|
 |
|
|
Yıl 1972... CHP'nin tarihi kongresi sonunda yeni Genel Başkan Bülent Ecevit
Baykal'dan ilk kutlama
Olağanüstü kongrede İsmet İnönü'nün kürsüde "Ya Bülent, ya ben" restine karşı delege "Ecevit" dediğinde "Karaoğlan" efsanesi başlıyordu. Deniz Baykal telgrafında "Önderliğinizde her güçlüğü yeneriz" diyordu
Ecevit'in çok özel belgeleri - 2
Rıdvan Akar - Can Dündar
CHP'de "ortanın solu" ideolojisine karşı çıkanlar ile Ecevit arasında süregelen hizip mücadelesinde kritik an gelmişti. Sonunda oylama yapıldı ve Ecevit'e 31 oy çıktı. CHP'nin genç kadroları "devlet adamları deposu" diye eleştirdikleri Parti Meclisi'ne hâkim olmuş, 43 yıllık partiye 41 yaşında genç bir adamı genel sekreter seçmişti. Tarih 18 Ekim 1966'ydı.
"Bülent'in kesin zaferi"
İsmet İnönü o gece günlüğüne şu notu düştü:
"Bülent'in kesin zaferi. Konuşmamı yaptım. İki taraf çetin mücadele ettiler. Bir tarafta Bülent, ortanın solu, öte tarafta eskiler Turhan ile beraber Kasımcılar."
CHP tarihinde ilk defa bir genel sekreter ilçelerden köylere bütün CHP teşkilatlarını tek tek gezerek partiliyi ve delegeyi tanımıştı. Ecevit gittiği her yerde coşkuyla karşılanıyor, CHP'nin geliştirdiği "ortanın solu" ideolojisini halka anlatıyordu.
CHP lideri İsmet İnönü de, bu genç ve dinamik genel sekreteri övgüyle izliyordu. Ecevit'e yolladığı telgrafta "hasretle yolunu beklediğini" söylüyordu (yanda).
'Ecevitçiler' çizgisi
Ecevit çalışkanlığı, hitabet gücü ve parti içinde demokratik sol duruşuyla giderek sivrildi. 12 Mart sonrası İnönü ile düştüğü fikir ayrılığı nedeniyle CHP Genel Sekreterliği makamından istifa etti. İstifasından sonra parti içindeki çalışmalarına hız verdi. Artık parti içinde "Ecevitçiler" diye bilinen bir çizgi oluşmuştu.
Öylesine çarpıcı bir slogan seçmişti ki, hiçbir partili Ecevit'e sempati duymayı "İnönü'ye ihanet" olarak görmemeye başlamıştı. Ecevit "İnönü'yü sevmek Ecevitçi olmaya engel değildir. Ecevitçi olmak İnönü'yü saymaya engel değildir" diyordu.
Bu dönemde CHP adeta ikiye bölünmüştü. Aydın İl Başkanlığı'nın genel merkeze gönderdiği mektup, bu bölünmeyi teyit ediyor, il teşkilatının "Ecevitçi" olduğu vurgulanıyordu.
C.H.P. AYDIN İL BAŞKANLIĞI SAYI:
"Bugün il teşkilatımıza Ecevitçiler hâkimdir. Bu hâkimiyeti Ecevit'in Genel Sekreterliği zamanında yapılan, kendisinin de bulunduğu fevkalade kongrede yaptıkları yakışıksız baskılarla elde etmişlerdir. Anladığım kadar, oradaki hava, ortanın solu ile biraz daha solun çarpışmasıydı.
Ecevit'in mutemet adamı Gençlik Kolları Genel Başkanı Süleyman Genç'in de gençleri tahrikiyle ortanın solunu yendiler ve İzmir il örgütünü ele geçirdiler. Memlekete, partiye uzun seneler hizmet etmiş arkadaşlarımızı küstürdüler, onları hizmetten alıkoydular. Dikili İlçe Sekreteri Mehmet Kasapoğlu, Genel Başkan'dan, bu işe gecikmeden çare bulmasını istemektedir."
ACELE SAYIN BÜLENT ECEVİT CHP İL BAŞKANLIĞI ELİYLE VAN
25 ANKARA
28864 82 25 10 12
20 TARİHLİ TELGRAFINIZA CEVAP VERMEKTE GEÇ KALDIĞIM İÇİN ÖZÜR DİLERİM. SEYAHAT SÜRATİNİZE YETİŞMEK GÜÇ OLUYOR. MAZUR GÖRMENİZ İÇİN BU DA BİR SEBEPTİR. SEYAHATİNİZDEN MEMNUN OLMANIZ BENİ BAHTİYAR ETMİŞTİR. ADIM ADIM SİZİ İZLEDİM VE BİR SÖZÜNÜZÜ KAÇIRMADIM. BAŞARINIZ PEK BÜYÜKTÜR. SİZİ YÜREKTEN KUTLARIM. ÇALIŞMALARINIZIN GENİŞ ÖLÇÜDE FEYİZLİ NETİCELERİNİ PARTİMİZ ALACAKTIR. SEVGİLER VE SAYGILARIMI SUNUYORUM. HASRETLE YOLUNUZU BEKLİYORUM. BUGÜN ANKARA'YA GELDİM. YANINIZDA OLAN ARKADAŞLARINIZIN HEPSİNE AYRI AYRI SEVGİ VE TAKDİRLERİMİ SÖYLEMENİZİ DİLERİM.
İSMET İNÖNÜ
25.10.1966
Bölünme tablosu
Antalya İl teşkilatında ise durum daha "vahim"di. Genel merkeze yollanan mektupta "bölünme" tablosu şöyle çiziliyordu:
Antalya
16.10.1971
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği'ne
ANKARA
"İlimiz parti örgütünde son zamanlarda şiddetle hissedilir bir huzursuzluk hüküm sürmektedir. Bunun aramızda halledilmesi imkânsız hale gelmiştir. Nedenleri aşağıda madde madde açıklıyoruz:
1- Antalya Parti İdare Kurulu adeta birbirine düşman iki gruba ayrılmışlar.
2- Bu gruplar CHP İl çerçevesi dahilindeki partililer olarak da ikiye ayrılmış durumdadır.
3- Bizim grup İl İdare Kurul üyesi olarak isimleri aşağıda yazılan 8 kişidir. Başkanın dahil olduğu karşı grubun dahil olduğu karşı grup ise 6 kişidir.
4- Bizim grubun iddia ve fikirleri ile, Antalya Merkez İlçe Başkan ve İdare Kurul üyeleri, İl Kadın Kolu Başkan ve İdare Kurul üyeleri, İl Gençlik Kolu Başkan ve İdare Kurul üyeleri, Merkez İlçe Gençlik Kolu Başkan ve İdare Kurul üyeleri aynı saftadır." Veli Vural
İl Gençlik Kolu Bşk.
Baykal'ın telgrafı
Ecevit'in gözü, artık o güne kadar sadece Atatürk ve İnönü'nün oturduğu genel başkanlık koltuğundaydı. 1972 yılındaki olağanüstü kongrede İnönü'nün kürsüde "Ya Bülent, ya ben" restine karşı delege "Ecevit" dediğinde dağlara taşlara yazılan "Karaoğlan" efsanesi başlıyordu.
Ecevit'i genel başkanlık koltuğunda ilk kutlayan isimlerden biri de Deniz Baykal'dı. Ecevit'e yolladığı telgrafta, önderine dönük sadakat cümleleri vardı:
ELT....SAYIN BÜLENT ECEVİT BADE SOK. BADE APT. 22/25 KÜÇÜKESAT / ANKARA
İK 514 İSKENDERUN 1981 55 15/5 10/00
CHP GENEL BAŞKANLIĞINA SEÇİLİŞİNİZİ, SİYASAL HAYATIMIZDA YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI OLARAK HEYECANLA UMUTLA KARŞILADIM. ÖNDERLİĞİNİZ ALTINDA HALKIMIZIN MUTLULUĞU İÇİN ASIL AMA GEREKEN HER ENGELİ AŞACAĞIMIZA, YENİLMESİ GEREKEN HER GÜÇLÜĞÜ YENECEĞİMİZE GÜVENİYOR, DAHA BÜYÜK SORUMLULUKLARA, DAHA ÇETİN SINAVLARA DOĞRU SONSUZ BAŞARILAR DİLER, SAYGILAR SUNARIM.
DENİZ BAYKAL
Neden çocuk yapmadılar?
Rahşan Ecevit o dönem çocuk sahibi olamamalarını parasızlığa ve hareketli yaşamlarına bağlıyordu:
"Çok fakirdik. O fakirliğin içine bir de çocuk girsin istememiştik. Ama ondan sonra da İngiltere'den döndük, daha sonra da siyaset başladı. Siyaset başlayınca da çocuğa yer kalmadı. Çünkü, gezilere hep beraber gidiyorduk, bir çocuk olsaydı kim bakacak diye düşünmüştük."
Arsalarını Gelibolu'da ağaç kampanyasına bağışladılar
12 Eylül döneminin ardından yeni bir parti için kolları sıvadılar. Önce Ankara'da Akay Caddesi'nde minik bir büro tutuldu. Parasız günlerdi.
Yine evdeki eşyalardan başka satacak bir şeyleri kalmamıştı.
Maddi varlıklarını bütünüyle davalarına ve ülkelerine hasretmişlerdi. O günlerde Gelibolu yarımadasında çıkan yangın sadece doğaya değil, insanlığın ortak tarihine zarar veriyor, toplumsal hafızayı siliyordu. Ecevitler böylesine etkilendikleri bir coğrafyanın o eski haline dönmesi için açılan kampanyaya kayıtsız kalamadı. Bir parti genel başkanı için kaçırılmayacak bir propaganda fırsatı, tevazu dolu suskunlukla sır haline geldi. Ecevitler Or-An'daki evleri dışında sahibi oldukları Kaş'taki tek arsalarını satıp Gelibolu için ağaç kampanyasına katıldılar
Aslında Gölbaşı'nda bir arsaları daha vardı ancak o arsayı köylüler ekip biçtiği için utançlarından köylülerden talep bile edememişlerdi.
YARIN
'Çok gizli' pazarlık
|
|
|

|