Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Kasım 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ecevit ve iktidar


CHP'nin ya da solun elli altı yıldır doğru dürüst iktidar olduğu, yani ya tek başına, ya da iktidarın ana ortağı olduğu dört dönem vardır. İlki 1961-1965 İnönü hükümetidir. Diğerlerinin başında ise hep Bülent Ecevit olmuştur. 1974 CHP-MSP hükümeti, 1977 CHP'nin transferlerle kurduğu hükümet ve nihayet 1999 DSP-ANAP-MHP koalisyonu.
Sola son yarım yüzyılda başbakanlık getiren tek lider ise Ecevit'tir. Bu başlı başına bir siyasal başarıdır. Ancak bu hükümetlerin, 1974 koalisyonu hariç, hepsi başarısız olmuştur. Ekonomik açıdan ise hepsi başarısızdır.

Ekonomide popülizm
1974 koalisyonunda Kıbrıs müdahalesi olmasaydı, ekonomik açıdan epeyce yanlış kararların alındığı o hükümet bugün epeyce eleştirilirdi.
Memurlara bol kepçe maaş zammı ile destekleme alımı yapılan tarımsal ürünlere yapılan yüksek fiyat ayarları, hem bütçeyi sarsmış hem de iç talebi büsbütün körükleyerek artan petrol fiyatlarıyla açılan dış ticaret açığını büsbütün bozmuştu. Bu politikalar bugünkü anlayışla popülizmdi.
Ancak o dönemde bu politikalar sol açılımı desteklemişti, çünkü CHP öteden beri Demokrat Parti'nin kütlelere sağladığı ekonomik refahın gölgesinde eziliyordu. Gerçi, 1974 petrol krizinde alınan ekonomik kararlar Ecevit'in ekonomik konularla pek ilgilenmediğini hemen göstermişti.
Nitekim, 1977 hükümeti petrol krizinin baskısı ve yükselen terörün baskısı altında sürerken, diğer gelişmekte olan ülkelere göre CHP iktidarı ekonomik dengelerin daha fazla bozulmasına neden olmuştu.
1999 yılında DSP liderliğinde kurulan koalisyon, biraz Ecevit'in iyi niyetiyle, biraz da geçmişten aldığı derslerle, IMF'ye teslim olmasına neden olmuştu.
Ancak iyi niyet yetersizliği örtmemiş, kırılganlıklar üstüne kurulan kura dayalı istikrar programı sonunda çökmüştü.
Ecevit bu kez geçmişten tanıdığı, Washington'un da tavsiyesiyle, Kemal Derviş'i olağanüstü yetkilerle donatıp ekonominin başına getirdi. Ancak alınan radikal önlemlerin meyvelerini göremeden koalisyon dağıldı. Düpedüz şanssızlık!

IMF'yle krize teslim
Bir lider öncelikle iktidardaki performansıyla ölçülür. Efsanevi sol liderlerin ise bu anlamda başarıları hep tarihte sınırlı kalmıştır. Ecevit'in de öyle. Ancak ekonomik performans olarak pek de şanslı olamayan Ecevit, dış politikada ilginç, cesur ve kendi deyimiyle onurlu çıkışlar yapmıştı.
Ecevit'in siyasette herhalde en önemli özelliklerinden biri cesaretiydi. Kıbrıs'a çıkarma kararını ne Demirel ne de İsmet İnönü gerektiğinde alamamıştı. Ama Ecevit aldı. 1961 İnönü hükümetinde çalışma bakanıyken grev hakkını çıkarmak her babayiğidin harcı değildi. Ecevit bunu başardı. Bu anlamda sosyal demokrat bir ruha sahip olduğunu da gösterdi. 12 Mart'ta ya da 12 Eylül'de askeri darbelere cesaretle karşı çıktı.
Eğer iktidar cesaret işiyse Ecevit'te bu fazlasıyla vardı. Ama ekonomi politikalarına egemen olmaksa Ecevit'te bu eksikti. Ülkemizde sol politikacıların bu zafiyeti ne yazık ki Ecevit'te vardı.
1960'lı yılların efsanesi Baba lakaplı Demirel, 1991 yılında iktidara dönerek dirildi. 1970'li yılların efsanesi Karaoğlan lakaplı Ecevit de 1999 yılında iktidara dönerek. Gerçekten bu iki siyaset adamı son yarım yüzyılın Türkiye'sini biçimlendirmiştir.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ecevit ve 'gerici sol'
AĞUSTOS 1999, Ecevit başbakan, "tahkim yasası...
Çetin ALTAN
Eriyen bir yaş kuşağının son elit siyasetçisi de söndü
Geçen hafta 1928 doğumlu olan Semih Balcıoğlu...
Melih AŞIK
Çayiçi köyünde
Erciyes Dağı'nın muhteşem güzelliğinin yanı b...
Fikret BİLA
Rahşan Hanım'ın gönlünden geçen Ecevit kabri
Bülent Ecevit, cumartesi günü Devlet Mezarlığ...
Hasan CEMAL
Halkçı Ecevit'ten nereye?..
Ecevit, 1978 yılı başında başbakanlık koltuğu...
Güneri CIVAOĞLU
İyi niyet taşları
Merhum Ecevit'in öte dünyada mekânı cennet ol...
Abbas GÜÇLÜ
Keşke dünyayı gençler yönetse
Roma'yı görmeden dünyayı gördüm demenin yanlı...
Hurşit GÜNEŞ
Ecevit ve iktidar
CHP'nin ya da solun elli altı yıldır doğru dü...
Nail GÜRELİ
Ecevit'ten çıkarsamalar
Türkiye'nin başı sağ olsun. Dileriz; Türkiye,...
Sami KOHEN
AB ile beş kritik hafta...
FAZLA merak edilecek bir tarafı kalmadı. AB K...
Metin MÜNİR
Nükleer komedi - 2
Petrol yok, gaz yok, kömür yok, seçenek yok. ...
Hasan PULUR
Ecevit yalnız gitmedi...
GENÇ adam telefonda ağlamaklıydı: "Ecevit git...
Meral TAMER
İyi ki varsın NTV
NTV'nin 10. yıldönümü gecesinde görüşlerine b...
Ece TEMELKURAN
Ece-vit!
"Ecevit" diye bir arkadaşınız varsa siz de o ...
Osman ULAGAY
Hayatımda iz bırakan siyasetçi: Ecevit
Hayat, hatırlanmaya değer yaşantı parçalarınd...
Güngör URAS
Demokratlardan "06 için 6"
Dün ABD'de 36 eyalet valiliği, 435 Temsilcile...
M. Ali BİRAND
İlerleme raporu, Allah'ın emri değildir
Önümüzdeki günlerde bol bol, Avrupa Komisyonu...

© 2006 Milliyet