Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dikkat, 2007 yılı sarsıntılara gebe


Bu hafta Türkiye'nin gerek dış siyasetini, gerekse makroekonomik dengelerini önümüzdeki dönemde yakından ilgilendiren gelişmelerle geçti. Bunlardan ilki, Avrupa Komisyonu'nun yayımladığı İlerleme Raporu. Diğeri, ABD'deki seçimler. Bir diğeri de açıklanan ekonomik son veriler.
Avrupa Komisyonu'nun açıklamaları genel olarak kamuoyunda tepki görmedi. Aksine, iyimser biçimde yorumlandı. Çünkü Komisyon bir tavsiye kararı almaktan uzak dursa da, Türkiye'ye limanlarını Güney Kıbrıs'a açması için bir aylık bir süre verdi. Yani, bir anlamda, devlet olarak üye olan bir ülkeyi tanımasını istedi.

AB ile sarsıntı olasılığı
Oysa burada iki önemli nokta var. Birincisi, Türkiye Güney Kıbrıs'ı tanımak istemiyor. Daha doğrusu, Kuzey Kıbrıs üzerindeki izolasyonist uygulamalar kalkmadan, yani birleşik Kıbrıs'ın önü açılmadan bunu yapmak istemiyor.
Aksi takdirde çözüm ileride daha da zorlaşacak. Kaldı ki, Türk tarafı Annan Planı'na "evet" diyerek bunun önünü açmıştı. Kısacası, Komisyon'un öne sürdüğü koşul aslında Türkiye'nin kabul edemeyeceği nitelikte.
İkincisi, konulan süre de çok kısa. Bir ay gelip geçer ve sonunda Türkiye ile müzakereler aksar. Sevinmeyi bu nedenle anlamak zor.
Müzakerelerin aksaması ya da gerilmesi mali piyasaları etkileyecektir. Şu anda oluk oluk akan sıcak para kaçacak yer arayacaktır. Bu nedenle bu gelişme son derece önemli.
Unutmayalım ki, bugün yaşanagelen bahar havasında uluslararası likiditenin bolluğu kadar, AB ve IMF çıpalarının büyük önemi var.
Gelelim ABD'deki seçim sonuçlarına... Demokratlar silip süpürdü. Cumhuriyetçiler de ABD'de bundan böyle radikal politikalarla devam edemeyeceklerini anladı.
Bu durumda dış politikada belirgin ölçüde yumuşamaya gidecekleri anlaşılıyor. Bu da büyük olasılıkla ABD'nin Türkiye'ye olan gereksinimini artıracaktır. Bu işin olumlu tarafı.

ABD'de büyüme
Ancak işin bir de olumsuz tarafı var. Öncelikle, ABD'de izlenecek ekonomik politikalarda daha büyümeci olunabilir ve bu da faizlerin düşüş eğilimini aksatır.
İşte böylesi bir politika da uluslararası likiditenin yükselen piyasalara olan iştahını azaltabilir.
Cari açığı rekordan rekora koşan Türkiye için de bu hiç de hayırlı bir gelişme olmaz. Üstelik, petrol fiyatlarındaki düşüş eğilimi de durur.
Öye anlaşılıyor ki, ABD'yi bundan sonra Demokratlar yönetecek. Yani bazı iç lobiler (ki bunların çoğu Türkiye karşıtı) daha etkili olacak. Bu da kendi iç gerginliklerine gebe olan Türkiye için son derece şanssız bir unsur doğuracaktır.
Bu hafta açıklanan iki veri dikkat çekiyordu. Bunlardan biri cari açık rakamı, diğeri de sanayi üretim endeksiydi.
Eylül ayında cari açığın 1.9 milyar dolara, yılbaşından itibaren de 25.3 milyar dolara çıkması, yıl sonunda rakamın 30 milyar dolara rahatlıkla varacağını gösteriyor.
Cari açığın geçen yıla göre yüzde 59.6 artması açıkçası bir alarm durumu. Neyse ki, sanayi üretiminde bir yavaşlama gözleniyor. Geçen yıl yüzde 8.3 olan bu veri, bu yıl yüzde 4'e düşmüş. Talep yavaşlarsa, açık da azalabilir.
Tüm bu bilgi ve verilere toplu olarak baktığımızda, 2007'ye daha şimdiden bir hayli sarsıntılı gireceğimiz gözleniyor.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Lider kültü
1974 yılında yayımlanmış bir kitap; Ecevit'in...
Çetin ALTAN
Okyanus transatlantiklerinde evrensel enstitüler kurulsa
Bugün Gazi'nin ölümünün 68'inci yıldönümü. "K...
Melih AŞIK
Kimdi bu adam?
7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kald...
Fikret BİLA
Atatürk ve Ecevit
Bugün 10 Kasım. Atatürk'ü saygıyla anıyoruz. ...
Hasan CEMAL
Pozitif olmak, yaratıcı olmak!
Avrupa Birliği'yle ilişkilerin seyrinde herha...
Güneri CIVAOĞLU
Siret'in suret'i
Atatürk'ün son saatleri... Tüm tedavilere rağ...
Abbas GÜÇLÜ
Her yönüyle farklı bir bakan
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, önceki ge...
Hurşit GÜNEŞ
Dikkat, 2007 yılı sarsıntılara gebe
Bu hafta Türkiye'nin gerek dış siyasetini, ge...
Sami KOHEN
"Topal" Bush!
ABD'de iki kez üst üste seçilen bir Başkan, s...
Metin MÜNİR
Elbistan modeli de bozuk - 4
Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 8 milyon ...
Faik ÖZTRAK
Bir program klasiği
Bu hafta yayımlanan, eylül ayına ilişkin ödem...
Hasan PULUR
Atatürk de bir insandı...
HER devrimin başlangıçta tabulaştırdığı, eriş...
Derya SAZAK
Çankaya sinyali
Ecevitlerin Or-An'daki evine taziye ziyaretin...
Meral TAMER
Sabancı'nın CEO'su, hatayı teşvik ediyor!
Türkiye'nin rekabetçi gücünü arttırabilmesi i...
Ece TEMELKURAN
Küçük yazar
Müthiş karşıydım şu imza günü işine. Yıllarca...
Güngör URAS
ABD'nin seçim sonu gündemi "ekonomi"
Amerikalı için Irak önemli ama Irak geçici bi...
M. Ali BİRAND
Hem Atatürkçü, hem AB düşmanı olunmaz
Kendilerine "Katıksız Atatürkçü" etiketi yapı...

© 2006 Milliyet