Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mahalle kahvesine dönüşen dünya


Güneş doğmadan kalkanlar arasında, televizyonları izlemeye başlayanlar da varsa, bilirler; saat 5'te Azerbaycan gazetelerinin manşetlerini bile tek tek göstererek açıklar Samanyolu kanalı...
***
ABD'de dün kesinleşen ara seçimlerinin sonuçlarını ise, CNN-Türk kanalı saat 5'ten itibaren sık sık ABD'deki eyaletlere de bağlanarak, ilk elden vermeye başladı.
Saat 7'de, 12 yıldan bu yana ilk kez Demokratlar'ın Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu sağladığı belli olmuştu.
36 valilik seçiminden 27'sini de yine Demokratlar'ın kazandığı kesinleşmişti.
***
Türkiye de dahil, bugün tüm dünya basını, ABD'deki Demokrat zaferini çekecek ilk sayfa gönderlerine.
Böylesine akıl almaz bir hızla küreselleşen bir Dünya'nın; "onlar-biz" ayrımının rıhtımından bir türlü palamarlarını çözmek istemeyen yosunlu Türk siyasal jargonunu, gitgide anlamsızlığa gömmemesi mümkün mü?
***
Son 80 yılda Türkiye'nin; süslü görüntülerin arkasına itilerek gizlenmiş "yalın ayak-başı kabak" insan yığını bolluğundan; "7 kişiye bir araba, 2 kişiye bir cep telefonu" düzeyine geldiği ortada...
Ancak adam başına düşen diş macunundan, elektrik üretimine ve ambulans sayısına kadar; "yaşam kalitesi" açısından, Yunanistan'ın 65 basamak altına düşmüş olduğu da, -ne kadar dile getirilmese- inkâr edilemeyecek bir gerçek.
***
Hazine'den geçinmeli kodamanların, hâlâ daha döndürmeyi sürdürdükleri tozlu plaklar ise gün günden büsbütün cıbırlaşmada.
Su baskınlarında ölenlerin sayısı 50'yi mi aşmış; hemen başlıyor tozlu plak dönmeye:
- Maalesef başka ülkelerde de yaşanıyor böyle doğa afetleri...
***
Medyada; yolsuzluk, gasp, şiddet eylemlerine ait haberler mi gümbürdemede; yetişsin imdada cızırtılı plak:
- Bunlar her ülkede rastlanan münferit hadiseler; çok abartmamak gerek...
***
AB üyeliği için başlayan müzakereler, topallıktan kötürümlüğe doğru mu kayıyor; yine o mahut ve malum plak:
- Gerekli çalışmalar rotasında gidiyor; bazı haksız isteklere, onurumuzla gururumuzdan ödün vererek, "evet" de diyemeyiz. Ancak dünyanın sonu da değil, AB üyeliğinin kazaya uğraması...
***
Son 80 yıllık nutuklardan günümüze, eksile eksile ne eksildi?
"Atalarımızın Viyana kapılarına kadar gittiği" nakaratı, bir hayli eksildi. Bu arada "vatan, millet, Sakarya"dan da, "Sakarya" eski viteste tekrarlanmaz oldu.
Büyük bir gelişme ve değişiklik, aferin.
***
Bir de, hiç tartışılmayan konulara bakalım:
1- Mahalle kahvesine dönüşen bir Dünya'da, hâlâ daha "sol" kavramı; "ulus-devlet" statükosu içinde, "emekçi sınıfını iktidara taşıma politikası"nın etiketi mi; yoksa "ulus-devlet" statükosunu aşan ve dünya vatandaşlığını hedefleyen bir doğrultuda; şeffaflaşmış, evrensel bir ekonomiyle bütünleşmeyi ve yerel siyasal payeler uğrunda çatışma yerine; kendi uğraş alanlarındaki kaliteleriyle evrenselleşerek kristalleşmiş bir kadro sektörünü, statükocu baskılardan kurtarma çabası mı?
***
2- Ülkeler arası kıyaslamalarda silah alımlarının yarattığı yoksulluklar tablosuna bakıldığı zaman, Türkiye'nin çizdiği profil nasıl?
***
3- Şeffaf ve evrenselliğe dönük pencerelerden bakmak; "onlar-biz" ayrımına elleri ve ayaklarıyla sarılmış statükoculardan kimleri, neden rahatsız etmekte?
***
Bendenizin ömrü içinde, bu tür konuların hiçbir zaman vitrine çıkmayacağını da bilmiyor değilim. Ama 21. yüzyılın, demagojileri de ezen gerçekçi dişlileri dönmede.
Buyurun taze bir örnek:
Salı günü İstanbul'da yapılan 7.2 şiddetindeki bir deprem tatbikatının verdiği sonuçlara, Sabah gazetesi tam bir sayfa ayırmıştı. Başlıklar da şöyleydi:
"İşte deprem gerçeği - Hastaneler 190, yurtlar 55, okullar 33 yıl sonra depreme hazır olabilecek"
***
Enseyi karartmayın: sadece 20-30 yıl sürecek çalkantılı bir döneme dayanmanız gerekebilir.

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Kavgalı yolculuk
TÜRKİYE ile AB arasındaki ilişkilerde bu sene...
Çetin ALTAN
Mahalle kahvesine dönüşen dünya
Güneş doğmadan kalkanlar arasında, televizyon...
Melih AŞIK
Uzun lafın kısası
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini, akla gelen g...
Fikret BİLA
İlla cumhurbaşkanlığı diye bir iddiam yok
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gazetelerin ve...
Hasan CEMAL
Artılar, eksiler!
Ecevit 'ekonomi'den ne anladı, ne de hoşlandı...
Güneri CIVAOĞLU
Kıbrıs simidi
Daha aylar önce bu köşede "Sonbahar İlerleme ...
Hurşit GÜNEŞ
'Cari açık sorun değil' lafı safsatadır
Herhalde meslektaşlarımızın son 2 yıl içinde ...
Doğan HEPER
Bir zamanlar Ecevit vardı
İNSAN; doğar, büyür ve ölür. Ama, "Her ölüm e...
Sami KOHEN
"Time-out" zamanı mı?
CAN Dündar'ın önceki akşam NTV'deki programın...
Metin MÜNİR
Nükleer silah - 3
Bir süre önce Enerji Bakanı Hilmi Güler'e, "N...
Hasan PULUR
"Çuvallayan İttifak"
TÜRK dış politikasının son elli yılda birkaç ...
Derya SAZAK
Doğuda sel
42 can alan sel felaketlerinin küresel ısınma...
Yaman TÖRÜNER
Hidrojen enerjisi oluyor gibi
Küresel ısınmanın hidrojen enerjisi sayesinde...
Güngör URAS
Ekonomi ve yolsuzluk ABD seçmeni için de önemli
Bush'un partisi Cumhuriyetçiler, salı günü ya...
Serpil YILMAZ
Antalya Valisi Yüksel Şefika anneye sahip çıktı
Yazın son günlerini Kaş yakınındaki Üçağız Ka...
M. Ali BİRAND
Komisyon, Türkiye'yi kolluyor
Avrupa Birliği yürütme organı sayılan Avrupa ...

© 2006 Milliyet