
|
|
|
 |
|
|
Eğitimde İzmir geçmişi arıyor (1)
Satır Arası / Deniz Sipahi
İzmir, ne yazık ki son yıllarda eğitim alanında geriye gitmiş durumda.
Açıkçası OKS ve OSS sınavlarında alışık olmadığımız bir tabloyla karşı karşıyayız.
Bir özeleştiri yapmamız gerekiyor; sorunların çözümünü Ankara'dan beklemek bana göre çok da doğru değil.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik bugün İzmir'de olacak.
İzmir Ticaret Eğitim Meslek Komitesi Bakan Çelik'e sunulmak üzere bir rapor hazırladı.
Özel Çakabey Okulları Kurucu Temsilcisi ve İTO Eğitim Meslek Komitesi Üyesi Zafer Eraslan'ın hazırladığı bu sunumda İzmir özeli için de önemli mesajlara yer veriliyor.
İşte satırbaşları...
* * *
Unutmayalım ki sorun olarak bahsetmiş olduğumuz konu başlıkların önemli bir bölümünün de sebebi bizleriz. Gerçeklerle yüzleşip, her ilin kendi sorunlarını konuşup çözmesi gerekir. Eğitimcilerimize ne kadar çok destek olup, onları motive edersek, onlar da o kadar çok başarılı olacaklardır. Denetlenmeyen hiç kimseden verim beklememek gerekir. Denetlemenin birinci kuralı da doğru verilerdir. Ölçemediğiniz hiçbir şeyi değerlendiremezsiniz.
OKS ve OSS sınavlarından sonra özel okullar da, dershaneler de hep "Yüzde 100 başarıdan..." söz eder. Bu yüzde 100 başarı nasıl hesaplanıyor?
Özel okullara göre bu başarı; 2 yıllık üniversiteler olan ön lisans kurumlarına tercih yapmak hakkı olan 165 puan ve üzerini alan öğrenci sayısının toplam öğrenci sayısına oranıdır. Veliler bu kadar küçük bir amaç uğruna mı bu kadar yüksek meblağlar ödüyorlar? Bazı özel okulların bu kadar küçük bir hedef koymuş olmaları, velileri özel okul yerine devlet okullarına yönlendirmektedir. Bu durum da sektöre zarar vermektedir.
Dershanelere göre bu başarı; birçoğu istatistiki bilgileri açıklamaktan uzak bir politika izlemektedirler. Sadece toplumda saygınlığı yüksek üniversiteleri kazanan veya ülke bazında ilk yüzde 10'a giren öğrencilerin sınav sonuçlarını açıklamak, ciddiyetten uzak günü kurtarmak amacı güden bir politikadır. Sene başında dershanelerin gerçek öğrenci sayıları tespit edilebilmiş olunsa, sene sonunda sınavı kazanan öğrencilerle kazanamayan öğrencilerin oranı rahatlıkla belirlenebilir.
Devlet okullarına göre bu başarı; maalesef birçoğu için hiçbir şey ifade etmiyor. Başarı veya istatistik kelimesine çok uzaklar. OKS sınav sonuçlarına göre ülke bazında ilk yüzde 10 dilimlerindeki öğrencilerin girmiş oldukları Devlet Anadolu Liseleri, mezunlarının bir kısmını Açık Öğretim Fakültesi'ne yerleştirmeyi bile başarı olarak görüyorlar. Halbuki yüzde 20 ile yüzde 32 dilimleri arasında kalan öğrencilerin yerleşmiş oldukları fakülteye, bu grup öğrencileri yerleştirmek başarı mıdır, başarısızlık mıdır?
* * *
Bunların çözümü çok basittir. Gerek LGS gerekse OSS sınav sonuçlarını il bazında ve ülke bazında herkesin ulaşabileceği ve anlayabileceği basit bir şekilde açıklamak, tüm sorunları çözecektir.
Böylelikle gerçekdışı rakamların arkasına sığınan bazı özel okullar ile dershaneler afişe olacaklardır. Ya akademik açıdan kendilerine çeki düzen verecekler, ya da arz talep dengesi içerisinde yok olacaklardır.
Devlet okullarında durum biraz daha farklıdır. Ancak OKS sınav sonuçlarına göre ülke bazında ilk yüzde 10'a giren öğrencilerin girmiş oldukları Fen veya Anadolu Liseleri'nin, almış oldukları bu öğrencileri nasıl olup da yüzde 20'lerin altına düşürdükleri net bir şekilde görülecektir. Gerek İl Milli Eğitim Müdürlükleri, gerek çocuklarını bu okullara gönderen veliler bu net verilerin ışığında rahatlıkla hesap sorabileceklerdir.
* * *
Zafer Eraslan'ın tespitlerine yarın da devam edeceğim. Ama şunu da söylemeden edemeyeceğim; başarı kriterlerinin çok net belirlenmesinde fayda var. Eğitim sektöründe problemlerin olduğu bir gerçek. Başarılarından övündüğümüz İzmir'de de geçmişi arar haldeyiz.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|