Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Kasım 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İyi niyet taşları


Merhum Ecevit'in öte dünyada mekânı cennet olsun... Ancak bu yalan dünyanın siyasetinde onu 'cehenneme giden yol, iyi niyet taşlarıyla örülmüştür' söylemiyle anımsarım. İşte tarihten bir kesit...
1970'li yılların sonunda Güniz Sokak'taki evdeyiz. Demirel şöyle diyordu:
"Ecevit hükümetinin açmazları, onun başını yiyecektir.
Bir açmazı terördür.
Sıkıyönetim ilan etse de işi bitiktir, etmese de...
Çünkü...
Sıkıyönetim ilan eden hükümetin iflah olduğu görülmemiştir.
Sıkıyönetim ilan etmezse, azgınlaşan terör karşısında aciz duruma düşecektir.
İkinci açmazı ekonomidir.
Dövizi yok. Röntgen filmi bile alamıyor. Petrol parası ödeyemiyor.
Devalüasyon yapmak zorunda.
Devalüasyon yaparsa, fiyatlar öyle fırlar ki... Milleti yakar.
Devalüasyon yapmazsa, ekonomi büsbütün durur. Gene ayakta kalamaz."
Demirel, Ecevit hükümetine 1 yıl bile ömür vermiyordu.
........................
Bu konuşmayı yaptığımız günlerde Bülent Ecevit, 1978'de her birine bakanlık vererek Demirel'in AP'sinden 11 milletvekili koparmış ve kıl payı çoğunlukla hükümeti kurmuştu.
Pazarlıklar, "Güneş Motel"de yürütüldüğü için, o hükümet, "Güneş Motel Hükümeti" diye anılır.
Siyasette transferlerle yozlaşmanın en ayan beyan yapıldığı bir örnektir bu.
Bir açmaz da bu 11 bakandı. Onların çoğu, boğazlarına kadar, pis söylentilere, yolsuzluklara battılar. Bazıları hapse girdi.
Dürüst Ecevit, ya bu kirli ilişkilerin içinde olan "transfer" bakanlarını gözden çıkaracaktı ve Meclis'te çoğunluğu kaybedeceği için hükümeti düşecekti... Ya da onlarla beraber yürümeyi -içine sinmese de- sürdürecekti. Bu şaibe söylentileriyle hükümeti gene ayakta kalamazdı.
.......................
Gerçekten 3 açmaz da Ecevit'in aleyhine işledi.
Sıkıyönetim ilan etmek zorunda kaldı. Terörü gene durduramadı.
Devalüasyon yaptı. Döviz bunalımı sürdü. Ekonomi durmuştu. Ürün tarlada, kamyonlar yakıtsızlıktan takozdaydı, fabrikalar üretim yapamıyordu.
11'ler arasındaki bazı bakanların ayyuka çıkan yolsuzlukları karşısında Başbakan Ecevit'in sessiz kalması, onun hükümetini daha da yıpratıyordu.
........................
Ecevit, bu açmaz tuzaklarından, ne kendi paçasını ne de ülkeyi kurtarabildi.
1979 sonbaharında 5 ilde araseçim vardı. Ecevit hükümeti aşınmış, bütün umutlarını yitirmişti. Demirel'in AP'si, araseçimleri 5'te 5 yaparak kazandı.
Ecevit istifa etmek zorunda kaldı. Demirel başbakan oldu.
........................
Oysa...
Ecevit, bu kirli "Güneş Motel" pazarlıklarıyla hükümet kurmasaydı, sadece 1 yıl beklese, araseçimlerde bu kez 5-0'lık skoru o yapacaktı. Bu rüzgârla iktidar olacaktı.
Büyük olasılıkla 12 Eylül 1980 ihtilali yaşanmayabilirdi.
........................
Açmazları yansıtmaya devam...
Demirel hükümeti, 24 Ocak kararları ile ekonomiyi sağlam temellere kaydırmıştı.
Ama... Terörü durdurma konusunda hiçbir mesafe alabilmiş değildi.
Demirel'in talimatıyla istihbarat örgütleri, terör örgütlerinin bütün hücre evlerini saptamıştı. Demirel, askere "Sıkıyönetim var, toplayın bunların hepsini" diyordu.
"Toplayamayız. Biz Muğlalı Paşa olmak istemiyoruz. Bize yetki veren yasayı çıkarın, 1 gecede toplarız" cevabını alıyordu.
Yasayı Meclis'e getiriyordu fakat başında bulunduğu azınlık hükümetinin CHP oylarına da ihtiyacı vardı.
Ecevit, bu "yetki yasası" tasarısına oy vermeyeceğini açıkladı. Bunun yerine AP-CHP büyük koalisyonu öneriyordu.
Yani... Rejim, "terör" ile "yasa" arasına sıkışmıştı. Üstelik Meclis, cumhurbaşkanını bile seçemiyordu. Devlet kilitlenmişti.
12 Eylül 1980 ihtilaline böyle böyle çanak tutuldu.
.........................
Ecevit, hep iyi niyetlidir, hep naziktir.
Ama döşediği iyi niyet taşları birer drama uzanır.
Sürdüreceğim.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ecevit ve 'gerici sol'
AĞUSTOS 1999, Ecevit başbakan, "tahkim yasası...
Çetin ALTAN
Eriyen bir yaş kuşağının son elit siyasetçisi de söndü
Geçen hafta 1928 doğumlu olan Semih Balcıoğlu...
Melih AŞIK
Çayiçi köyünde
Erciyes Dağı'nın muhteşem güzelliğinin yanı b...
Fikret BİLA
Rahşan Hanım'ın gönlünden geçen Ecevit kabri
Bülent Ecevit, cumartesi günü Devlet Mezarlığ...
Hasan CEMAL
Halkçı Ecevit'ten nereye?..
Ecevit, 1978 yılı başında başbakanlık koltuğu...
Güneri CIVAOĞLU
İyi niyet taşları
Merhum Ecevit'in öte dünyada mekânı cennet ol...
Abbas GÜÇLÜ
Keşke dünyayı gençler yönetse
Roma'yı görmeden dünyayı gördüm demenin yanlı...
Hurşit GÜNEŞ
Ecevit ve iktidar
CHP'nin ya da solun elli altı yıldır doğru dü...
Nail GÜRELİ
Ecevit'ten çıkarsamalar
Türkiye'nin başı sağ olsun. Dileriz; Türkiye,...
Sami KOHEN
AB ile beş kritik hafta...
FAZLA merak edilecek bir tarafı kalmadı. AB K...
Metin MÜNİR
Nükleer komedi - 2
Petrol yok, gaz yok, kömür yok, seçenek yok. ...
Hasan PULUR
Ecevit yalnız gitmedi...
GENÇ adam telefonda ağlamaklıydı: "Ecevit git...
Meral TAMER
İyi ki varsın NTV
NTV'nin 10. yıldönümü gecesinde görüşlerine b...
Ece TEMELKURAN
Ece-vit!
"Ecevit" diye bir arkadaşınız varsa siz de o ...
Osman ULAGAY
Hayatımda iz bırakan siyasetçi: Ecevit
Hayat, hatırlanmaya değer yaşantı parçalarınd...
Güngör URAS
Demokratlardan "06 için 6"
Dün ABD'de 36 eyalet valiliği, 435 Temsilcile...
M. Ali BİRAND
İlerleme raporu, Allah'ın emri değildir
Önümüzdeki günlerde bol bol, Avrupa Komisyonu...

© 2006 Milliyet