarına ve...
Hurşit GÜNEŞ
Tanıdığım üç Ecevit
Bülent Ecevit'in babası bir milletvekili ve p...
Sami KOHEN
Ecevit örneği
Demokrasilerde bir liderin halkın tümü tarafı...
Metin MÜNİR
Elektrikte darboğaza doğru
Uzun bir aradan sonra Türkiye elektrik kesint...
Derya SAZAK
Ecevit çağı
Bu düzen değişecek! Ne ezen, ne ezilen insanc...
Meral TAMER
Hayatımın Ecevit'le değişen akışı
Türk siyasetinin çınarı devrildi.
Güngör URAS
Ekonomide niyeti iyi idi kaderi kötü oldu
Ecevit'in ölümü nedeniyle dün The New York Ti...
Serpil YILMAZ
Kutman Kuşadası'na demir attı
Adnan Menderes Üniversitesi Turizm İşletmecil...
M. Ali BİRAND
Çirkinlikler içinde güzel bir adamdı
Bülent Ecevit için Türk toplumunun çıkardığı ...

© 2006 Milliyet