Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Her yönüyle farklı bir bakan


Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, önceki gece, Genç Bakış'ta konuğumuzdu. Kendisini, mezun olduğu İzmir Türk Koleji'nde ağırladık. 700'e yakın öğrenci vardı. Bir o kadarı da kapı da kaldı.
Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz en keyifli programlardan biriydi. Kırk yıllık stand-up'çılardan daha fazla güldürdü, daha fazla düşündürdü ve çok farklı bir politikacı profili sergiledi.
Salona girdiği andan itibaren kırdı geçirdi. İlk yarım saatte her hareketi, her sözü, kahkaha ve alkışları beraberinde getirdi. Hele bir de eski uyuyan görüntülerini ekrana getirdiğimizde, eğlencenin dozu iyice arttı.
Bakan Koç, son dönem politikacılar içerisinde belki de en hoşgörülü olanı. Salonla birlikte o da zaman zaman gülmekten konuşamadı. Üç saate varan Genç Bakış'ta, bazen, eleştiri ve ti'ye alma sınırları aşılsa da kırılmadı, kızmadı ve şimdi sırası mıydı demedi.
Çok heyecanlıydı. Bazen dili dolaştı, bazen de hükümet adına sert eleştirilerin muhatabı oldu. Ama sinirlenme yerine daha muzipçe şakalarla, ortamı yumuşattı.
Adı "Uyuyan Bakan"a çıksa da, sabahın ilk ışıklarına kadar dimdik ayaktaydı. Anlaşılan o ki çalışma saatlerini değiştirmesi en iyi tedavi yöntemi olacak. Gündüz yatıp gece çalışacak!
"İyi ki bakan oldum da hastalığımın farkına varıp önlem aldık, yoksa ömür böyle gidecekti" dedi.
Politikayı daha lise yıllarındayken kafaya koymuş. Mezuniyet yıllığında, Siyasal'ı bitirip Aydın milletvekili seçileceğini ve ardından ülke yönetiminde söz sahibi olacağını işaret etmiş. Ve o yıllarda ne öngördüyse, hepsini gerçekleştirmiş...
"Politikacılar, valiler pot kırar, ondan sonra da 'yanlış anlaşıldık' diye yan çizerler" diyecek kadar açık sözlü. Ben Rus turistlerle ilgili sözlerimle hata limitimi doldurdum. Artvin Valisi'nin söyledikleri de bal gibi hata. Özür dileyeceğine, yanış anlaşıldım diyor. Ama Artvin'de turizm ona rağmen devam edecek. O vali, ben Bakan'ım. Benim dediğim olacak dedi...

Neden protesto edildi?
Hemen her konuğumuz gibi Koç da, bir yandan bol bol alkış alırken bir yandan da sert eleştirilere ve protestolara muhatap oldu. İşte Koç'a zor anlar yaşatan sözleri ve sorular:
  • Hasankeyf'e baraj yapılacak...
  • Kişi başına gelir arttı. Ekonomi düzeldi. Yaptıklarımızı inkâr edemezsiniz.
  • Ben Aydınlıyım. Efe'yim, kıvırtmam.
  • Müzelerin başında ehli müdür yok
  • Caretta caretta'ların bulunduğu yere otel yapılıyor, siz seyrediyorsunuz...
  • 65 yaşına gelen sanatçılar emekli olsun demedim. Balerinler olsun. Tiyatrocular sahnede ölebilirler.
  • Tatil köyleri turiste ucuz, bize pahalı
  • Unakıtan için özel koruma kurulu oluşturulmadı.


  • Alkış alanlar
  • Nobel ödülleri siyasallaştı deniliyor. Olabilir. Ama ödül ödüldür. Pamuk'u ben de kutladım, Başbakan da
  • Bir bakanın halktan kopuk olması düşünülemez.
  • Hakarete varmayan her fikre saygım var.
  • 65 yaşına geldiğimde politikayı bırakacağım.
  • Yobaza, yobaz derim.
  • Turizmde vergi kaçıran çok. Ama muhatabı ben değilim. Maliye Bakanı.


  • Şeyin şeyi
    Bakan Bey yorgunluktan olsa gerek, zaman zaman en bilindik kelimeleri bile unuttu. Öylesine çok "şey" kullanıyordu ki, saymaya başladım. 30'den sonra ise yorulup bıraktım. Bir ara Türkiye deniz, kum, güneş ülkesi derken "kum" bir türlü aklına gelmedi, deniz, toprak, güneş dedi. Gülüşmeler oldu. Arkadan yine toprak gelince, salon da, o da gülmekten kırıldı, geçti...
    Pek çok kelime gibi arkeolog ve arkeolojiyi telaffuz ederken farklı tonlamada bulunması ise, hem salondan hem de internette bir hayli tepki aldı.
    Özetin özeti: Bakan Koç, alışık olmadığımız bir siyasetçi. Her yönüyle farklı. Kim bu adam, nasıl bakan olmuş diyenler kadar, birikimiyle, hoşgörüsüyle, iş bitiriciliğiyle takdire şayan bulanlar da var. Şov yapmıyor. İçi de dışı da bir...

    aguclu@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Lider kültü
    1974 yılında yayımlanmış bir kitap; Ecevit'in...
    Çetin ALTAN
    Okyanus transatlantiklerinde evrensel enstitüler kurulsa
    Bugün Gazi'nin ölümünün 68'inci yıldönümü. "K...
    Melih AŞIK
    Kimdi bu adam?
    7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kald...
    Fikret BİLA
    Atatürk ve Ecevit
    Bugün 10 Kasım. Atatürk'ü saygıyla anıyoruz. ...
    Hasan CEMAL
    Pozitif olmak, yaratıcı olmak!
    Avrupa Birliği'yle ilişkilerin seyrinde herha...
    Güneri CIVAOĞLU
    Siret'in suret'i
    Atatürk'ün son saatleri... Tüm tedavilere rağ...
    Abbas GÜÇLÜ
    Her yönüyle farklı bir bakan
    Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, önceki ge...
    Hurşit GÜNEŞ
    Dikkat, 2007 yılı sarsıntılara gebe
    Bu hafta Türkiye'nin gerek dış siyasetini, ge...
    Sami KOHEN
    "Topal" Bush!
    ABD'de iki kez üst üste seçilen bir Başkan, s...
    Metin MÜNİR
    Elbistan modeli de bozuk - 4
    Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 8 milyon ...
    Faik ÖZTRAK
    Bir program klasiği
    Bu hafta yayımlanan, eylül ayına ilişkin ödem...
    Hasan PULUR
    Atatürk de bir insandı...
    HER devrimin başlangıçta tabulaştırdığı, eriş...
    Derya SAZAK
    Çankaya sinyali
    Ecevitlerin Or-An'daki evine taziye ziyaretin...
    Meral TAMER
    Sabancı'nın CEO'su, hatayı teşvik ediyor!
    Türkiye'nin rekabetçi gücünü arttırabilmesi i...
    Ece TEMELKURAN
    Küçük yazar
    Müthiş karşıydım şu imza günü işine. Yıllarca...
    Güngör URAS
    ABD'nin seçim sonu gündemi "ekonomi"
    Amerikalı için Irak önemli ama Irak geçici bi...
    M. Ali BİRAND
    Hem Atatürkçü, hem AB düşmanı olunmaz
    Kendilerine "Katıksız Atatürkçü" etiketi yapı...

    © 2006 Milliyet