|
Atatürk de bir insandı...
HER devrimin başlangıçta tabulaştırdığı, erişilmez zirvelere oturttuğu liderleri vardır, lider bunu istese de istemese de, devrimin koşulları bunu gerektirir; "Atatürk de bunlardan biriydi"...
Lakin bazı liderler bu görüntüden çabuk kurtulur, içinden çıktıkları toplumun gereklerini yaparlar, halktan ve insanlardan kopmadıklarını gösterirler, bir başka deyimle, asıllarına dönerler.
Çetin Yetkin'in Atatürk'ün bir sözünden esinlenerek hazırladığı derleme bunu gösterir.
İnsanlar güler, eğlenir, çalışır, üzülür, geçmişini anar ve ağlar.
***
SABİHA Gökçen anlatır:
"Ve Atatürk ağlıyordu... Mavi gözlerinden bir sıralı yaş, o çetin yüzünü yalayarak aşağı süzülüyordu."
Atatürk ertesi gün Sabiha Gökçen'e şöyle der:
"Unutma, Mustafa Kemal'ler de insandır ve onlar da zaman zaman şu veya bu nedenle ağlamak isterler."
***
TÜTÜNÜ kâğıda sararak sigara yakıp içmeyi hatırlar mısınız? Biz yetiştik, ama sarmadık.
Adamın biri kahvede sigara sarıp içmeye çalışırken keyfi burnundan gelir. Tekel sigara kâğıdı satışını yasaklamış, açık tütün de satmıyor, adam tiryaki, kaçak tütün var da kâğıt yok, mecburen tütünü gazete kağıdına sarıyor öyle içiyor, o da berbat bir şey, kokusu dayanılır gibi değil!
Olanca hırsıyla, sigarayı yere atıp küfrü basıyor.
Kime olacak? Memleketi bu hale düşüren, kendisine keyifle sigara tüttürmeyenlere, başta Cumhurbaşkanı Atatürk'e, hükümete...
***
MUHBİR çok, hemen ihbar ediyorlar, zabıtlar tutuluyor, lakin yasa gereği, dava açılması için, Cumhurbaşkanı'nın muvafakat vermesi gerek. Adalet Bakanı elindeki dosyayla Çankaya'ya çıkıyor, Atatürk dosyayı okuyor, Bakan'a dönüyor:
"Sen hiç gazete kâğıdına sarılmış sigara içtin mi?"
"Hayır efendim!"
"Ben içtim, o kadar berbat bir şeydir ki! Adam haklı, ben de olsam öyle yapardım, soruşturmaya gerek yok, salın gitsin!"
***
ÇANKAYA'da sofrada Ali Canip Yöntem lafın nereye gideceğini düşünmeden bir şiir okuyor:
"Her zulmü, kahrı boğmaya bir parça kan yeter
Ey şark uyan yeter, yeter ey şark uyan yeter"
Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras, şiirin yanlış anlaşılmasını önlemek için müdahale eder:
"Paşam, bu şiir yirmi beş yıl önce yazılmıştır."
Atatürk karşılık verir:
"Ne demek istiyorsunuz beyefendi, bugün yazılmış olsa ne çıkar?"
***
DÖNELİM yazının başına; hani Atatürk bir gece önce ağlamış, ertesi gün Sabiha Gökçen'e, "Mustafa Kemal'ler de ağlar!" demişti...
Neydi Atatürk'ü ağlatan?
Florya Köşkü'nde Selahattin Pınar'ın okuduğu "Gel gitme kadın" şarkısı, özellikle de "Karşında esirim bana düşman gibi bakma!" dizesi...
Peki, Mustafa Kemal'i ağlatan bu şarkı mıdır, gerisinde ne vardır?
Sabiha Gökçen'e onu da anlatır:
"Tüm insanlarını seviyorum memleketimin... Kadınlarını, erkeklerini. Bazı şarkılar bana bu insanlardan bir gün kopacağımı hatırlatıyor, onlardan uzak düşeceğimi... Bir gün onlarla olamayacağımı... İşte o zaman, şarkının sözleri ne olursa olsun içime bir ateş düşüyor... Ve sonradan gözyaşı olarak akıp gidiyor... Unutma Mustafa Kemal'ler de insandır ve onlar da zaman zaman şu ya da bu nedenle ağlamak isterler.."
Atatürk de bir insandı.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|