Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Suna Kan'ın evinde kurulan koalisyon

CHP 1973 genel seçimlerinde oyların yüzde 33.3'ünü alarak birinci parti çıktı. Ancak Ecevit, tek başına iktidar olamıyordu. Koalisyon için Adalet Partisi ile yaptığı görüşmelerden sonuç alamayan Ecevit, MSP'den gelen olumlu sinyal üzerine harekete geçti. Erbakan ile buluşma için seçilen yer hiç kimsenin aklının ucundan bile geçmezdi. Ecevit'in yakın aile dostları sanatçı Suna Kan ve eşi keman virtüözü Faruk Güvenç'in evi. Koalisyon pazarlığındaki notları Ecevit kendi el yazısıyla tutmuştu

Ecevit'in çok özel belgeleri - 4

Rıdvan Akar - Can Dündar


Genel başkanlık koltuğuna oturmasının üzerinden bir yıl bile geçmeden Ecevit ilk tarihi başarıya imza atıyordu. 1973 genel seçimlerinde CHP oyların yüzde 33.3'ünü alarak birinci parti olmuş ve Meclis'te tam 185 milletvekili ile temsil hakkı kazanmıştı. Ancak tek başına iktidar olamıyordu.
Ecevit, koalisyon için seçimin asıl mağlubu Adalet Partisi ile yaptığı görüşmelerden sonuç alamadı. Sonunda MSP'den gelen olumlu bir sinyal Ecevit'i harekete geçirdi. Erbakan ile buluşacak ve koalisyonu konuşacaktı. Buluşma için seçilen yer hiç kimsenin aklının ucundan bile geçmezdi. Ecevit'in yakın aile dostları sanatçı Suna Kan ve eşi keman virtüözü Faruk Güvenç'in eviydi.
CHP ile MSP arasındaki pazarlıklar kıran kırana geçti. Koalisyon pazarlıkları sürecinde Ecevit pazarlık tutanaklarını kendi el yazısıyla tutmuştu. Tarih 20 Kasım 1973'tü. Yani hükümetin kurulmasına henüz bir ay vardı.

BÜLENT ECEVİT-NECMETTİN ERBAKAN GÖRÜŞMESİ

20 Kasım 1973
10.00 - 12.00

ERBAKAN
Bir AP-CHP koalisyonu başarılı olmaz. 6 ayda yürüyemez hale gelecektir. Partizanca düşünsek, MSP'nin en lehine çözüm budur. Ama biz memleketi düşünüyoruz.
CHP-MSP koalisyonunda işlerin daha rahatlıkla yapılacağında şüphe yok. Ama buna üçlü kademeden geçilerek gelinmesinde fayda görüyoruz. Üçlü (CHP-AP-MSP) koalisyonda sürtüşme olur, ama AP'nin bulunuşunun fonksiyonel etkisi olmaz. Üçlü koalisyonu ilk kademe olarak daha uygun karşılıyoruz. İcraatın süratini azaltır fakat icraatı kaldırmaz ortadan. Buna çok daha rahat evet diyebiliriz.
İkili (CHP-MSP) için geçen seferkinden daha rahat durumdayız. Artık eskisi rahat rahat hücum edemez AP bize. O bizim tabanımızı rahatsız ediyordu. Şimdi biz onun tabanını rahatsız edebilecek durumdayız. Üçlünün başarısızlığı görüldükten sonra ikili olabilir.
AP'de çözülme eğilimi görüyoruz. Bu da hızlanır. Yarın Genel İdare Kurulu'muzu toplayacağız.

Üçlü için düşüncemiz
Prensip olarak evet veya hayır diyebilmek için bazı noktalarda aydınlanma ihtiyacını duyuyorum.
İki parti program üzerinde kolaylıkla anlaşabiliriz. Bunda güçlük görmüyorum. Kabine nasıl teşekkül edecek? Bütün mesele burada.
Üçlü için düşüncemiz:
1 Başbakan.
2 Başbakan Yardımcısı: Biri MSP'den, biri AP'den...
(Demirel kendisi kesin olarak girmez)
Bakanlıklar:
Başbakanlığı, AP ile CHP arasındaki 30 sayı farkına tekabül eder sayarsak...
CHP: Başbakanlık ve 9 bakanlık.
AP: 1 Başbakan Yardımcılığı, 8 bakanlık.
MSP: 1 Başbakan Yardımcılığı ve 5 bakanlık. Bunun biri İçişleri Bakanı olur ve özel bir usulle doldurulur. MSP bünyesinde değil, anarşiyi engelleyebilecek, partizan olmayan bir kimse... Üzerinde mutabık kalacağımız.
Üç önemli bakanlık var. Bunlardan her biri bir partinin olmalı:
Milli Eğitim, Köy İşleri, Çalışma.
Sosyal konulu bakanlıklar CHP'de toplansın. Siyasi bakanlıklar AP'de toplansın. Ekonomik bakanlıklar MSP'de toplansın.
Böylece bakanlıklar arasında bir ahenk olsun. Bir süre yürüdükten sonra üçlüden ikiliye kolaylıkla geçilebilir. Herhalde ekonomik bakanlıklar AP'ye verilmemeli. Bunda ısrarlıyız. Çünkü o zaman sömürü düzeni aynen yürüyecektir.
İkili hükümette:
Bir Başbakan
Bir Başbakan Yardımcısı (MSP kendisi girecek ve ekonomik işler kendisine bağlı olacak).
Bakanlıklar:
MSP: Mümkünse 10 kadar.
CHP: 14 kadar.
Adetlerin kesinlikleri mühim değil. Mümkünse ekonomik bakanlıklar MSP'de. İçişleri için güvenilir bir tarafsız bulunur. MSP için Milli Eğitim ve Köy İşleri Bakanlığı üzerinde de durmak istiyoruz.
Nedeni: Bugün efkârı umumiyede bulunan menfi faktörleri silmede yararlı olur.

Bakanlık paylaşımları
Milli Eğitim CHP'de olursa, bütün maarifi ve okulları aşırı solcuların istila edeceğinden kuşku duyarlar (büyük sermaye çevreleri). Köy İşleri CHP'de olursa, aşırı solcuların köylere kadar sızacağından kuşku duyarlar.
CHP hakkında efkârı umumiyede bazı kuşkular var. Onun için bunda yeni hükümete her çevrenin güvenle bakması bakımından fayda görüyoruz. Yeni hükümetin memleketi aşırı sola götüreceği endişesinin önlenmesi yararlı olur. Aksi halde büyük sermaye çevreleri her şeyi yaparlar. Bize nispeten daha çok güvenirler. Bazı aşırı unsurlar sizin de kontrolünüz dışında gelişebilir. Sizin başbakanlığınızda bu unsurların ortaya çıkması memleketi büsbütün umutsuzluğa düşürür.

Sermaye çevreleri
İkilide ekonomik bakanlıklar MSP'de bulunsun derken, bilhassa sermaye çevrelerinin reaksiyonunu düşünüyorum.
Sermaye çevreleri bize karşı nispeten munis gözle bakabilirler. Yoksa bu konularda program şüphesiz beraberce tespit edilecek. Sanırım büyük ayrılıklar da meydana gelmeyecektir.
Bu noktalarda anlaşabilirsek, kendi kurullarımızda bazı endişeleri giderebiliriz. Bunun aksine ısrar edilirse, beklenen faydalı bir çözüm güçleşir. Üçlü bizim için büyük kolaylık.

Ecevit'e göre tarihi bir fırsattı

Ecevit bir yandan Erbakan'ı dinliyor, bir yandan da notlar alıyordu. Erbakan'ın söylediklerine ilişkin aldığı notlar şöyleydi:

ECEVİT
(Üçlüyü kabul ettirmenin imkânsızlığı... 12 Mart öncesinde orduya kadar sızmalar olduğu halde CHP'ye sızma olmadığı... Bizim bu bakımdan her sınavdan geçtiğimiz... 12 Mart sonrasında üzerimize projektörlerin çevrildiği, hiçbir şey bulunamadığı... Asıl, henüz yeni bir parti olarak, "etkin" denen çevrelerin MSP üzerindeki kuşkularının önem taşıdığı...)
Bu kuşkular karşısında, biz, Milli Eğitim'i size verelim desek de buna imkân bulamayız. Bunu, sezgi olarak değil, kesin kanı olarak söylüyorum.
İçişleri, sırf emniyetle ilgili olsa, mesele yok. Tarafsız biri gelsin. Ama valiler, kaymakamlar ona bağlı. Hükümetin vilayetteki uzantıları bu bakanlığa bağlı. Politikayla ilgisi olmayan bir kimse nasıl yapabilir? O nitelikte birini bulursak ne âlâ... Ama Milli Eğitimin size verilmesi olanaksız. Bakanlar Kurulu tasdikten çıkmaz.

ERBAKAN
Genel İdare Kurulu'na, Milli Eğitim'in bize verilmesini Ecevit düşünmüyor, dediğim anda, Kurul orada durabilir. Bizim için kesin kriter. Milli Eğitim için anlaşırız, ama Cumhurbaşkanı'ndan engel çıkarsa o zaman düşünürüz.

ECEVİT
Üçlü veya ikili olamazsa ve biz bir azınlık hükümeti kurarsak, desteklemeyi veya güvensizlik oyu vermemeyi düşünebilir misiniz? Bir süre düşünmeniz için bazı bakanlıkları boş da bırakabiliriz.

ERBAKAN
Azınlığı destekleme başlangıca nazaran daha zordur. Başlangıçta koalisyon için anlaşmayı daha kolay buluruz. Kurulmuş, işleyen bir hükümete sonradan katılmak zor olur. Azınlık hükümetine güvenoyu verme durumuna giremeyiz. Öteki partilerle aynı paralelde olma durumu daha ağır basar.
Ecevit onlarca yıldır iktidar koltuğundan uzak tutulan İslamcı hareketin koalisyonu kadrolaşmak için bir fırsat olarak değerlendirdiğini görmüştü. Maliye ve Milli Eğitim Bakanlığı gibi iki stratejik bakanlık konusunda kıran kırana yapılan pazarlıklarla bu bakanlıkların MSP'ye verilmesine engel oldu. CHP'liler bu koalisyondan rahatsızdı. Ecevit ise bu koalisyonu bir tarihi fırsat olarak görüyordu.
Taraflar arasındaki pazarlık görüşmelerini CHP adına Deniz Baykal, MSP adına ise Oğuzhan Asiltürk sürdürüyordu. Ecevit düşüncelerini bir bilgi notuyla Baykal'a gönderdi.

YARIN
Ecevit'teki MİT notları




SİYASET
Suna Kan'ın evinde kurulan koalisyon
AB gözüyle Türkiye
Kazayı Rehn önledi
'1919'dan kötü değiliz'
Avrupa'da farklı yorumlar
Baykal: AB, Kıbrıs'ta yanlış yaptı
AB ile bir hesaplaşma gerekiyor
'Soykırım' iddiaları bu kez yok
Bahçeli: Kader anı geldi
AİHM'den Türkiye'ye çifte ceza geldi
AKP'de '301' hazırlığı






Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

Taha AKYOL
Lider kültü
1974 yılında yayımlanmış bir kitap; Ecevit'in...
Fikret BİLA
Atatürk ve Ecevit
Bugün 10 Kasım. Atatürk'ü saygıyla anıyoruz. ...
Hasan CEMAL
Pozitif olmak, yaratıcı olmak!
Avrupa Birliği'yle ilişkilerin seyrinde herha...
Güneri CIVAOĞLU
Siret'in suret'i
Atatürk'ün son saatleri... Tüm tedavilere rağ...
Derya SAZAK
Çankaya sinyali
Ecevitlerin Or-An'daki evine taziye ziyaretin...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2006 Milliyet