|
 |
|
|
İlerleme Raporu'ndan Yimpaş uyarısı çıktı
Önceki gün açıklanan AB İlerleme Raporu'nun 'Yolsuzluklar' bölümünde, son günlerde Yimpaş olayı ile birlikte tekrar gündeme gelen 'yasadışı halka arz' işlemleri ile petrol kaçakçılığına dikkat çekildi
SERKAN ARMAN
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun önceki gün açıklanan 2006 yılı İlerleme Raporu'nda, yüzbinlerce kişiden 'yüksek kâr vaadiyle' para toplayan ve kamuoyunda 'Yeşil holdingler' olarak bilinen Yimpaş ve Kombassan gibi şirketlerin yaptığı 'yasadışı halka arz' konusu da yer aldı.
Raporun 'Yolsuzluklar'la ilgili bölümünde, yasal mevzuat uyarınca kurulu şirketi borsada halk açma veya şirket hissesini halk arz etme yerine, özellikle dini propaganda ile ortak toplayarak, 'yasadışı halka arz' yapan bu şirketlerin faaliyetlerini araştıran Meclis Araştırma Komisyonu'nun raporunu tamamladığı, büyük çaplı yolsuzluk faaliyetlerinin ortaya konulduğu ifade edildi.
Raporda, bu konularla ilgili olarak şu ifadeler yer aldı:
"Petrol kaçakçılığı ve yasadışı halka arz konularında oluşturulan Meclis araştırma komisyonları raporlarını tamamlamıştır. Her iki rapor da büyük çaplı yolsuzluk faaliyetleri ortaya koymuştur. Eski bir ekonomi ve devlet bakanının da adının karıştığı ilk olay ciddi ekonomik ve mali sonuçlar doğurmuştur. Raporlar ilgili kamu kurumlarına almaları gereken tedbirler hakkında tavsiyeler de içermektedir."
Raporda dikkat çekilen Meclis Araştırma Komisyon raporunda, 'Yeşil Holdingler'in tasfiye edilmesi, topladıkları paranın tespiti, izinsiz halka arz konusunda cezaların etkinleştirilmesi, zamanaşımı sürelerinin artırılması istenmişti. 25 Aralık 2005'te TBMM Başkanlığı'na sunulan bu raporun, 11 ay geçmesine karşın gereğinin yapılmaması eleştiri konusu olmuştu.
Petrol kaçakçılığı konusundaki Meclis Araştırma Komisyonu raporunda da sınır ticareti kapsamında ithalat izni verilen dört şirkete 123 milyon dolar çıkar sağlandığı belirtilmiş ve dönemin Dış Ticaret Müsteşarı Kürşad Tüzmen ile bağlı olduğu bakan olarak Tunca Toskay'a sorumluluk atfedilmişti.
İlerleme Raporu'nda, ekonomi ile ilgili olarak dikkat çeken diğer noktalar ise şöyle:
Merkez atamalarına dolaylı eleştiri
Merkez Bankası atamalarını, mayıs - haziran aylarındaki dalgalanmalardan Türkiye'nin daha fazla etkilenmesinin nedenleri arasında sayan raporda, (Türkiye'de 'kadrolaşma' eleştirisi alan) atamalar konusunda şu ifadeler yer aldı:
"Merkez Bankası (TCMB) enflasyonist baskıların azaltılmasında çok başarılı olmuştur. TCMB 1 Ocak 2006'dan itibaren enflasyon hedeflemesine yönelik yeni bir politika çerçevesi uygulamıştır. (...) TCMB temel araç olarak kısa dönem faiz oranlarını kullanmaktadır. Başkan da dahil olmak üzere TCMB Meclisi'nin ve Para Politikası Kurulu'nun pek çok üyesi yeni atanmıştır. Yeni politika çerçevesi, yeni TCMB Meclisi ile birlikte parasal riskin piyasa tarafından algılanışını değiştirmiştir. Bu değişiklik, gelişmekte olan piyasaların algılanışının küresel olarak kötüleşmesinin de katkısıyla liranın değerinin sert bir şekilde düşmesine neden olmuştur."
KOBİ'lerin çoğu kayıt dışı çalışıyor
İlerleme raporunda kayıt dışılık konusunda, özellikle küçük ve orta boy işletmelere (KOBİ) yönelik önemli eleştiriler de yer alıyor. Bu konuda şöyle deniliyor:
"KOBİ'lerin, istihdamdaki payları yüzde 75'in üzerindeyken katma değerdeki payları yüzde 27'de kalmıştır. KOBİ'lerin çoğu kayıt dışı olarak faaliyet göstermektedir. Bu durum üretkenliği artırma kapasitelerini kısıtlamaktadır.
Bankacılık sektörünün kredi faaliyetlerini genişletmesi KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaşmıştır. Ancak banka kredileri halen KOBİ'lerin finansman ihtiyaçlarının sadece yüzde 10'unu karşılamaktadır.
KOBİ sahibinin sermayesi finansmanın en büyük kaynağını oluşturmaya devam etmektedir. Genel olarak KOBİ'ler ekonominin önemli köşe taşlarından biri olmaya devam etmişlerdir ancak, etkinlikleri çoğu zaman zayıftır ve kayıt dışılık yaygındır."
İlerleme yok
İhale kanunu zayıflatıldı
Kamu ihalesi politikaları, düzenleyici çerçeveye daha fazla istisna getirilerek zayıflatılmaya devam edilmiştir. Sonuç olarak, rekabet politikasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş, ancak belli alanlarda eksiklikler devam etmiş veya kötüleşmiştir.Cari açık 2006'nın ilk yarısında güçlü iç talep büyümesi, yüksek petrol fiyatları ve düşük turizm gelirleri nedeniyle GSYİH'nin yüzde 7'sine çıkmıştır. Türkiye halen cari açığını kolay bir şekilde finanse edebilmektedir. Ülkenin orta vadede ihracat kapasitesini artırması ve dış gelişmelere karşı hassasiyetinin azaltılmasına yardımcı olması gereken yüksek yatırım, cari açığın artmasının nedenlerinden birisi olmuştur.Sivil havacılık, deniz ve kara taşımacılığı, yer hizmetleri, yatçılık, yayıncılık, elektrik, bankacılık ve sigorta şirketleri, özel istihdam büroları, turizm, eğitim ve savunma sektörlerinde yabancı sermayeye kısıtlamalar uygulanması devam etmektedir. Devlet yardımlarının izlenmesine ilişkin bir gelişme kaydedilmemiştir. Yüksek büyümeye rağmen, az sayıda yeni istihdam olanağı yaratılabilmiştir. İşsizlik yüzde 8 - 10 arasında değişmektedir. Kadınların meclise ve yerel yönetimlere katılım düzeyi oldukça düşüktür ve iş gücü piyasasında kadınlara yönelik ayrımcılık devam etmektedir. Faiz dışı fazla hedefine öncelik verilmesi nedeniyle altyapı yatırımı azaltılmıştır. Kayıt dışı ekonomide istihdamı düşürmeye yönelik sistemli çalışmalar sınırlı düzeyde kalmıştır.Kamu tarafından belirlenen fiyatların TÜFE sepetindeki payı, sepetin toplamının yüzde 10.2'sine tekabül etmektedir. Fiyat reformu tamamlanmamıştır. Örneğin, elektrik fiyatları üretim fiyatının oldukça altındadır ve sübvansiyon içermektedir.
İlerleme var ama...
Mahkemeler yavaş...
Hükümet, siyasi kaygılarla zaman zaman reform sürecini yavaşlatsa da, istikrarlı bir şekilde reformlara devam etmiştir. Kararlar kimi zaman geçici temelde alınmıştır. Hükümet makroekonomik istikrar ve yapısal reformlardaki görüş birliğini büyük ölçüde sürdürmüştür.Önceki yıl yüzde 7.4 olarak gerçekleşen ihracattaki büyümenin yüzde 3.9'a gerilemesi dış sektörün GSYİH'yi olumsuz etkilemesine neden olmuştur. Hızla büyüyen Türk ekonomisi, hızla artan dış dengesizlikler dönemine girmiştir. Bu, ağırlıklı olarak yapısal reformların oldukça yavaş gerçekleşmesi ve yatırım harcamalarında gözle görülür artıştan kaynaklanmıştır. Yetkili makamlar sıkı mali ve parasal politika izleyerek duruma hızla müdahale etmişlerdir. 2005 yılında özelleştirme gelirleri GSYİH'nin yüzde 2.8'ine denk gelmiştir. Elektrik dağıtımının özelleştirilmesinde gecikmeler olmuştur. Tarım dışındaki özel sektörde kamu teşekküllerinin oranı yüzde 5'e düşmüştür. Mahkemeler, özellikle ticari mahkemeler nispeten yavaş çalışmaktadır. Fikri mülkiyet hakları da dahil mülkiyet hakları konusundaki yasal düzenlemelerin uygulanması yetersizdir. Enerji sektörünü yeniden yapılandırma ve serbestleştirme çabaları planlanan takvimin gerisinde kalmıştır.Hisse senedi piyasası son yıllarda büyümüştür ancak 2006 Eylül sonu itibariyle 289 şirketin işlem gördüğü bu piyasa yine de küçük kalmıştır. Söz konusu şirketler önde gelen holdingler ve bankaların yanı sıra bazı kamu kontrolündeki büyük şirketlerdir. Piyasa kapitalizayonu 2006'da GSYİH'nin yüzde 50'si gibi nispeten düşük düzeyde kalmıştır.
İlerleme sağlandı
Rekabet Kurulu başarılı
Genel gayrısafi kamu borcunun GSYİH'ye oranı 2004 yılı sonunda yüzde 76.9'dan 2005 sonunda yüzde 69.6'ya gerilemiştir. Bunun nedeni, önemli oranda faiz dışı fazla, GSYİH'deki güçlü büyüme ve düşen faiz oranlarıdır. Bir çok derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin notunu yükseltmiştir. Yabancı para cinsinden kamu borcu, 2003 yılında yüzde 45'in üzerinde iken 2006 ortasında yaklaşık yüzde 40 olarak gerçekleşmiştir. Bu, yerel para birimine dönüşü ve kırılganlığın azaldığını göstermektedir.Mali piyasalarda yaşanan son dalgalanmalar da kamu ve özel sektörün faaliyet gösterdiği ortama bazı belirsizlikler getirmesine rağmen aslında ekonominin şoka dayanıklılığının ne kadar arttığını göstermiştir. Genel olarak, piyasa güçlerinin işleyişi iyileşmeye devam etmiştir. Mali şeffaflık iyileştirilmiştir.Ekonominin yapısal dönüşümü alanında ilerleme sağlanmıştır. Toplam istihdam içinde tarımın payı 2005 yılı boyunca yüzde 33'den yüzde 26'ya düşmüştür. Düşüş 2006'da da devam etmiştir. Bankacılık sektörüne yabancıların artan katılımı rekabeti güçlendirmiştir. Bankacılık sektörü önemli ölçüde güçlenmiş ve mali aracılık faaliyetleri oldukça iyileşmiştir.Mali sektörün denetimi güçlendirilmiştir.Rekabet Kurumu'nun çalışmaları tatminkâr olmaya devam etmiş ve piyasa içindeki rolü özelleştirme süreci ile daha fazla desteklenmiştir. Şirketler sektöründe şeffaflık artırılmıştır. Enerji altyapısına büyük katkı sağlayan Bakü - Tiflis - Ceyhan boru hattının yapımı tamamlanmıştır. Kamu maliyesinin konsolidasyonu devam etmektedir.
2005 yılı İlerleme Raporu'nda ne denilmişti?
Sermayenin serbest dolaşımı konusunda bazı kısıtlamalar kaldırılmakla birlikte, yabancıların gayrimenkul edinmeleri ve ekonominin bazı sektörlerinde faaliyet göstermelerine izin verilmemektedir. Daha girişken bir özel sektörün gelişmesi ve doğrudan dış yatırımlar, kamu idaresindeki karmaşık kurallar ve eksikliklerin yanı sıra pazara giriş ve çıkış usullerindeki yavaşlık sebebiyle engellenmektedir.Siyasete ve çalışma hayatına kadınların düşük katılımı, ciddi bir sorun oluşturmaktadır. KOBİ'ler kayıt dışılığın sınırlarındadırlar.Devletin bazı sektörlerde piyasanın işleyişine ve piyasa mekanizmalarına müdahale etmesi sorun yaratmaktadır.İstihdamın artması işsizliği bir ölçüde azaltmaktadır ancak işsizlik oranı göreceli olarak halen yüksektir. Ekonomik büyümeye paralel biçimde istihdam sağlanamamıştır.Maliyetleri yansıtmaktan uzak olan elektrik sektöründe yeniden fiyatlandırma gereklidir.İstikrar politikasını korumaya ve yapısal reformlara ilişkin adımları kaydetmeye devam etmelidir.Türk lirasının güçlenmesine rağmen ihracatta artış sağlanmıştır.Özellikle ticari mahkemeler yavaş çalışmaktadır. Enerji sektöründe yeniden yapılanma sorunları mevcuttur.Özelleştirmede ilerleme kaydedilmiştir.Borcun milli gelire oranı düşmesine rağmen borcun yapısı makroekonomik ve finansal istikrarda risk oluşturmaktadır.Ekonomide önemli unsurlarda gelişme kaydedilmesine rağmen küresel finans hareketlerine karşı kırılganlık devam etmektedir.Rekabet Kurumu verimli çalışmalarını sürdürmektedir ancak gücü sınırlı kalmaktadır.Devlet bankalarının yeniden yapılandırılması yavaşlamıştır.Bugünkü para politikasının çerçevesi makroekonomik istikrarın artmasını sağlamıştır.Bankacılık sektörü büyük ölçüde güçlendirilmiştir ancak tasarruf sahipleriyle yatırımcılar arasındaki aracılık hizmetleri yeterli ölçüde sağlanamamaktadır.
|
|
|

|