
|
|
|
 |
|
|
TAYLAND NOTLARI
Tayland Prensesi'ni duygulandıran sürpriz
Boynuna astığı fotoğraf makinesiyle sade bir turistten farksız olan Tayland Prensesi Sirindhour, çok beğendiği Türk Bahçesi'nden ayrılırken, kral babasının çiniden yapılmış portresini görünce hem çok şaşırdı hem de çok duygulandı
Aziz Kocaoğlu Milliyet EGE için yazdı
Uluslararası Bahçecilik Sergisi'nin düzenlendiği Chaing Mai kentine iner inmez, büyük bir heyecanla EXPO'nun yapıldığı alana doğru yola çıktık. Fuar, 900 hektarlık alana yayılmıştı. Dört bir yanı rengarenk çiçeklerle bezeliydi. Yeşilin her tonunun görülebildiği, havada kelebeklerin uçuştuğu bu tablo heyetteki herkesi büyülemişti. Ancak asıl görmek istediğimiz, İzmir'in de tanıtıldığı Türk Bahçesi'ydi. O yüzden adımlarımızı hızlandırdık.
Aylardır yapılan hazırlıkları yakından takip ediyor, bahçeyi hazırlayan Dışişleri Bakanlığı'nın görevlendirdiği uzmanlarla temaslarımızı sürdürüyorduk. Ama böylesine etkileyici bir manzarayla karşılaşmayı biz de beklemiyorduk. Binlerce yıllık Türk kültürü ve Anadolu'nun eşsiz coğrafyası ancak bu kadar güzel harmanlanabilirdi.
İzmir'e özgü motifler
Türkiye, Japonya'yla birlikte 2 bin metrekarelik alanla, fuarda en büyük yere sahip iki ülkeden biriydi. Türk Bahçesi ise açık kalacağı sürede 3 milyona yakın ziyaretçinin gezmesi beklenen fuarın daha şimdiden en çok ilgi çeken bölümü olmuştu. Özellikle Efes Antik Tiyatrosu, Saat Kulesi ve Tarihi Asansör gibi İzmir'e özgü motiflerin bulunduğu alan ve İzmir kayığı dikkatleri üzerinde topluyordu. Anadolu'nun her karışı, o zengin mozaiğin her bir parçası beni derinden etkiliyordu elbette. Ama ülkemden binlerce kilometre uzakta, içinde İzmir olan, İzmir kokan, benim şehrime özgü bir şeyler görmek daha bir başkaydı. Bu, ifade edilmesi güç bir duyguydu.
Zeytin ve incir ağaçları
Bahçeyi adım adım büyük bir hayranlıkla gezdik. Osmanlı Çeşmesi, Pamukkale travertenlerinin minyatürü, şadırvan ve çardak gibi unsurlar Avrupalı için Doğu'nun gizemini simgeliyordu. Uzakdoğulular için ise olsa olsa Batı'nın hazinesiydi.
Bahçede, İzmir ve Ege coğrafyasına özgü bitki örtüsü de tüm güzelliğiyle yansıtılıyordu. Zeytin ve incir ağaçları, mis kokulu nergis çiçekleri arasında mesafeler kaybolmuştu. Kendimizi İzmir'e çok yakın hissetmiştik. Ağaçlar ve çiçekler yine aylar öncesinden kendi topraklarıyla birlikte kargo uçaklarıyla Tayland'a gönderilmişti. Doğrusu, bu güzelliğin yaratılması hiç de kolay değildi. Bahçedeki 300 metrekarelik kapalı alanda ise İzmir'e ait tanıtım filmleri gösteriliyordu. Kısacası, her şey İzmir'in EXPO 2015 yolundaki gücünü artırmak, İzmir adını tüm dünyaya ezberletmek üzerine hesaplanmıştı.
Tabii bu sırada Türk heyeti olarak yalnız değildik. Taylandlılar iyi bir ev sahipliğinin tüm örneklerini sergiliyordu. İlk olarak bu ülkenin Tarım Bakanı ve müsteşarı ile bir araya geldik. Kendileri bize Türk Bahçesi'ni ve sergilenen İzmir'e özgü unsurları çok beğendiklerini ve en kısa sürede İzmir'i ziyaret etmek istediklerini söyledi. Biz de ağırlamaktan onur duyacağımızı belirterek, EXPO 2015 yolundaki çalışmalarımızda Tayland hükümetinin desteğini istedik ve çok sıcak bir yanıt aldık.
Beklenen haber geliyor
Tayland günlerimiz sırasında bir yandan da kulağımız Paris'teydi. 3 Kasım, EXPO 2015'e aday olmak isteyen ülkeler için son müracaat günüydü. Son ana kadar İzmir ve İtalya'nın Milano kenti dışında aday çıkmamıştı. Aday olmak isteyen bazı kent ve ülkelerde ise bizim sağladığımız hükümet-yerel yönetim işbirliği sağlanamamış, bu nedenle adaylık başvurusu yapılamamıştı.
Acaba, Milano dışında başka bir rakip çıkacak mıydı? Başvuru süresinin dolduğu son saate kadar telefon trafiğimiz sürdü. Aslında başka bir adayın çıkmasını beklemiyorduk, ama "Bir son dakika sürprizi olur mu?" diye de düşünmüyor değildik. Sonunda, başvuru süresi tamamlandı ve BİE Genel Merkezi'nin bulunduğu Paris'ten beklediğimiz yanıt geldi. EXPO 2015 yarışında İzmir ve Milano dışında aday çıkmadı. Şimdi bu iki kent, Ocak 2008'e kadar sürecek büyük kampanyada birbirleriyle yarışacak.
Prenses neden duygulandı?
Orada bulunduğumuz sürede Türk Bahçesi'ni binlerce kişi ziyaret etti. Biz deresmi temaslarımızdan arta kalan zamanımızın büyük bölümünü bahçede geçirdik. Ancak ziyaretçilerimiz arasında öyle biri vardı ki, bu ziyaret Taylandlılar açısından da büyük önem taşıyordu. Gördüğümüz kadarıyla, Tayland basını da bu ziyareti önemsiyordu. Tayland Prensesi Mahachakhir Sirindhour, Türk Bahçesi'ne geldiğinde beraberinde kendisini izleyen bir de haberci ordusu vardı.
Atatürk devrimlerinin aydınlığında yetişen ve demokrasinin kurum ve kurallarıyla yoğrulmuş bir kişi olarak, şimdi monarşik rejimin bir temsilcisiyle karşı karşıyaydık. Ancak beklediğimizden farklı bir portreyle karşılaştık. Prenses son derece mütevazı ve güleryüzlü bir kişiydi. Boynuna astığı fotoğraf makinesiyle, çevreyi süzen meraklı bakışlarıyla sade bir turistten farksızdı. Bizi asıl mutlu eden ise bahçemize duyduğu hayranlığı açıkça dile getirmesi oldu. Neredeyse gördüğü tüm objelerin fotoğrafını çekti. Sürekli sorular sordu, biz de ona açıklamalarda bulunduk.
Bir ülke İzmir'i tanıdı
Prenses Sirindhour, heykeltıraş Burhan Aklar'ın vücuda getirdiği "Sevgi Heykeli"ni de uzun uzun inceledi. Onu şaşırtan ve duygulandıran bir başka ayrıntıyla ise bahçeden ayrılırken karşılaştı. Çıkış kapısına yönelen bu önemli konuk bir anda donup kaldı. Tayland Kralı babası Bhumibol Adulyadej'in çiniden yapılmış portesini Türk Bahçesi'nde gören Prenses Sirindhour için bu gerçekten hoş bir sürpriz oldu.
Türk Bahçesi'ndeki ziyaretini tamamlayan prensesin övgü dolu sözlerini dinlerken, en kısa zamanda İzmir'e gelerek bu güzellikleri yerinde görmek isteyeceğinden emindik. Asıl önemlisi, EXPO 2015 yolundaki çabamıza bir destekçi daha kazanmıştık. Bu görüşmenin ardından bizi mutlu eden en önemli gelişme ise ziyarete ilişkin haberlerin ertesi gün Tayland'ın en yüksek tirajlı gazetelerinin birinci sayfasında yer almasıydı. Bu haberler İzmir'i, 60 milyon nüfuslu Tayland'ın gündemine taşımıştı.
Eski dostla kucaklaşma
Tayland ziyaretimizde bizi pek şaşırtmayan bir şey vardı, o da artık aramızdan biri olarak gördüğümüz Uluslararası Sergiler Bürosu Genel Sekreteri Vicente Gonzales Loscartales'in sıcak ve içten tavırlarıydı. Açılış töreninde karşısında beni görür görmez boynuma sarılan Loscartales, bir kez daha bizi desteklediğini açık yüreklilikle dile getirdi. Loscartales'le ertesi gün kahvaltıda buluşmak üzere sözleşerek ayrıldık.
YARIN: EXPO'nun Çinli başkanı İzmir'e geliyor
|
|
|

|
|