Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Kasım 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ecevit, "Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş"u hiç kabul etmemiş


Bülent Ecevit'in Robert Kolej'den arkadaşı Altemur Kılıç, geçen gün bir televizyon kanalında anlatıyordu: Bir ömrü el ele, diz dize, göz göze geçiren Ecevit çifti için sık sık "Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş" denirmiş. Bülent Bey de her seferinde "Hayır, biz ikimiz de kapağız" diye itiraz edermiş.
İkisinin de aynı kumaştan olduğunu mu anlatmak isterdi, yoksa ikisinin de çetin ceviz olduğunu mu? Altemur Bey'i arayıp sordum, ama o da bilmiyor.
Bu atasözünün nereden geldiğini araştırdığımda ise karşıma aşağıdaki ilginç metin çıktı:

Atasözünün peşinde...
Bir zamanlar çok zeki ve bilgili, Şenn adında bir adam yaşamaktaydı. Bu adam bir gün kendisi gibi bilgin ve akıllı bir kız bulup evlenmek için atına atlayıp yola çıktı. Yolda bir adama rastladı. Adam köyüne gidiyordu. Şenn de adama katılıp birlikte yolculuk etmeye başladılar. Şenn adama sordu:
- Ben mi seni yükleneyim, sen mi beni yüklenirsin?
Adam:
- Bu nasıl söz? İkimiz de atlıyken birbirimizi nasıl yükleniriz? diye cevap verdi.
Biraz ilerleyip köye yaklaştıklarında, Şenn biçilmiş ekinleri görünce tekrar sordu:
- Bu ekinler yenmiş mi, yenmemiş mi?
- Be cahil adam! Ekini saplarıyla görüyorsun da yenip yenmediğini mi soruyorsun?
Köye varınca bir cenazeye rastladılar.
Şenn yine sordu:
- Bu tabutun içindeki ölü mü, yoksa diri mi?
Adam fena çıkıştı:
- Yahu senin gibi ahmak ve cahil bir adam görmedim!
Adamcağız, bu sorularına bir anlam veremediği yol arkadaşını o gece evinde misafir etti. Evde Tabaka isminde bir kızı vardı. Kız babasına misafirin kim olduğunu sordu. Adam da onun kendisine sorduğu aptalca soruları sıraladı ve pek ahmak bir adam olduğunu söyledi. Fakat kız dedi ki:
- Baba, o adam ahmak değil. Birinci sorusu, "Ben mi söze başlayayım, sen mi?" demektir. İkincisi "Ekin sahipleri onun parasını yemişler mi acaba?" Üçüncüsü de "Acaba bu ölü, kendi adını yaşatacak evlat bırakmış mıdır?" demektir. Bunun üzerine adam, Şenn'in yanına dönüp sorularının cevaplarını aktardı.
Şenn:
- Bu sözler senin değil. Sahibini açıklar mısın? deyince kendi kızı olduğunu söyledi.
Şenn:
- Ben işte böyle bir kız arıyordum, diyerek onunla evlenmeye talip oldu. Anne - babasının da rızasıyla Tabaka ile evlenen Şenn, kızı alıp ailesine götürdü. Çevre halkı, bu evlilik karşısında "Vâfeka Şenn Tabaka", yani "Kap, kapağına uygun düştü" dediler. Çünkü "şenn" su kabı, "tabaka" ise kapak anlamındadır. Türkçemizde ise bu söz, "Tencere yuvarlandı, kapağını buldu" atasözüne dönüşmüştür.

Ömür boyu dik durdular
Dün cenaze törenini televizyonlardan izlerken, Sayın Ecevit'in ne demek istediğini anladım galiba. Tam Ecevit'e yakışır bir cenazeydi. Kimse protokol gereği orada değildi. Kundaktaki bebelerden yaşlı dedelere herkes Ecevit için son görevini yapıyor, kimse gözlerini güneş gözlüklerinin arkasına gizleme gereği duymuyordu.
O muhteşem cenaze töreni, Rahşan Hanım'ın eseridir; Rahşan Hanım'ın da Sayın Ecevit gibi hayat boyu hep dik durduğunun, yoğun eleştirilere karşın hiç taviz vermediğinin son örneğidir.

mtamer@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
'Lades' mi, 'aklımda' mı?
Politika oyununun aktörleri; politikacıların ...
Melih AŞIK
Sonsuzluğa doğru
Ankara böylesi mahşeri bir törene son kez Uğu...
Fikret BİLA
Ecevit'e "Cennet Kapısı"ndan uğurlama
Bülent Ecevit, son yolculuğuna, GATA'nın "Cen...
Hasan CEMAL
Acıklı bir pazar yazısı...
Bilgisayarın başına oturuyorum, haftanın son ...
Güneri CIVAOĞLU
Ecevit'in serveti
"Ecevit'e veda" ile "AKP kongresi" örtüştü. A...
Can Dündar
Ecevit'in son mitingi
Ecevit'in 50 yıllık siyasi yaşamı 12 Eylül'l...
Abbas GÜÇLÜ
Roma, İtalyanlar ve biz
Roma ile İstanbul'un pek çok ortak özelliği v...
Hasan PULUR
Polisin not defteri...
EMNİYET Müdürü Feyzullah Arslan'ın "Gül, Güld...
Derya SAZAK
Umudun yürüyüşü
Ecevit son yolculuğuna, CHP'nin 1977 seçimler...
Meral TAMER
Ecevit, "Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş"u hiç kabul etmemiş
Bülent Ecevit'in Robert Kolej'den arkadaşı Al...
Ece TEMELKURAN
Sevenleri google'lamayın!
"Araştırılır" ya damat adayları, ebeveynler t...
Osman ULAGAY
ABD'de Bush'un ipliği pazara çıktı ama...
Dünyada olup biteni izlemeye çalışmanın, biri...
Güngör URAS
Otelciler talep tırmanışının keyfini yaşıyor
Amerika'da 11 Eylül'den sonra insanlar daha a...
Serpil YILMAZ
"MASAK gitti, Evcil'in işi bitti"
Demir çelik sektörüne yaptığı yatırımlarla iş...

© 2006 Milliyet