Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Kasım 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Böylesini görmedim


Ediz beni niye aradın? Hangi maçı yazacağız? Maç kazanırsın, kaybedersin. Her iki sonuçta da, hatta iyi bir maç sonrası beraberliğe bile yorum yaparız. Cumartesi günü insanlar kalkmışlar bir Milliyet alacaklar ve kahvaltı yapacaklar. Bakalım Rıdvan Dilmen ne yazmış diye bakacaklar. Şimdi ben onlara ne anlatabilirim, onları nasıl kandırabilirim.
Fenerbahçe'nin pozisyonu yok. Herhalde maç sonrası yorgun olan da yoktur. Herkes kendi bölgesinde 10'ar metre daire çizmiş. Denizlispor'un kafasında bir puan var. Bir iki tane kişisel hata sonrası yaşanan, pozisyon bile sayılmayacak derecede cılız ataklar. Ben uzun yıllardır böyle bir maç görmedim. Çok kötü futbol gördüm ama böylesine ilk kez tanık oluyorum.
Televizyonda bazen 1950'li yıllarda Şeref Stadı'nda toprak sahada oynanan siyah-beyaz maçları görüyorum. Tempo o günün temposu. Ama bir fark var. O dönemlerde bile maç içinde iyi işler yapan, topa uzaktan vuran futbolcular varmış. Maç boyunca Denizlispor kalecisi Süleyman, son dakikada Lugano'nun kafası dışında dizlerini çime değdirmedi.

Zico'yu anlamak
İyi de niye böyle oldu. Gözünüzü kapatın geçen haftaya dönün. Gaziantepspor maçının ilk yarısı da pek farklı değildi. İkinci yarıda beş gol vardı, dördü Fenerbahçe'den. Bir o kadar da kaçan. Futbol uzmanı olmanıza gerek yok, maçı seyreden herkes Ümit Özat'ın ne kadar iyi oynadığını görmüştü. Birden bire antrenör geçen hafta ilk yarıdaki takımı beğenmiş olacak ki, aynı kadroyla sahaya çıktı. Neyin hesaplaşması içinde Zico anlayamadım.
Fenerbahçe takımı yavaş oynuyor diyorum hep. Yazılarım da da, televizyon programlarında da. Bunu canlı yayında hocaya sordum. Cevap enterasandı; "Biz hızlı oynarsak başarılı olamayız." Hayatımda ilk defa hızlı oynamanın dezavantaj olacağını düşünen bir antrenörle karşılaştım. Herhalde oyuncularına da bize söylediklerini söyledi. Onlar da kendisini mahçup etmedi.
Bülent Yıldırım hayatının en rahat maçını yönetti. Telefonu olsa duş aldı mı diye soracaktım.

rdilmen@milliyet.com.tr




SPOR
Horoz dövüşü!
Emre-Hakan kadroda
Muhammed Ali geri dönüyor!
Tigana'nın korkusu!
'Normal sonuç!'
'İki yılda bitecek'
'Hiçbir problem yok'
New Orleans teslim oldu
Telekom'da tarife aynı
Sultanlar'ın rakibi Polonya
Polis futbol sevmiyor!
Anelka yine milli kadroda
Paul Le Guen topun ağzında
Güvenç'e by-pass
Koca Yusuf
Böylesini görmedim
Nasıl bir komedidir bu!
Zico'nun falsosu
Şenes Erzik' in üzüntüsü
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mustafa DENİZLİ
Koca Yusuf
Levent, "Yazalım hocam" dedi, ben de, "Ne yaz...
Rıdvan DİLMEN
Böylesini görmedim
Ediz beni niye aradın? Hangi maçı yazacağız? ...
Cemal ERSEN
Nasıl bir komedidir bu!
Geçen haftaki "Sana birşey olmaz, bizdensin" ...
Atilla GÖKÇE
Zico'nun falsosu
Denizli'de hava kirli... Stadın üzerine çöken...
Yavuz KOCAÖMER
Şenes Erzik' in üzüntüsü
Geçtiğimiz pazartesi sabahı telefonum çaldı. ...


© 2006 Milliyet