Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Kasım 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Halkın cenazesi
Ecevit'in son mitingi

Kitleler, hasretini çektikleri her şeyin, dürüstlüğün, sadeliğin, temizliğin, ilkeliliğin, tutarlılığın, kararlılığın, uzlaşmanın, halkçılığın simgesi olarak gördükleri adamla yan yana yürüdüler; onu bir dönem yapayalnız bırakmalarının özrünü dilercesine...


Ecevit'in 50 yıllık siyasi yaşamı 12 Eylül'le ikiye bölündü ve iki Ecevit yarattı:
İlki 70'lerin "Karaoğlan"ı olan "Halkçı Ecevit"...
İkincisi 90'ların "devlet adamı Ecevit"...
Bu ikisinin aynı adam olmadığı söylendi.
İlkini anımsayanlar, ikinciyi tanımakta zorlandılar.
Küstüler, terk ettiler ve son seçimde partisini neredeyse sıfırladılar.
Dün, Ecevit'in hayat çizgisi tersine döndü:
Önce "devlet adamı"nın cenaze töreni yapıldı.
Sonra cenazeyi millet devraldı; halk "Karaoğlan"ı bağrına bastı.
İlk törende hürmet, resmiyet, ciddiyet vardı.
İkincide karanfiller, sloganlar, gözyaşları...

Cennetin kapısında
GATA'daki ilk törene sadece Rahşan Hanım'ın davet ettiği zevat katılmıştı.
Alışılmadık bir törendi. Komuta kademesi, 12 Eylül'de askeri yönetimce hapse atılan adamın son nöbetindeydi.
Bizlerse, son dönem Ecevit'in yakınında bulunmuş bir avuç sivil olarak davetliydik.
Zaman zaman, fikir jimnastiği yapmak için evine davet ettiği akademisyenler, yazarlar, politikacılardan küçük bir gruptuk.
Çoğumuz birbirimizden habersiz, çocukluğumuza, gençliğimize, ömrümüze damgasını vuran adam için mavi gömlekler giymiştik.
Son vedanın gösterişsiz kostümü buydu.
Çıkacağı kapının üzerinde "Cennet kapısı" yazıyordu.
Onu cennete uğurlarken hoca hakkımızı helal edip etmediğimizi sordu; "Helal olsun" diye bağırdık hep bir ağızdan...

Lacivert veda
Meclis'te yine ağır bir devlet kokusu vardı; Ecevit'in ömrü boyunca uzak durduğu, sıkıntı duyduğu o laciverdi koku...
Ön sırada saf tutanlara baktım:
Taziyesiyle hayret yaratan Kenan Evren, 12 Eylül'de içeri tıktığı liderlerden birini, Demirel'i yanına almış, diğerini uğurlamaya gelmişti.
Sezer... Baykal... Demirel... Erdoğan...
Şu ya da bu dönem, şu ya da bu nedenle onunla kapışmış, çatışmış, küsüşmüş herkes son görev için toplanmıştı. Siyasetin kanlı düşman olmadan da, zarafetle, incelikle yapılabileceğini göstermişti o...
Cenazesi bunun da kanıtı oldu.

Camide
Ecevitseverlerle birlikte Kocatepe Camii'ne yürürken tepkilerini dinledim.
GATA'ya, Meclis'e yaklaştırılmamışlar, yollarda, barikatlarda takılıp kalmışlardı.
Polis barikatı, bir ara DSP Genel Başkanı'nı bile gözümün önünde iterek durduracak kadar sıkıydı.
Hayatı boyunca halkıyla birlikte olmuş, birinci sınıfta uçmayı, gösterişli makam arabalarını, lüksü, şatafatı reddetmiş bir liderin, son yolculukta halkından bu kadar uzak tutulması olacak iş değildi.
Camiye geldiğimizde Rahşan Ecevit'in birkaç yazar arkadaşımla birlikte beni yanına davet ettiğini öğrendim.
"Aileden" sayılmanın ayrıcalığını yaşadık.
Rahşan Hanım, tören boyunca sadeliğini, vakarını korudu. "Oturun, dinlenin" önerilerini "Güçlüyümdür ben; içim sağlam" diyerek ısrarla reddetti. Baykal'a, Bahçeli'ye el uzatmaktaki hevessizliğini, buna karşın Zonguldak işçilerine sempatisini gözledik.

Halk devraldı
Sonra cenazeyi halk devraldı.
Ve Ecevit'in son mitingi başladı.
Rahşan Ecevit, hayattayken yanından hiç ayrılmadığı adamı, nihai yolculukta da yalnız bırakmadı.
Toprağa kadar dimdik, ardından yürüdü.
Kitleler, hasretini çektikleri her şeyin, dürüstlüğün, sadeliğin, temizliğin, ilkeliliğin, tutarlılığın, kararlılığın, uzlaşmanın, halkçılığın simgesi olarak gördükleri adamla yan yana yürüdüler; onu bir dönem yapayalnız bırakmalarının özrünü dilercesine... Onunla birlikte, simgelediği değerleri de toprağa verircesine...
Devlet, dün liderini halka iade etti. Ve "Halkçı Ecevit" yine "Karaoğlan" olarak gitti.

Madencilerden cenaze namazı
Zonguldak Gelik'teki özel kömür ocağında çalışan maden işçileri, eski başbakan Bülent Ecevit için gıyabi cenaze namazı kıldı. Ankara'ya gelen maden işçileri ise başlarında baretleri ve "Halkçı Ecevit" sloganlarıyla Kocatepe Camii'ndeki cenaze namazına geldi. Taş Kömürü İşletmesi'ne bağlı beyaz önlüklü, kasklı madenciler de alana kol kola girdi.

can.dundar@e-kolay.net







Çetin ALTAN
'Lades' mi, 'aklımda' mı?
Politika oyununun aktörleri; politikacıların ...
Melih AŞIK
Sonsuzluğa doğru
Ankara böylesi mahşeri bir törene son kez Uğu...
Fikret BİLA
Ecevit'e "Cennet Kapısı"ndan uğurlama
Bülent Ecevit, son yolculuğuna, GATA'nın "Cen...
Hasan CEMAL
Acıklı bir pazar yazısı...
Bilgisayarın başına oturuyorum, haftanın son ...
Güneri CIVAOĞLU
Ecevit'in serveti
"Ecevit'e veda" ile "AKP kongresi" örtüştü. A...
Can Dündar
Ecevit'in son mitingi
Ecevit'in 50 yıllık siyasi yaşamı 12 Eylül'l...
Abbas GÜÇLÜ
Roma, İtalyanlar ve biz
Roma ile İstanbul'un pek çok ortak özelliği v...
Hasan PULUR
Polisin not defteri...
EMNİYET Müdürü Feyzullah Arslan'ın "Gül, Güld...
Derya SAZAK
Umudun yürüyüşü
Ecevit son yolculuğuna, CHP'nin 1977 seçimler...
Meral TAMER
Ecevit, "Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş"u hiç kabul etmemiş
Bülent Ecevit'in Robert Kolej'den arkadaşı Al...
Ece TEMELKURAN
Sevenleri google'lamayın!
"Araştırılır" ya damat adayları, ebeveynler t...
Osman ULAGAY
ABD'de Bush'un ipliği pazara çıktı ama...
Dünyada olup biteni izlemeye çalışmanın, biri...
Güngör URAS
Otelciler talep tırmanışının keyfini yaşıyor
Amerika'da 11 Eylül'den sonra insanlar daha a...
Serpil YILMAZ
"MASAK gitti, Evcil'in işi bitti"
Demir çelik sektörüne yaptığı yatırımlarla iş...

© 2006 Milliyet