Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Kasım 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Antalya Valisi Yüksel Şefika anneye sahip çıktı


Yazın son günlerini Kaş yakınındaki Üçağız Kale köyünde geçirmiştim. Lykia taş mezarlarının ve batık kentin içinde dolaşıp yüzmek; gündelik hayatı geçirmek son derece etkileyiciydi. Ne var ki gazeteci gözüyle bu "güzelim" yerde sorunlar da görülüyordu. Köyün tarihi ve doğal varlıklarının kamu idaresi tarafından tam olarak korunduğunu söylemek zordu.
Kale,750 bin euro'ya kadar çıkan ev fiyatlarıyla "Türkiye'nin en pahalı köyü" olacak kadar rant üretirken, insan yaşamındaki "kalite" düşüklüğü bir o kadar çarpıcıydı.
Doktorları yoktu, cenazeler teknelerle taşınıyordu. Demre'deki mezarlıklara giden yolları yoktu, ilkokullarını 1990'ların başında işadamı Rahmi Koç yaptırmıştı.

Çığlıklar dinecek mi?
Yaşadığımız bu güzelliklere değen bir tatili yapmanın huzuru içinde oradan ayrılabilirdim. Ancak böyle olamadı!
Kale köyünde bir başka dram yaşanıyordu ve bu acıyı bilip sessiz kalmak gerçekten çok zordu. Benim gibi düşünen bir okurum yolumuzu aydınlattı. Fotomuhabir arkadaşım Yurttaş Tümer, okurum ve ben çevrede bazı araştırmalar yaptık.
Edindiğimiz bilgileri sizlerle paylaştık.
Köyde 80 yaşında Şefika Başkan adında bir hanım vardı ve sürekli çığlıklar atıyordu.
Bu çığlıklar dindirilip, Şefika annenin yüzü güldürülebilir miydi? Sorunu neydi? Bu soruların üzerine gittim. Ve bu köşede gelir durumu iyi olan oğlunun, Şefika annenin bakımıyla ilgilenmediğini yazdım.
Yazımın hemen ertesinde Antalya Valisi Alaattin Yüksel aradı.

Devletin şefkatli eli
Yüksel, öncelikle eşini bundan 13 yıl önce kaybeden ve evlatlık edindiği oğlunun yanında yaşayan Şefika anneyle ilgilenmek üzere Kaymakam'ı görevlendirdiğini anlattı.
Acılar içindeki anneyi doktora götürdüklerini, kulaklarının duymadığının ve şeker hastası olduğunun saptandığını belirtti. Hastaya kulaklık taktıklarını, yara olan ayaklarını tedavi ettirmeye başladıklarını anlattı.
Özel bakım için oğlunun yanından alabileceklerini söylediklerini vurguladı. 60 haneli köyün ileri gelenlerinden olan oğlun bu teklife sıcak bakmadığı ve "Ben bakarım" dediği için Şefika annenin evinde izleneceğini aktardı.
1987 yılında köyün kadastrosunun yapıldığını, Şefika annenin oturduğu evin tapusunun da 1993 yılında oğlu ile kendisinin üzerine çıktığını belirlediklerini vurguladı.
Şefika annenin sorununun bundan önceki yıllarda mülki amirlere iletildiği de aktarıldı. Ancak bu başvurudan sonra Şefika anneyi arayan soran olmamıştı.
160 nüfuslu köy Şefika annenin acılarını "doğal afetmiş" gibi kanıksama tavrını sürdürüyordu. Yüksel'in ilgisi köye, hem insanlık dersi verdi, hem de umut oldu.
Bu olayda şunları önemsiyorum. Bir insanın mutluluğu için bir okurun çabasını gazetesiyle paylaşması, yöre halkının medyaya güvenmesi ve devletin bu çabaya karşılık vermesi. Bu arada sel felaketlerine karşı Antalya Valisi Yüksel'in geliştirdiği önlemlerden de ders alınması gerektiğini hatırlatmak isterim. Sizlere ve Sayın Vali'ye teşekkür ediyorum.

syilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kavgalı yolculuk
TÜRKİYE ile AB arasındaki ilişkilerde bu sene...
Çetin ALTAN
Mahalle kahvesine dönüşen dünya
Güneş doğmadan kalkanlar arasında, televizyon...
Melih AŞIK
Uzun lafın kısası
Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini, akla gelen g...
Fikret BİLA
İlla cumhurbaşkanlığı diye bir iddiam yok
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gazetelerin ve...
Hasan CEMAL
Artılar, eksiler!
Ecevit 'ekonomi'den ne anladı, ne de hoşlandı...
Güneri CIVAOĞLU
Kıbrıs simidi
Daha aylar önce bu köşede "Sonbahar İlerleme ...
Hurşit GÜNEŞ
'Cari açık sorun değil' lafı safsatadır
Herhalde meslektaşlarımızın son 2 yıl içinde ...
Doğan HEPER
Bir zamanlar Ecevit vardı
İNSAN; doğar, büyür ve ölür. Ama, "Her ölüm e...
Sami KOHEN
"Time-out" zamanı mı?
CAN Dündar'ın önceki akşam NTV'deki programın...
Metin MÜNİR
Nükleer silah - 3
Bir süre önce Enerji Bakanı Hilmi Güler'e, "N...
Hasan PULUR
"Çuvallayan İttifak"
TÜRK dış politikasının son elli yılda birkaç ...
Derya SAZAK
Doğuda sel
42 can alan sel felaketlerinin küresel ısınma...
Yaman TÖRÜNER
Hidrojen enerjisi oluyor gibi
Küresel ısınmanın hidrojen enerjisi sayesinde...
Güngör URAS
Ekonomi ve yolsuzluk ABD seçmeni için de önemli
Bush'un partisi Cumhuriyetçiler, salı günü ya...
Serpil YILMAZ
Antalya Valisi Yüksel Şefika anneye sahip çıktı
Yazın son günlerini Kaş yakınındaki Üçağız Ka...
M. Ali BİRAND
Komisyon, Türkiye'yi kolluyor
Avrupa Birliği yürütme organı sayılan Avrupa ...

© 2006 Milliyet