Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Kasım 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Topal" Bush!


ABD'de iki kez üst üste seçilen bir Başkan, son görev süresi içinde, "topal ördek" (lame duck) diye anılır.
Bu, eskiden beri kullanılan bir terim. Bunun nedeni, bir daha adaylığını koyamayan Başkan'ın, ikinci ve son dönemde -hele partisinin ara seçimlerde başarısızlığa uğraması halinde- siyasi gücünü yitirmeye başlamasıdır.
Geçen salı günü ABD'de yapılan ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti'nin Temsilciler Meclisi ile Senato'da yenilgiye uğraması, buna karşılık Demokratların Kongre'nin her iki kamarasında da çoğunluğu ele geçirmesi, Başkan George W. Bush'u -kelimenin tam anlamıyla- iyice "topallaştırmış" bulunuyor!
Başkan'ın bu ikinci döneminin ikinci yarısında, artık Kongre'de iki ayağının üstünde sağlam duracağı bir Cumhuriyetçi çoğunluk desteği yok.
Bu durumda önünde iki seçenek var: Ya "kör topal" bildiğini okuyup yoluna devam edecek... Veya fazla "topallamamak" için, Demokratlarla işbirliği yapıp onları bir nevi koltuk değneği olarak kullanacak.

Değişim zamanı
Kongre için yapılan seçimler, Başkan Bush'un politikaları için bir nevi referandum sayıldığı için, alınan sonuç da doğrudan onunla ilgili. Bir bakıma Amerikan seçmeni oyunu Cumhuriyetçilere karşı kullanarak Bush'u cezalandırmak istedi.
Demokrat Parti, seçim kampanyasında sürekli "değişim" sloganını kullandı ve seçmenlerin Kongre'deki güç değişikliğinin "yeni bir başlangıç" olacağı mesajını verdi.
Gerçekten şimdi böyle bir değişim beklenebilir mi? Örneğin Bush, Irak stratejisini değiştirecek mi? Kendi gücüne güvenerek "tek yanlı önleyici müdahale" doktrininden vazgeçecek mi? Ekonomik ve sosyal alanda tutucu programında bir esneklik gösterecek mi?
ABD'de başkanlık sistemi Beyaz Saray'da oturan siyasetçiye çok geniş yetkiler verdiğine göre, ilk bakışta, Kongre'de rakip partinin çoğunlukta olmasının, karar ve yürütme mekanizmasını aksatmadığı düşünülebilir. Nitekim daha önce de muhalif bir Meclis ile karşılaşan başkanların, kendi politikalarını (her alanda değilse bile) yürüttükleri görülmüştür.
Şimdi Başkan Bush'un "topal ördek" döneminin son iki yılında temel politikalarında ne kadar ısrar edeceği büyük soru işaretidir.

Çıkış yolu arayışı
Örneğin, bütün dünyayı yakından ilgilendiren Irak politikasını ele alalım.
Demokratlar Bush'un Irak stratejisine karşı çıkıyorlar. Kampanyada politikacılar yönetimin hatalarından bol bol söz ettiler. Bu tavır halktan geniş destek gördü. Ancak Demokrat Parti somut olarak bir "çıkış yolu" önermiş değil. Bu sorunun nasıl çözümlenmesi gerektiği konusunda bu partinin önde gelenlerinden farklı sesler yükseliyor. Ama bir gerçek var: Demokratlar -halkın çoğunluğu gibi- ABD'nin artık Irak'tan çekilmesini istiyor. Bunun "kes-kaç" şeklinde değil de, "kademeli" olarak gerçekleşmesi gerektiğini söyleyenler çok.
Bush, geçen gün Demokratlarla birlikte bu konuda çalışacağını söyledi. Irak Savaşı'nın "mimarı" sayılan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in "istifa"sını onayladı, yerine pragmatik ve deneyimli eski CIA Başkanı Robert Gates'i getirdi. Bu önemli bir gelişme. Bunun bir "taktik" mi, yoksa "strateji değişikliğinin bir işareti" mi olduğu zamanla anlaşılacak...
Ama Demokrat ağırlıklı Kongre, Cumhuriyetçi yönetimi yeni bir stratejinin belirlenmesi için zorlayacaktır. Kamuoyu da bu yönde baskılarını artıracaktır. Bush bu durumda yoluna eski politikalarıyla "topal" olarak pek rahat devam edemez...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Lider kültü
1974 yılında yayımlanmış bir kitap; Ecevit'in...
Çetin ALTAN
Okyanus transatlantiklerinde evrensel enstitüler kurulsa
Bugün Gazi'nin ölümünün 68'inci yıldönümü. "K...
Melih AŞIK
Kimdi bu adam?
7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kald...
Fikret BİLA
Atatürk ve Ecevit
Bugün 10 Kasım. Atatürk'ü saygıyla anıyoruz. ...
Hasan CEMAL
Pozitif olmak, yaratıcı olmak!
Avrupa Birliği'yle ilişkilerin seyrinde herha...
Güneri CIVAOĞLU
Siret'in suret'i
Atatürk'ün son saatleri... Tüm tedavilere rağ...
Abbas GÜÇLÜ
Her yönüyle farklı bir bakan
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, önceki ge...
Hurşit GÜNEŞ
Dikkat, 2007 yılı sarsıntılara gebe
Bu hafta Türkiye'nin gerek dış siyasetini, ge...
Sami KOHEN
"Topal" Bush!
ABD'de iki kez üst üste seçilen bir Başkan, s...
Metin MÜNİR
Elbistan modeli de bozuk - 4
Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 8 milyon ...
Faik ÖZTRAK
Bir program klasiği
Bu hafta yayımlanan, eylül ayına ilişkin ödem...
Hasan PULUR
Atatürk de bir insandı...
HER devrimin başlangıçta tabulaştırdığı, eriş...
Derya SAZAK
Çankaya sinyali
Ecevitlerin Or-An'daki evine taziye ziyaretin...
Meral TAMER
Sabancı'nın CEO'su, hatayı teşvik ediyor!
Türkiye'nin rekabetçi gücünü arttırabilmesi i...
Ece TEMELKURAN
Küçük yazar
Müthiş karşıydım şu imza günü işine. Yıllarca...
Güngör URAS
ABD'nin seçim sonu gündemi "ekonomi"
Amerikalı için Irak önemli ama Irak geçici bi...
M. Ali BİRAND
Hem Atatürkçü, hem AB düşmanı olunmaz
Kendilerine "Katıksız Atatürkçü" etiketi yapı...

© 2006 Milliyet