Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Kasım 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şarkılarının tam listesi Cola'nın formülü gibi!

RADYO OXI-GEN ŞARKILARININ LİSTESİNİ SIR GİBİ SAKLIYOR. RADYO HAKKINDA KONUŞTUĞUMUZ DJ BARTHEZ'E GÖRE NEDENİ BASİT: AKSİ HALDE ÇALIYORLAR


RADYO OXI-GEN

Belki adını bile duymamış olabilirsiniz, belki de hiç dinlemediniz... Ama tam 8 yıldır İstanbul'da 95.9 frekansından yayın yapan ve Türkiye'de alanında efsane olan bir radyo var: Radyo Oxi-Gen.
Her şeyden önce, modern tabirle 'cool' bir radyo Oxi-Gen. Cazdan blues'a, latin'den elektronik müziğe geniş bir yelpazede, hemen hemen yok denecek kadar az anonsun eşliğinde müzik yayımlıyor. Ancak bunu yaparken "dinleyiciye oynamıyor". Bunun da etkisiyle çizgisinden hiç taviz vermiyor.
Türkiye'de "yeni neslin müziğini yayımlama yolunda" açılan ilk radyo olan Oxi-Gen hakkında konuşmak için radyonun İstanbul Ortaköy'de, Emin Vafi Korusu'nun içinde yer alan 'mekânına' gittik; DJ Barthez'le konuştuk. Ancak radyoyu anlatmak için sözlere değil müziğe ihtiyaç var ki ona da İstanbul'da 95.9 frekansından, dünyanın her yerinden "www.radiooxigen.com" adresinden ulaşabilirsiniz; tavsiye ederiz...

Radyo Oxi-Gen ne zaman kuruldu?
Radyo 1998'in mart ayında yayına geçti ancak bundan önce 3-4 ay, Türkiye'de bugüne kadar hiç duyulmamış bir caz müzik yayını yaptı. Sonra bu yelpaze genişledi. Ama şu anda gece saat 01.00'den sonra hâlâ o caz yayınını bulabilirsiniz.

Radyoda anons yok gibi sanki...
Çok çok az. Sadece müzik... Konuşmalı bir radyo değil bizimkisi. Ancak ilk başta yayın, anonslar İngilizceydi.

Niçin sadece İngilizceydi ?
"Çaldığımız müziğin bir dili var; o da İngilizce. Bu müzik İngilizce anons edilmeli" mantalitesiyle hareket edildi.

Sonra bu niye değişti? Doğrusu anonslarda çokça İngilizce kullanıldığı eleştirisi şimdi de baki ama...
Dinleyiciyle daha yakın, reklam veren için de daha anlaşılır olmak istedik. Türkçeye döndük ama bu radyoyu dinleyenler anonslarla çok ilgilenmiyor. İnsanlar sadece çalan parçanın ne olduğunu anlamak için anons duymak istiyor.

Dinleyicileriniz "Keşke internet gibi bir ortamda Oxi-Gen'de çalınan her şarkının adını görebilsek" diyor... Çalınanlar çok popüler şeyler olmadığından 'adreslerini' bulmak da zor...
Kesinlikle! Bize en fazla talep bu yönde geliyor. Bilinçli olarak yapmıyoruz. Bir dönem şarkı isimlerini tek tek verdik. Ancak o dönemde taklidimiz olmaya çalışan radyolar bizim formatımızı alıp bire bir uygulamaya çalıştılar. Hatta stüdyoya koydukları bir receiver (alıcı) ile aynı listeyi çalmaya çalışanları gördük. Bunun için kaldırdık... Özgün bir formatımız var ve çalınmasını istemiyoruz. Ama arayana, maille sorana şarkı adını söylemiyor da değiliz.

Ama zaten sizin tarzınızda müzik yapan radyo çok yok. Bir de DJ'lerin canlı setleri var, çalmak saçmalık olmaz mı?
Yine de oluyor. Dışarıdan kabaca bakıldığında bizimkine benzeyen müzik yapanlar var. Ama değil Türkiye'de, tüm dünyada bu formatta bir radyo yok. Soul, asit caz çalan, 50'lerden, 60'lardan caz çalan, 2006'dan electronica çalan, latin salsa yayımlayan ve bunları tek potada harmanlayan tek radyoyuz. Bunu sadece biz de söylemiyoruz yabancı ülkelerden dinleyenler, yabancı DJ ve konuklarımız da söylüyor. Venezuela, İsveç, Avustralya, Japonya, Danimarka, Finlandiya ve Brezilya'dan bizi sürekli dinleyenler var.

Hiç Türkçe şarkı çaldınız mı?
Bir kere. Fatih Erkoç'un bir şarkısıydı.

Hiç rock çalıyor musunuz?
Pek sayılmaz. U2'nun çok özel bir şeyini çalabiliriz ama sık olan bir şey değil bu...

Radyo hobi gibi kuruldu ama şimdi para da kazanıyor değil mi?
Tabii, büyük sponsorlarımız da var.. Bu formatın yaratıcısı, Fuji Film Türkiye'nin sahibi Mehmet Garan'dır. Bu radyonun beyni odur. Çok iyi bir müzik dinleyicisidir. Uludağ'da bir kulüpleri varmış, o da yurtdışında okurken aldığı plakları orada çalarmış. Büyük bir koleksiyonu var. Hafta sonları da program yapıyor.

Bölgesel bir radyo musunuz siz?
Kentsel bir radyoyuz. İstiyoruz ki İstanbul radyosu olalım, Antalya'daki insan da istiyorsa bizi internetten dinlesin. Biz şehrin ritmini aynı enlem boylamdan değil de "google earth" gibi yukardan bakarak yansıtmaya çalışıyoruz. İnsanları hengâmeden kurtarıp onlara "Buyrun güzel müzikle kafanızı dinleyin" diyoruz. İnsanlar radyolarda harıl harıl konuşan insanlardan, telefon bağlantılarından yoruluyor.

Oxi-Gen'i yapmanın zor tarafı ne?
Herkes tarafından tercih edilen bir radyo değiliz bir kere. "Tematik radyolar" grubuna giriyoruz. Temamız da müzik. Ama herkesin dinleyeceği müziği çalmıyoruz! Belirli bir kitlemiz var. Doğrusu bu işlerin nereden çıktığı belli olmaz. Bir gece taksiye bindim, "95.9'u açar mısınız?" dedim, şoför "Oksijen mi?" diye sordu sonra da "Abi çok funk çalıyorlar yaaa" dedi!

Radyonun adını "oksijen" gibi okuyoruz ama İngilizcedeki gibi (oxygen) de yazılmıyor...
Radyonun adı Oxi-Gen. Çünkü "new generation's oxygen" (Yeni neslin oksijeni). Oxi-Generation gibi bir şey yani.

Hangi müziği hangi saatte dinlersiniz?

Kaç programcınız var, kim, ne tarz müziği, ne zaman yapıyor?
Hafta içindeki kuşak programlarını ben, Roxanne, Enjoy, Yakuza ve Richard olmak üzere toplam 5 DJ yürütüyoruz. Pazartesiden perşembeye özel bir gece kuşağımız var. Yavuz Baydar (DJ By Dark), Gökhan Targay (DJ Ngt), Bizzare Z. ve DJ Naki kuşağı oluşturan DJ'lerimiz.
Türkiye'nin en iyi DJ'i olarak kabul edilen Murat Uncuoğlu'da bizim kadromuzda. Live set'i her cuma gece yarısından hemen sonra.
Hafta sonu akışımızı ayrı bir yere koymak lazım. Mehmet Garan'ın "The Ultimate Selection"da eskiler, yeniler ve hatta henüz piyasaya çıkmamış parçalar harmanlanıp sunuluyor. Hemen ardından Mr.Latino, Ayhan Sicimoğlu geliyor. Cumartesinin bir diğer temposu yüksek şovu da Hakan Türkürer ve Ali Sural tarafından hazırlanan "Logical Sound".
Dans temposunun ardından dinginlik isteyenler, perşembe, cuma ve cumartesi geceleri benim hazırladığım "Chill out session"ı dinleyebilir.

Bu kadro nasıl toplandı?
Gazete ilanıyla toplanmadı bir kere. Öyle çok radyo var. Standart bir radyoculuk geçmişi olanların gelip çalışabileceği bir radyo değil Radyo Oxi-Gen. Müzikal bir geçmişi olan insanlar burada çalışıyor.

DJ Yakuza'nın Japonya tecrübesinin müziğine etkisi ne olmuş?
Japonya'nın Japonca bir katkısı olmamış açıkçası! Müziğinde Japonya'ya ait bir öğe yok. Tabii orada kulüplerde çalmış olmasının büyük bir yurtdışı katkısı var.

Sizin bir de Gilles Peterson gibi hareketli bir DJ'lik geçmişi olan ilginç yayıncılarınız var..
Onun lakabı "DJ'lerin DJ'i"dir. Burada olması bir prestij göstergesi. Bir de DJ prodüktör Michael Rütten var. Onların şovlarını cuma ve cumartesi akşamları yayımlıyoruz.




MAGAZİN
Cem Yılmaz'ın Beyaz kavalyesi
Karaca ailesi yine mahkemelik
Kekilli: Ne Türk, ne de Almanım, Avrupalıyım!
'Babam ve Oğlum'un müziğine 'keşif' ödülü
Annette Bening yıldızlandı
Kylie geri döndü
90 bin YTL alıyorlar karşılığını da veriyorlar
Zeynep kıskanmış!
Şarkılarının tam listesi Cola'nın formülü gibi!







ALİ EYÜBOĞLU


NİLAY ÖRNEK


ŞENAY DÜDEK

© 2006 Milliyet