Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Çuvallayan İttifak"


TÜRK dış politikasının son elli yılda birkaç kırılma noktası vardır, hatırlayabilir misiniz?
Bunlardan biri, ABD eski başkanlarından Johnson'un Başbakan İnönü'ye gönderdiği ve "Size verdiğimiz silahları Kıbrıs'ta Rumlara karşı kullanamazsınız!" dediği mektup, İsmet Paşa'nın da (O halde) "Yeni bir dünya kurulur, Türkiye orada yerini alır" cevabı...
***
İKİNCİ kırılma noktası, Kıbrıs harekâtıdır. Rahmetli Ecevit'in başbakanlığındaki hükümetin orduya "Kıbrıs'a çıkın!" emrini vermesi, Kıbrıs Türklerini katliamdan, Türkiye'yi de zor durumdan kurtarması. Bu çıkarmanın hesabı bizden "ambargolar"la sorulmuştu.
***
ÜÇÜNCÜ kırılma noktası ise "tezkere" olayıydı.
Irak'ı işgal edecek olan Amerika, Türkiye'nin topraklarını, limanlarını kullanarak Kuzey Irak'a girmek istiyordu, bunun için Meclis'in, bu geçiş iznini veren "tezkere"yi kabul etmesi gerekiyordu.
***
BİRİNCİ Körfez Savaşı'nda Turgut Özal'ın "Bir koyup üç alma!" politikasında uğradığı zararı unutmayan AKP, tezkereyi geçirmek için Amerika'dan para istiyordu, o dönemin Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış ve Ekonomi Bakanı Ali Babacan Bush'a gittiler, 92 milyar dolar yardım istediler, oysa Amerika toplam 6 milyar dolar yardım veriyordu. Bush, bir ara, iki Türk bakana, "Benimle at pazarlığı yapmaya mı geldiniz?" diye sordu, sonra at pazarlığını anlattı:
"Teksas'ta at pazarlığı nasıl yapılır bilir misiniz? Cebinizde para vardır, at pazarına gelirsiniz, bir atı gözünüze kestirip pazarlık yaparsınız, etraftan gelenler olur, sonra bir bakmışsınız cebinizdeki para da gitmiş, at da..."
***
BUSH'un bizimkilere hiç de şık olmayan bir biçimde "Avucunuzu yalarsınız" dediği anlaşılıyordu, lafı uzatmadan kestirip attı:
"Hiçbir müttefik, beni sizin kadar uğraştırmadı (...) Ülkenize gidin, bu tezkereyi Meclis'inizden geçirin."
TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi, Bush'un dediklerini tutmadı, CHP muhalefeti ve AKP'nin içindeki bazı milletvekilleri Türk toprak ve limanlarının Amerikan askerlerine açılmasına karşıydılar.
***
NİHAYET 1 Mart 2003 günü geldi. Amerika'yı yönetenlerden bir avuç insan, Savunma Bakanı Rumsfeld'in odasındalar, Ankara'dan gelecek haberi bekliyorlar.
Ankara'dan ilk telefon geldi:
"Tezkere 250 ret oyuna karşı 264 oyla kabul edildi."
Başta Wolfowitz, herkes sevindi, yarından itibaren yol açılmıştı, Irak'a kuzeyden de girilecekti.
***
LAKİN Türkçede "sevinci kursağında kalmak" diye bir deyim vardır, Amerikanın hali de buna dönmüştü, hatta, "Attan düşmüşe döndüler!" de denilebilir.
Anayasa ve içtüzüğe göre, Meclis kararının katılanların salt çoğunluğuyla alınabileceği öngörülmektedir, toplantıya 533 milletvekili katılmıştır, salt çoğunluk 267'dir. Tezkereye evet oyu ise 264'te kalmıştır.
***
ÜÇÜNCÜ kırılma noktası: "Çuval olayı"dır.
Bu olayı bütün ayrıntılarıyla, "tezkere" olayında olduğu gibi Turan Yavuz'un "Çuvallayan İttifak" kitabında okuyabilirsiniz. (x)
Üstelik "tezkere"nin geçmemesinden sonra Pentagon'dan bir yetkilinin, Türkiye'de sorumlu tuttuklarına, "Söyleyin onlara, bize üç darbe borçları vardır... Böyle mi ödenir bu borç?" diye haber gönderdiğini de...
————
(x) Destek Yayınları

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kavgalı yolculuk
TÜRKİYE ile AB arasındaki ilişkilerde bu sene...
Çetin ALTAN
Mahalle kahvesine dönüşen dünya
Güneş doğmadan kalkanlar arasında, televizyon...
Melih AŞIK
Uzun lafın kısası
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini, akla gelen g...
Fikret BİLA
İlla cumhurbaşkanlığı diye bir iddiam yok
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gazetelerin ve...
Hasan CEMAL
Artılar, eksiler!
Ecevit 'ekonomi'den ne anladı, ne de hoşlandı...
Güneri CIVAOĞLU
Kıbrıs simidi
Daha aylar önce bu köşede "Sonbahar İlerleme ...
Hurşit GÜNEŞ
'Cari açık sorun değil' lafı safsatadır
Herhalde meslektaşlarımızın son 2 yıl içinde ...
Doğan HEPER
Bir zamanlar Ecevit vardı
İNSAN; doğar, büyür ve ölür. Ama, "Her ölüm e...
Sami KOHEN
"Time-out" zamanı mı?
CAN Dündar'ın önceki akşam NTV'deki programın...
Metin MÜNİR
Nükleer silah - 3
Bir süre önce Enerji Bakanı Hilmi Güler'e, "N...
Hasan PULUR
"Çuvallayan İttifak"
TÜRK dış politikasının son elli yılda birkaç ...
Derya SAZAK
Doğuda sel
42 can alan sel felaketlerinin küresel ısınma...
Yaman TÖRÜNER
Hidrojen enerjisi oluyor gibi
Küresel ısınmanın hidrojen enerjisi sayesinde...
Güngör URAS
Ekonomi ve yolsuzluk ABD seçmeni için de önemli
Bush'un partisi Cumhuriyetçiler, salı günü ya...
Serpil YILMAZ
Antalya Valisi Yüksel Şefika anneye sahip çıktı
Yazın son günlerini Kaş yakınındaki Üçağız Ka...
M. Ali BİRAND
Komisyon, Türkiye'yi kolluyor
Avrupa Birliği yürütme organı sayılan Avrupa ...

© 2006 Milliyet